🪁 Dini Nikahta Abdest Şart Mı
Makattan Gelen Su Abdestti Bozar Mı ? Hocam selamün aleyküm benim şöyle bir sıkıntım var; bundan önce basur ve makat çatlağı rahatsızlıkları geçirdim buna istinaden veya beklide başka bir nedenle, Dışkılama yaptıktan belirli bir süre sonra veya bir müddet yürüdükten sonra makattan sarı renkli az kokulu suya benzer bir
Nikahiniki sarti vardir icap ve kabuldür. İslamdaki evlilik engelleride yoksa , şahit yönünden de sıkıntı yoksa ( bazi evlilikler 2 sahitin huzurunda olmakta ve sahitlerden 1 i kadin 1 i erkek oldugu durumlarda yapilan evlilikler yok hukmundedir) yapilan resmi nikah gecerlidir. Görüş hala geçerli mi? Nikâhın resmisi gayri resmisi
Kuran #abdest #ayet
AbdestAlmak (Namaz İçin) Etiket: Dini Nikahta Şahitlerin Özellikleri. Anasayfa Cevap: Böyle bir şart yoktur. İki şahidin huzurunda herhangi bir
Özellikleimam olan kimselerin abdestinin diğer mezheplere göre de bozulmamış olmasına özen göstermesi şart değilse de yerinde bir davranıştır. ETİKETLER: abdesti bozan durumlar 6. sınıf , Abdesti bozan haller Diyanet , Abdesti BOZMAYAN şeyler , Ağlamak abdesti bozar mı , Geğirmek abdesti bozar mı , Öpüşmek abdesti bozar
Doç. Dr. Zeki Uyanık. Tüm Makaleleri. Nikah akdinin geçerlilik ve sıhhat şartları arasında abdestli olmak gibi bir durum yoktur. Dolayısıyla abdestsiz olma hali nikaha zarar vermez. Ancak müslümanın her zaman abdestli olması güzel ve sevaptır.
1- Evlenecek Eşler Arasında Bir Evlenme Engelinin Bulunmaması: Eşlerin, nikâh akdi sırasında evliliğe mahal olması gerekir. Bu yüzden kadının nesep, süt veya sıhrî hısımlık gibi bir nedenle erkeğe haram olması durumunda, nikâh batıl olur. Bir mümin erkeğin kız, kız kardeş, anne, kardeşin kızı, hala, teyze gibi
LPvi1ew. Soru Dini nikahı imamın kıyması zorunlu mudur? İmam değil de bir başkası kıysa bu dini nikah geçerli olur mu?Cevap Böyle bir şart yoktur. İki şahidin huzurunda herhangi bir kimsenin bu akdi yapması mümkündürKaynak Mehmed Emre / Fetvalar / C I / bkz 81Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz. Cenaze sahiplerinin merasime katılanlara yemek vb. ikramlarda bulunması uygun mudur? Bir yakınını kaybetmenin üzüntü ve sıkıntısı içinde olan cenaze sahiplerinin, taziye için gelen misafirlere yemek hazırlayıp sunması ilave bir telaş ve sıkıntıya sebep olacağından mekruh görülmüştür. Bunun yerine komşular veya yakınlarının, cenaze sahiplerine ve gelen misafirlere ikramda bulunmaları sünnettir. Cenaze... Kadın olsun erkek olsun, cinsi münasebetten sonra tuvalete giderek su dökmeli ve gusülhane de, hamamda yani banyoda küçük tuvaletini çiş yapmamalıdır Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; Sizden biriniz yıkandığı veya abdest aldığı yerde su dökmesin. Çünkü umumi vesvese de ondan olur Guslettiği yere idrarını yapan kimseye de vesveseler gelirse kendinden başkasını... Kadın veya erkek cinsel ilişkiye girdikten sonra, yıkanmayı sabah namazını geçirmemek üzere şartıyla gusül abdesti almayı geciktirebilirler. Ancak kendileriyle beraber olan meleklere ikram bakımından gusül abdesti alarak uyumaları daha uygundur. Bir de tabi ölümün ansızın gelme ihtimali var. Not