🪀 Geçmiş Zaman Ile Ilgili Ingilizce Hikayeler

Almancahikaye, Almanca hikayeler, Almanca hikaye örneği, Almanca ROBINSON CRUSOE hikayesi, ROBINSON CRUSOE Almanca hikaye, Almanca hikaye çeşitleri, hikayeler Almanca. ROBINSON CRUSOE. Ein Schiff segelt von Südamerika nach Afrika, weil es von dort Sklaven holen soll. 17 Mann sind an Bord, unter ihnen Robinson Crusoe. İngilizce Geçmiş Z aman Konu Anlatımı. Son yaz tatilinde Çeşme’ye tatile gittim. Simple past tense ile dikkat etmemiz gereken husus , yapılan eylemin geçmiş bir zaman diliminde (esnekte olsa) belirtilmesidir. I went to school everyday last month. Örnekte gördüğünüz gibi “go” fiili 2. hali olan ” went” olarak yazıldı. Wasve were geçmiş zamanla ilgili konuşurken, past continuous tense ile yapılan cümlelerle ve dilek kipi olarak if ya da wish kalıplarının geçtiği cümlelerde kullanılır. 1. Geçmiş zamanla ilgili bir durumdan bahsederken: Örnek: Elena was the guest speaker at the event last month. (Elena geçen ay etkinlikte misafir konuşmacıydı.) OkulÖncesi öğretmen ve çocuklarımız için kısacık İngilizce hikayeler. Öğretmenlerimiz okusun çocuklarımız dinlesin. Flaş kartlar ile desteklenebilir. Sitedeki flaş kartlar için tıklayınız. Ali Giyinir. Çocukların Öğretmeni. Gürültücü Hayvanlar Sessiz Hayvanlar. Kedi ile Köpek. Buna benzer İngilizce hikaye videoları için bu linke tıklayabilirsin – İngilizce hikayeler. Ön bilgiler . Quit – Bırakmak. İngilizce’de bir şeyi bırakmak to quit demek.Bu düzensiz bir fiil ve geçmiş zaman hali de quit olur.Örneğin, I quit sports.(Sporu bıraktım.) I’m going to quit smoking.(Sigara içmeyi bırakacağım.) GeçmişZaman / Past Simple Tense. Bu sayfanın içeriği: İngilizce geçmiş zaman (past simple tense) görsel konu anlatımı. Geçmiş zamanın tanımı. Geçmiş zaman cümlelerin nasıl yapıldığı. Geçmiş zaman olumlu cümleler videosu. Geçmiş zaman olumsuz cümleler videosu. Geçmiş zaman soru cümleleri videosu. was-were konu Past Perfect Tense ve Simple Past Tense ile yapılan iki benzer cümlenin anlamları farklıdır. a) When the teacher arrived, the students had begun to study. (Öğretmen geldiğinde öğrenciler çalışmaya başlamışlardı.) Cümlesinde öğretmen geldiği zaman öğrenciler zaten çalışmaktadırlar, yani daha önce başlamışlardır. qSM3jrb. Sürekli Geçmiş Zaman – Dilbilgisi Terimleri / Past Progressive Tense – Grammatical Terms Dilbilgisi Terimleri isimli konularda İngilizce dil bilgisi kapsamında terim ve tanımları ele alacağız. Aşağıda sürekli geçmiş zaman past progressive tense ile ilgili hazırladığımız konu anlatımı ve ilgili örnekleri bulabilirsiniz. Geçmişte belirli bir süre devam etmiş eylemleri bildirmekte kullanılan past progressive tense yani sürekli geçmiş zaman genellikle başka bir eylemi anlatmaya yardımcı olarak kullanılır. Örnek verecek olursak; Geçmişte yarıda kesilen bir eylemi bildirmek için kullanılabilir I was painting the walls when the doorbell rang. Duvarları boyarken kapı çaldı. The kids were sleeping when the alarm went off. Çocuklar uyurken alarm çaldı. Olumsuz haline bakacak olursak I wasn’t painting the walls when the doorbell rang. Kapı çaldığında duvarları boyamıyordum. The kids