🦛 Asliye Ceza Mahkemesi Temyiz Süresi

AsliyeCeza Mahkemesi Ne Kadar Sürer? Asliye ceza mahkemelerinin ortalama görülme süresi 289 gündür. 2020 yılında açılan bir ceza davasının ortalama 1 yıl süreceği söylenebilir. Halk arasında kamu davası olarak da bilinen ceza yargılamalarının soruşturma dahil 2 yıl sürmesi mümkündür. İş mahkemesi temyiz YARGILAMASÜRECİ : TEMYİZ EDENLERİN davacı vekilince 17/09/2015 tarihinde Düzce Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla gönderilen ve aynı tarihte UYAP'a kaydedilen dilekçeyle bilirkişi raporuna itiraz edildiği ve itirazın kabul edilmemesi durumunda 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebinin 201.340,24 TL arttırılarak 211.340,00 TL BölgeAdliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlar ile hakem kararlarının iptali üzerine uygulanan kararlara karşı temyiz süresi olarak "2 Sulhceza hakiminin kararlarına yapılan itirazların incelenmesi yetkisi, yargı çevresinde bulundukları asliye ceza mahkemesi hakimine aittir. Kararda kanun yolu ve başvuru süresi yazılmamış ise, temyiz süresinin tebliğ anından itibaren başlayacağı bilinmelidir (CMK 232/6). BölgeAdliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile birlikte ilk derece mahkemelerinin kararlarının doğrudan temyiz edilmesi süreci artık sona ermiştir. Buna ilk derece mahkemeleri tarafından verilmiş olan kararlara karşı, tefhim/tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Buweb sitesinde yer alan bilgiler, 1136 Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına uygun şekilde tasarlanmıştır. Web sitenin içierisindek yer alan tüm bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, bu bilgilerin bir kısmına veya tamamına dayanılarak yapılan işlemlere, eylemlere ve bunların sonuçlarına ilişkin hiç bir sorumluluk kabul edilemez. KararYargıtay tarafından bozuldu. Yeniden görülen davada mahkeme, Dündar'a verilen hapis cezasını, kitap okuma cezasına çevirdi. Dündar temyize başvurdu, davacı Yıldırım şikayetini geri çekti. Temyiz talebini kabul eden Yargıtay, kararı bozdu. Dosya yeniden Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. XWKSONL. Yayınlanma 0747 / Son Güncelleme - 0755 İstanbul'da yaşayan Kazım Ergen, fanatiği olduğu Fenerbahçe'nin müsabakalarından hiçbirini kaçırmıyordu. Ergen, 16 Aralık 2007'de Gençlerbirliği – Fenerbahçe arasında oynanan ve Fenerbahçe'nin 2-1'lik galibiyeti ile sonuçlanan maçta kazandıklarına sevinmeden futbolcuların oyununa kızdı. Maçın ardından eve giden ve evde alkol alan Ergen, eşi Melek Ergen'in kendisiyle de ilgilenmediği gerekçesiyle tartışma çıkardı. eşi Melek Ergen ile tartışmaya başlayan Kazım Ergen, tartışmanın bir süre sonra büyümesiyle ayağında bulunan terliği eşi Melek Ergen'e fırlattı. Kazım Ergen'in fırlattığı terlik, Melek Ergen'in yüzüne isabet etti. Melek Ergen, yüzüne isabet eden terlik sonrasında yaralanarak hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı. Melek Ergen'in gözünde, terliğin isabeti sonucunda görme kaybı meydana geldi. Bunun üzerine, Kazım Ergen'e, eşi Melek Ergen'e yönelik "kasten yaralama" suçunu işlediği gerekçesiyle dava açıldı. Soruşturma aşamasında, tedavi sonrasında olayla ilgili olarak İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor da yerini aldı. Raporda, Melek Ergen'in, yüzünden, yaşamsal tehlike oluşturmaksızın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralandığına yer verildi. İLK DERECE 6 YIL 8 AY MAHKUMİYET VERDİ İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinde olayla ilgili olarak açılan davada Kazım Ergen, eşine yönelik olarak gerçekleştirdiği "Kasten yaralama" suçundan yargılandı. Mahkeme heyeti, "kasten yaralama" suçunu eşine yönelik işlediği gerekçesiyle Kazım Ergen'e 6 yıl 8 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. İSTİNAF CEZAYI DÜŞÜRDÜ VE 5 YIL HAPİS CEZASINA HÜKMETTİ İlk derece mahkemesinin kararına itiraz edildi ve dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gitti. Daire, ek savunma verilmemiş olması gerekçesiyle dosya hakkında duruşma açtı. Daire, "kasten yaralama" suçundan mahkumiyet alan Kazım Ergen hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar verdi. Kararda ayrıca, Kazım Ergen'in eşine yönelik gerçekleştirdiği "kasten yaralama" suçu dolayısıyla 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. DOSYA YARGITAY'A GİTTİ Bunun üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin kararıyla ilgili olarak temyiz isteminde bulunuldu. Temyiz istemi sonrasında dosya Yargıtay 1. Ceza Dairesine geldi. Daire heyeti, dosyayla ilgili olarak temyiz incelemesini tamamladı. Dairenin kararında, ilk derece mahkemesince Türk Ceza Kanunu'nun TCK ilgili maddesi gereği ek savunma verilmemiş olması gerekçe gösterilerek, istinaf