Sabah namazı örnek verilmiştir. Örneğin öğlen namazı vaktinden sonra cinsel ilişkiye... Dinimiz İslam’a Göre Arkadan cinsel ilişkiye girmek ve anal seks günah mıdır, cezası ve zararları nelerdir?? İşte kadınlarla arkadan ilişkiye girmenin yada Lut Kavminin helak olmasına sebep olan erkek erkeğe cinsel ilişkiye girmenin hükmü, zararları ve daha fazlası için aşağıdaki konu başlıklarına tıklayabilirsiniz 1 ▬ Ters İlişkiye Girmek, Anal Sex... Zina başlıca iki kısma ayrılır Uzuvların zinası ve tenasül uzvunun zinası. Uzuvların zinası, ırzın zinasına yol açan hareketlerdir. Bunları şöyle sıralayabiliriz El zinası Yabancı bir kadının eline veya teninin herhangi bir tarafına elile dokunmak; Dil zinası Dinleyenlerin şehevanı hislerini tahrik edecek mahiyetteki kelamları konuşmak; Göz zinası Yabancı kadınlara bakmak; Ayak... Kendisi kırk yaşında, oğlu yüz yirmi yaşında olan zat kimdir? Allah’ın hikmetiyle 100 sene uyuyup uyanan zatın Hz. Üzeyir olduğu, o uyanınca oğlunun 118 yaşında olduğu rivayet olunuyor. Kaynak Mehmed Emre / Fetvalar / C / bkz 344 Orta büyüklükte bir fabrikası ve gayri menkulleri olan kimse vefat edince, geride karısı ile birisi bir yaşında diğer 25 yaşında iki erkek çocuğu kalmıştır. Yetim durumdaki küçük çocuğun hakları nasıl korunmalıdır? Cevap Sorudaki meselede mirasın sekizde biri eşine geri kalan da eşit olarak iki erkek oğula kalır. On altı ortak... Gıybet Sayılmayan Durumlar ▬ Kötü nitelikleriyle şöhret bulmuş kimselerden, yeri gelince söz etmek ▬ Birine zarar verme teşebbüsünde olan muzır birinin zararından şahsı sakındırmak ▬ Suçluyu merciine şikayet etmek ▬ Evlenmek gibi önemli bir maksatla sorulduğunda, sorulan hakkında doğruyu söylemek gıybetten sayılmamıştır. Soru Bir kadın normal hayız ve nifas gününü bitirdikten sonra, temizlenmeden gusül abdesti almadan kocası ile cinsel ilişkiye girebilir mi? Cevap Hayızın azami müddeti on, nifasın azami müddeti kırk gündür. Hayzın ve nifasın kesilmesi bu müddetleri doldurmak suretiyle olmuş ise, cinsel ilişkiye girmek helal olur. Fakat bu müddetlerden önce... Peygamberimiz şöyle buyurmuştur Kıyamet günü insanlar arasında bana en yakın olacak olanlar, bana en çok salavat getirenlerdir Resulüllah şöyle buyurmuştur Yanında anıldığım halde bana salat getirmeyen adamın burnu yere sürtünsün. Ramazan ayı geldiği halde kendisine mağfiret olunmadan ayı bitiren adamın burnu yere sürtünsün. Anne ve babası yanında yaşlandığı... Soru Rakı, şarap ve benzeri haram olan içkilerin içildiği bir yer farz edin. İçmek istemeyen kimse veya kimseler de var. Bu kimseler, içenlere kalben buğzederek, meze olarak kullanılan yiyeceklerin sarhoşların midesine gitmesini ve haramla karışmasını önlemek maksadı ile içki sofrasındaki yiyeceklerden yemesi caiz midir? Cevap Bir müminin orada yapacağı iş,o... Allah ve Peygamber Efendimiz’in ismi şerifleri yatak odasında bulunmasının bir mahzuru var mıdır? Bu mübarek isimlerin bulunduğu odada yatmanız da bir mahzur yoktur. Elbise değiştireceğiniz zaman tesettüre dikkat göstermeniz ve bu mübarek isimlere karşı açık bulunmamanız İslami terbiye icabıdır Kaynak Mehmed Emre / Fetvalar / C I / bkz...