were not sleeping when the alarm went off. Çocuklar uyurken alarm çalmadı. Soru yapısı ise aşağıdaki gibi olur Were you painting the walls when the doorbell rang? Sen duvarları boyarken mi çaldı kapı? Were the kids sleeping when the alarm went off? Alarm çaldığında çocuklar uyuyor muydu? Bu zaman ayrıca bir eylemin gerçekleştiği sırada bir başka eylemin gerçekleştiğini bildirmek için de kullanılabilir While I was painting the walls, I painted the door. Duvarları boyarken kapıyı da boyadım. While you weren’t painting the door, I painted the walls. Sen kapıyı boyamazken ben duvarları boyadım. Were you painting the walls when I painted the door? Ben kapıyı boyadığımda sen duvarları mı boyuyordun? Past progressive tense bu durumların dışında bir eylemle aynı anda gerçekleşen başka bir eylemi anlatmak için de kullanılabilir While you were painting the walls, I was painting the door. Sen duvarları boyarken ben kapıyı boyuyordum. Sürekli Geçmiş Zamanın Yapılışı – Forming the Past Progressive Tense Aşağıda sürekli geçmiş zamanın daha iyi anlaşılmasına yönelik hazırlanmış bir grafik yer almaktadır, inceleyiniz. Tekil durumlar için was + fiil + ing Çoğul durumlar için were + fiil + ing fiil + ing’ kısmı durum ortacı olarak da bilinir. Aşağıda şekillerde yapılabilir Çoğunlukla fiillerin sonuna -ing’ takısı eklemek yeterlidir. Örneğin; sleep > sleeping go > going Sonu e’ ile biten fiillerde ise son harf kaldırılarak -ing’ takısı eklenir type > typing take > taking Bir fiilde vurgu fiilin son hecesinde ve fiilin sonu “sessiz, sesli ve sessiz harf” şeklinde bitiyor ise son sessiz harf iki kere yazılır ve -ing’ takısı eklenir. Örnek verecek olursak; bid > bidding run > running forget > forgetting Diğer Geçmiş Zamanlar Dört geçmiş zamandan biri olan sürekli geçmiş zaman dışında aşağıdaki tabloda verilen zamanlar vardır. By Last updated December 11, 2019 Çabuk, anadilinde en sevdiğin fıkrayı düşün. Bunu düşünürken güldün mü? Şimdi bunu İngilizceye çevir evet, bir çeviri uygulaması kullanabilirsin. Hala bu fıkrayı başkalarının komik bulacağını düşünüyor musun? Muhtemelen hayır. Mizah, cümle içerisinde kullanılan sözcüklerin anlamından çok daha fazlasıdır. Mizah, yaşadığımız yer ve bizimle olan kişilerle ilgilidir. Geçmişteki ve gelecekteki olaylarla ilgilidir. Bir topluluğun komik bir şekilde ele alınan sorunları ile ilgilidir. Diğer bir deyişle, komik hikayeler kendilerini yaratan toplum ile ilgilidir. Bir dilde iletişim kurmak için diğer kişinin ait olduğu toplumu tanımamız gerekir. Ve bunu yapmanın seni güldüren ve sonra da düşündüren İngilizce komik hikayeler okumaktan daha iyi bir yolu olamaz. İngilizce Komik Hikayeler, İngilizce Konuşan Toplumlar Hakkında Sana Ne Öğretebilir Dil öğrenimi sadece İngilizce sözcük ve yazım kurallarını öğrenmekle ilgili değildir, aynı zamanda İngilizce konuşan kişilerin kültürlerini de tanımayı gerektirir. Bazı sohbetlerde tüm sözcükleri anlayabilir ama buna rağmen ne konuşulduğunu çözemeyebilirsin. İngilizce komik hikayeler okumak bu konuda ve diğer konularda sana yardımcı olabilir Hicvi ayırt etmeyi öğrenirsin. Komik hikayeler genellikle hiciv içerir ve insanlar