mahkemesince duruşma açıldığından bahsedildi. ALEYHE TEMYİZ OLMADIĞINDAN "HAKSIZ TAHRİK" BOZMA NEDENİ YAPILMADI ve ONANDI Kararda, koşulları oluşmadığı halde ve gerekçesi gösterilmeden sanık hakkında TCK'nın ilgili maddesi gereğince "haksız tahrik indirimi" yapılmasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığına yer verildi. Daire heyeti, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin verdiği kararı hukuka uygun bularak, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verdi. Kaynak Sabah Kaynak Haber Global 0104 Son Güncelleme 0713 Tuttuğu takımın oynadığı maça sinirlendi. Sinirini aynı yastığa baş koyduğu eşinden aldı. Fırlattığı terlikle yaralanmasına neden oldu. Mahkeme tarafından o eşe verilen 5 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Terlek, kadının yüzüne isabet etti. Talihsiz kadın hastanelik oldu. Görme kaybı yaşadı. Hal böyle olunca eşine "kasten yaralama" suçundan dava açtı. İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi 6 yıl 8 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. Yargıtay 1. Ceza Daire Heyeti ise dosyayla ilgili olarak temyiz incelemesini tamamladı. Ve aleyhe temyiz olmadığından "haksız tahrik" bozma nedeni yapılmadı ve onandı. CEZA YARGILAMASINDA OLAĞAN KANUN YOLLARI TEMYİZ VE İSTİNAFCeza Muhakemesi Kanunu’na göre; itiraz, istinaf ve temyiz olağan kanun yollarını, Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesi ise olağanüstü kanun yollarını ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler. Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına Ceza Avukatları, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir. Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği müdürüne başvuru hâlinde işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından işlem yapıldığı zaman kanun yolları için CMK’da belirlenen süreler kesilmiş edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. Bu hâlde başvurunun yapıldığı merci, başvuruyu derhâl görevli ve yetkili olan mercie gönderir. Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhine kanun yoluna gidilen karar, sanık lehine bozulabilir veya değiştirilebilir. Cumhuriyet savcısı, kanun yoluna sanık lehine başvurduğunda, yeniden verilen hüküm önceki hükümde tayin edilmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez. Kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerlidir. Ancak, Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine yapılan başvurudan onun rızası olmaksızın veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi, vekâletnamede bu hususta özel yetkili kılınmış olması koşuluna bağlıdır. Kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır. Olağan Kanun Yolları Nelerdir?Aİtiraz Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie incelemeye yetkili merciler ise şunlardıraSulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir,bİtiraz üzerine ilk defa sulh ceza hâkimliği tarafından verilen tutuklama kararlarına itiraz edilmesi durumunda da a bendindeki usul uygulanır. Ancak, ilk tutuklama talebini reddeden sulh ceza hâkimliği, tutuklama kararını itiraz mercii olarak inceleyemez,cAsliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir,dNaip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir,eBölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz. Ancak, kararına itiraz edilen makam veya kararı inceleyecek merci, geri bırakılmasına karar verebilir. İtirazı inceleyecek merci, yazı ile cevap verebilmesi için itirazı, Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilir. Merci, inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılmasını da itiraz üzerine Cumhuriyet savcısından görüş alınması durumunda, bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilir. Şüpheli, sanık veya müdafii üç gün içinde görüşünü bildirebilir. Kanunda yazılı olan hâller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir. İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir. Karar mümkün olan en kısa sürede verilir. Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince kendiliğinden incelenir. Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak;aHapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,bÜst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,cKanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, karşı istinaf yoluna istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Hüküm, istinaf yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurabilirler. Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde bu husustaki cevaplarını yokluğunda aleyhine verilen hükümlere karşı eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Eski hâle getirme süresi içinde de istinaf süresi işler. Sanığın eski hâle getirme isteminde bulunduğu hâllerde, ayrıca istinaf isteminde bulunması hâlde istinaf istemi ile ilişkili işler, eski hâle getirme istemi hakkında karar verilinceye kadar ertelenir. Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller. Hüküm, istinaf yoluna başvuran Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükme karşı istinaf yoluna başvurulduğunun mahkemece öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra veya aleyhine istinaf yoluna başvurulamayacak bir hükme karşı yapılmışsa ya da istinaf yoluna başvuranın buna hakkı yoksa, hükmü veren mahkeme bir kararla dilekçeyi reddeder. İstinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı veya ilgililer, ret kararının kendilerine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bölge adliye mahkemesinden bu hususta bir karar vermesini isteyebilirler. Bu takdirde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Ancak, bu nedenle hükmün infazı veren mahkemece reddedilmeyen istinaf dilekçesi veya beyana ilişkin tutanağın bir örneği karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevabını verebilir. Karşı taraf sanık ise, bir tutanağa bağlanmak üzere zabıt kâtibine yapılacak bir beyanla da cevabını verildikten veya bunun için belirli süre bittikten sonra dava dosyası, bölge adliye mahkemesine gönderilir. Dava dosyası, bölge adliye mahkemesine geldiğinde işbölümüne göre görevli ceza dairesine verilir. Daire, varsa tebligat eksikliklerinin giderilmesini üzerinde yapılan ön inceleme sonunda;aBölge adliye mahkemesinin yetkili olmadığının anlaşılması hâlinde dosyanın yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine,bBölge adliye mahkemesine başvurunun süresi içinde yapılmadığının, incelenmesi istenen kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının, başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması hâlinde istinaf başvurusunun reddine, Karar verilir. Bu kararlar itiraza adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;aİlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, CMK c, d, e, f, g ve h bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,bCumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkûmiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,cOlayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,dİlk derece mahkemesinin kararında CMK ve h bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,e Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. Verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. Bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemez; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemez. İtiraz ve temyize ilişkin bazı durumlar ise bu kurala istisna Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. Ancak; aİlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,bİlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,cHapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,dİlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar iki yıl dâhil hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,eAdlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,fSadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,gOn yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,hDavanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,ıAynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları, temyiz önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararları da hükümle beraber temyiz olunabilir. Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da şu hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılıraMahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,bHâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması,cGeçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması,dMahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi,eCumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması,fDuruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi, gHükmün gerekçeyi içermemesi,hHüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,iHükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermez. Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar. Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi, ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder. On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde, Yargıtay, incelemelerini uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir. Duruşma gününden sanığa, katılana, müdafi ve vekile haber verilir. Sanık, duruşmada hazır bulunabileceği gibi, kendisini bir müdafi ile de temsil ettirebilir. Sanık, tutuklu ise duruşmaya katılmak isteminde bulunamaz. Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşcasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.

asliye ceza mahkemesi temyiz süresi