Değerli kardeşimiz, Kadın hayız / aybaşı döneminde iken nikâh kıyılabilir. Nikâh bir akit, sözleşme ve anlaşmadır. Bunun için bazı şartları vardır. Bu şartlardan birisi yerine getirilmezse nikâh sahih olmaz. 1. Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması. 2. Tarafların irade beyanı. Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri. 3. Nikâhın duyurulması. Gizli bırakılmaması. Bu şart Maliki mezheplere göredir. 4. Kızın velisinin izninin olması. Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir. 5. Şahitlerin hazır olması. Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır. Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder. Görüldüğü gibi şahitlerin bulunmadığı bir nikah geçerli değildir ve kişi şahit olmadan nikahını kıyamaz. Nikâh, talâk diğer bir ifade ile evlilik ve boşanma dinî bir müessesedir; aynı zamanda ibadetler içinde değerlendirilir. Çünkü kaynağı Kur’ân ve hadistir. Bu hususta yüzlerce âyet-i kerime, binlerce hadis-i şerif vardır. Bu âyetler hem evlilik müessesesinin sınırlarını çizer, hem de sorumluluk ve mükellefiyetleri belirler. Bazı âyetlerde mesele bütün ayrıntılarıyla verilir. Hadisler ise evlilik ve aile müessesesinin bütün ayrıntılarını belirler, anlatır ve öğretir. Aynı şekilde İslâm hukuku kitaplarında nikâh ve talak bölümü ap ayrı bir bölüm teşkil eder. Meselâ kaynak olarak verdiğimiz, Türkçede de kapsamlı bir eser Ömer Nasuhi Bilmen’in sekiz ciltlik “Hukuk-u İslâmiye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu”nun bir cildi bu meseleye ayrılmıştır. Konunun anlaşılmasına yardımcı olması ve bir örnek teşkil etmesi açısından bazı âyetlerin meallerini okuyalım “İçinizden bekâr olanları ve köle ve cariyelerinizden dindar olanlarını evlendirin. Onlar fakir iseler, Allah onları lûtfuyla zenginleştirir. Allah’ın lütfü geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir. Evlenmeye imkân bulamayanlar da, Allah onları lûtfuyla zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar.”1 “Size şu kadınları nikahlamak haram kılındı Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, aranızdan zifaf geçmiş olan kadınlarınızdan doğan üvey kızlarınız. Eğer zifaf geçmemişse onların kızlarını nikâhlamakta size günah yoktur. Öz oğullarınızın hanımlarını nikahlamanız ve iki kız kardeşi birden nikâhınız altına almanız da size haram kılındı. Ancak geçmiş olan müstesnadır. Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”2 Nikâhın kendine göre şartları vardır. Bu da yukarıda izah edildi. Cumhuriyet devrine kadar “dini nikâh, resmi nikâh” diye bir ifade mevcut değildi. İslâm hukuku yürürlükten kaldırılıp yerine Batıdan adapte edilen “medenî” hukuk devreye girince ve nikâh akit işlemleri belediyelere verilince bu çeşit sorular gündeme geldi. Oysa Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi semavi kaynaklı dinlerde önceden olduğu gibi şimdi de nikâh merasimleri sinagog ve kiliselerde yapılır. Esasen İslâmda da böyledir. Peygamberimizin “Nikâhı duyurun ve onu camilerde yapın.” mealindeki hadis-i şerif bu prensibi hatırlatmaktadır. Bu işlem camilerden alınıp belediye nikâh salonlarına taşınınca, nikâhın “dinî” bir mahiyet taşıyıp taşımadığı akıllara gelmeye başladı. Nikâh, evlilik bazı şartlar taşıdığından dolayı bu meseleyi bir bütün olarak âlimler ve din görevlileri bilmektedir. Ve öteden beri nikâh akdini âlimler ve imamlar yapmaktadır. Bunun için nikâhın halk dilindeki adı “imam nikâhı” şeklinde söylenir olmuştur. Aslında bu işlem imamlık, hocalık işi değildir. Her Müslüman nasıl ibadetlerini önceden öğrenerek yapıyorsa, nikâhı ve nikâhın şartlarını ve sorumluluklarını araştırıp öğrendikten sonra bu hazırlığa girecek, şahitler huzurunda taraflar birbirlerini karı-koca kabul ederek nikâhlarını kıyacaklardır. Yani cemaatle namazda olduğu gibi, nikâhta mutlaka imam bulunacak diye bir şart yoktur. Şartları bellidir ve ona göre akit yapılır. Sadece resmî nikâh yeterli midir? Sadece resmî nikâhı olanlar Allah katında evli sayılır mı? Nikâh dinî bir müessesedir ve belli şartları vardır. Aynı şart ve esaslar resmî nikâhta, yani belediye memuru tarafından kıyılan nikâhta mevcutsa nikâh nikâhtır. Ancak şart ve esaslara dikkat edilmiyor, hattâ kaale alınmıyorsa mesele değişir, nikâha gölge düşebilir. Şöyle ki Resmî nikâhta evlenecek kişiler evlendiklerine dair ifadelerini açıkça belirtiyorlar. Ancak bu ifadelerin kesinlik bildirmesi gerekir. Başka türlü bir yoruma müsait olmamalıdır. Bir diğer önemli nokta, şahitlerin Müslüman olması ve iki şahitten birisinin erkek olmasıdır. Oysa laik düzende şahidin vatandaşı olması kâfi geliyor. Evlenecek taraflar süt kardeşi olmamalıdır. Oysa resmî nikâhta bu husus araştırılmadığı gibi, memur tarafından da sorulmuyor. Müslüman bir hanım gayri müslim bir erkekle evlenemez. Halbuki yürürlükte olan mevzuatta bu meseleye dikkat edilmiyor, memur sormaya gerek duymadan nikâhı kıyıyor. Bu mahzurlar söz konusu değilse, sadece resmî nikâhla da helâllik mümkün olur. Zaten nikâhın rüknü, iki şahit huzurunda tarafların birbirlerini karı-koca olarak kabul etmeleridir. Ancak bütün bunlarla birlikte İslâmî ölçüler çerçevesinde nikâh akdini ihmal etmemeli, yaptırmalıdır.
dini nikahta abdest şart mı