ya da toplumu eleştirmek için mizah kullanır. Bu da bir toplumun problemleri hakkında değerli bilgiler edinmene yardımcı olabilir ve sözcükler, deyimler ve fikirlerin İngilizce içeriğini anlamanı sağlar. Parodileri anlarsın. Bir parodi, mevcut bir hikaye ya da sanat eserinin taklidi olan ve orijinal eserle dalga geçen bir yapımdır. Bir kültürün popüler ve önemli edebi eserlerini ve bunların kusurlarını tek bir eserle hızla anlamana yardımcı olan bir yapımdır. Topluluk üyelerinin aralarındaki şakaları öğrenirsin. Her kültürün kendine has, gizli kuralları vardır. İnsanlar bunları deneyimleri yoluyla öğrenir ve bir yabancının bunları anlaması imkansızdır. Mizah da genellikle bu gizli espriler üzerine kurulur ve bunlar o toplumun aklının nasıl işlediğine dair sana fikir verir. Aslında, internette de bu gibi herkesin anlayamayacağı şakalar bulunur. Sana tarih hakkında bilgi verirler. Hiciv, parodi ve herkesin anlayamayacağı şakaların tümü geçmişte yaşanmış olan olayları üzerine kurulmuştur. Komik hikayeler sıklıkla bu olayların kendileriyle ilgilidir. Bunlar hakkında bilgi edinmek, o topluluğun tarihi ve nasıl geliştiği hakkında sana değerli bilgiler verir. Aşağıdaki listenin sonundaki kitap bunun harika bir örneğidir. Kelime oyunlarını nasıl kullanacağını ve fark edeceğini öğretirler. Kelime oyunları puns, bir cümle içerisinde aynı anda iki şeyi ifade eder. Bunlar dil öğrenmeye yeni başlayanların her zaman anlayabilecekleri şeyler değildir ve genellikle birçok örneklerinin okunması veya dinlenmesi ile öğrenilirler. Bu yazı İngilizcede kelime oyunlarının kullanımından bahsetmektedir. Bunlar sıklıkla sosyal yorumlardır. Bu madde, yukarıdaki tüm maddelerin bir özeti niteliğindedir. İngilizce komik hikayeler, dünyadaki anadili İngilizce olan kişilerle gerçek bir iletişim kurmana yardımcı olmak için geçmişteki olayları, güncel konuları genel anlamda İngilizce konuşanlardan oluşan toplumu daha iyi anlamana yardımcı olur. Gerçek İngilizce sohbetler gerçekleştirme hedefine ulaşmak istiyorsan FluentU sana komik kısa hikayeleri kullanabileceğin harika bir kaynak sunar. FluentU gerçek hayattan eğlenceli videoları alır—röportajlar, reklamlar, parodiler, komik vlog’lar, film fragmanları ve daha fazlası—ve bunları kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürür. En iyisi ise iOS ve Android uygulamaları ile istediğin her zaman çalışabilecek olman. Hem Zekice Düşünülmüş Hem de Sürükleyici 17 Komik İngilizce Hikaye Download This blog post is available as a convenient and portable PDF that you can take anywhere. Click here to get a copy. Download 1. “Captain Underpants” yazan Dave Pilkey Eğer hem basit hem de zekice yazılmış hikayelerden hoşlanıyorsan işte aradığın kitap bu. Bu hikaye, çizgi roman hazırlamaktan hoşlanan ve okullarında ünlü birer şakacı olan George ve Harold adında iki erkek çocuğu hakkında. Günün birinde okul müdürü onları bir dizi şaka hazırlarken yakalar ve onları tehdit eder. Bir süre için onlara angarya işler yaptırır ama çok geçmeden çocuklar bundan kaçış yolunu bulur. Müdürü hipnotize ederler ve onu çizmiş oldukları bir süper kahramana dönüştürürler—Captain Underpants. Bu hikaye, yetişkinler ve çocuklar arasındaki baskın ilişkiyi ortaya koymaktadır. Başlıca mizah kaynağı, başrol kahramanlarının bu ilişkiyi zeki bir planla tersine çevirmesi ve bununla eğlenmelerinden gelmektedir. Bu kitap komik çizgi romanlar ve bazen mide bulandırıcı olsa da her zaman eğlenceli olabilen şakalarla doludur. En komik alıntı “George ve Harold genellikle sorumluluk sahibi çocuklardı. Ne zaman kötü bir şey olsa, bundan genellikle George ve Harold sorumlu olurdu.” 2. “XO, OX A Love Story” yazan Adam Rex Gazeller ve öküzler arasındaki aşk ilişkisini az kişi merak etmiştir. Bu kitap, böyle bir ilişki mümkün olsaydı bundan kahkahanın eksik olmayacağını kanıtlıyor. Bu hikaye, sevdalı ve dik başlı bir Öküzün ünlü bir Gazeli etkilemeye çalışmasını konu alıyor. Neşeli resimler de bu kitabın gerçekten hafızalara kazınmasını sağlıyor. Çocuklara yönelik bir kitap olduğu düşünülebilir ama yetişkinler de karşılıksız aşk temasını anlayabilir ve yazarın dil ile oynama şeklini beğenebilir. En komik alıntı “O kadar zarif ve iyisin ki. Kaplandan kaçarken dahi tıpkı kaplandan kaçan bir balerin gibisin.” 3. “Hunting Deceitful Turkey” yazan Mark Twain Mark Twain, Amerikan edebiyatının efsanevi parçalarından biridir. En bilinen eserleri arasında “The Adventures of Tom Sawyer” ve “The Adventures of Huckleberry Finn” yer alır. Amerikan edebiyatındaki en komik hindi hikayesi olarak kabul edilen bu hikayede Twain, Şükran Günü Yemeği için bir hindi vurmaya çalıştığı gerçek bir olayı anlatır. Bu hikaye onun bu başarısız denemesinin komik bir anlatımıdır ve Amerikan gelenekleri ve büyümek gibi konulara değinir. Şükran Günü genellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da kutlanan bir tatildir ve tüm aile, yemekler ve sahip oldukları şeyler için minnettarlıklarını ifade etmek amacıyla birlikte yemek yer. Genellikle bu ziyafetin ana yemeği hindidir ve Amerikalılar için özel bir anlama sahiptir. Twain’in yaşadığı dönemde bu ziyafet için bir hindi avlamak, çocukların büyüdüklerinin bir işareti olarak görülürdü. Bu hikayede yazar, gün boyunca bir hindi tarafından nasıl aptal yerine koyulduğunu ve günün sonunda yemekte nasıl sadece domates yiyebildiğini anlatır. Bu kuşun davranışının detaylı gözlemleri ve Twain’in abartılı tanımlamaları bu hikayeye gerçek bir klasik haline getiriyor. 1906 senesinde yazılmış olduğu için günümüzde o kadar sık kullanılmayan bazı sözcükler okuyabilirsin. Örneğin, “swindler” sözcüğü modern İngilizcede “cheat” ya da “fraud” üçkağıtçı sözcükleriyle değiştirilebilir. Benzer şekilde, “ostensibly” sözcüğü “apparently” görünüşte anlamına gelir ve muhtemelen göründüğü gibi olmayan bir nesne ya da kişiyi ifade etmek için kullanılır. “Beguiled” sözcüğü ayartmak ya da aldatmak anlamında kullanılır ve “shabby” ise pasaklı demenin başka bir yoludur. En komik alıntı “Anne hindi bir çağrıya yanıt verir ve bu çağrıyı kabul etmekle hata ettiğini görür, anne kekliğin yaptığını yapar—önceki bir olayı hatırlar ve sakatmış gibi yaparak aksak yürümeye ve güçlükle yürümeye başlar ve aynı zamanda görünürde olmayan çocuklarına “Eğilin, kımıldamayın, kendinizi göstermeyin; bu pasaklı üçkağıtçıyı buralardan uzaklaştırır uzaklaştırmaz döneceğim.” 4. “Let’s Pretend This Never Happened A Mostly True Memoir” yazan Jenny Lawson Daha önce hiç bulunduğun topluma uyum sağlayamadığını hissettin mi? Tuhaf, garip, acayip olduğunu düşündüğü ya da sadece kafanın karıştığı oldu mu? Bu kitabın yazarı tüm hayatı boyunca böyle hissetti. Yazar hem komik hem de aydınlatıcı bir masal anlatır. Ve kim olduğumuzun ne anlama geldiğini keşfetmeye çalışır. Bu hikayenin verdiği ana mesaj, bizi utandıran anların hiçbir zaman olmamış gibi yaptıklarımızın bizi tanımlayan şey olduğudur. Okula bir kuş kostümüyle gelen kız kardeşinin, onun için bir mesaj panosu gibi olan kedisinin ve hem derin hem de komik olan ilişkisini anlatırken yazar hepimiz için önemli olan ciddi konulara değinmeyi başarır. Eğer hala ikna olmadıysan önce The Washington Post tarafından yazılmış bu yazıyı oku. En komik alıntı “Sevgili Victor Vay canına. İşler … gerçekten kontrolden çıktı. Bu kediyi bir barış teklifi olarak gönderiyorum. Duvarlara kız kardeşim hakkında yazmış olduğun her şey için seni affediyorum ve benim “devasa kalçalarım” hakkında yazdığın şeyleri de göz ardı edeceğim geri kalanı için kediyi çevir çünkü seni seviyorum ve sana ihtiyacım var. Seni kediler üzerine yazılmış notlar gönderecek kadar başka kim sevebilir? Kimse, tabi ki. Ayrıca, kedinin sol bacağına düğünümüzden bir fotoğraf ekledim. Mutlu gözüküyor muyuz? Yine öyle olabiliriz.” 5. “The Woman Who Went to Bed for a Year” yazan Sue Townsend Hikayenin kahramanı Eva ailesiyle sorunlar yaşamaktadır. Çocuklar okula gittiklerinde yatağına uzanır ve yataktan çıkmaz. İlgisiz kocasının ev işlerini görev edinmiş karısı olmayı reddeder. Ayrıca, umursamaz çocuklarının da ideal annesi olmayı da bırakır. Çok geçmeden beklenmedik şeyler olmaya başlar ve evde yaşayan herkesin gerçek yüzü açığa çıkar. Bu roman komiktir ama aynı zamanda geleneksel aile rollerini de sorgular. Daha detaylı bir eleştiri için The Guardian’ın bu değerlendirmesini oku. En komik alıntı “Brian fotoğrafı eski bir İncil içinde sakladı. Onun orada güvende olacağını biliyordu. Bu kitabı şimdiye kadar kimse açmamıştı.” 6. “Em and the Big Hoom” yazan Jerry Pinto Delilik genellikle son derece klinik bir konu olarak görülür. Deliler soğuk ve gizemli kişilerdir. Genellikle bu zihinsel sorunlarına indirgenirler ve insanlıkları göz ardı edilir. Bu roman, şizofreni hastası bir kadının hikayesini anlatır. Anlatıcı ise bu kadının oğludur ve neler olduğunu anlamaya çalışır ve aynı zamanda ailesinin geçmişini de keşfeder. Neşeden üzüntüye ve yorgunluğa her türlü duyguyu içerir. Karakterlerin özgünlüğü, aile hakkındaki gözlemler ve onların Em, yani anne ile baş etmekte kullandıkları yöntemler bu kitabı komik yapan şeydir. Ama bu kitap hiçbir zaman çok basit bir hal almaz ve tüm karakterlerin insani yönünü korur. Kitap hakkında bir eleştiri yazısını buradan okuyabilirsin. En komik alıntı “Açıkçası, anlamıyorum Zen. Düzgün bir yanıt vermediğinde ya da kaba konuştuğunda insanlar aydınlanıyormuş gibi görünüyor.” 7. “The Sellout A Novel” yazan Paul Beatty Bu eser, 2016 senesinde prestijli Man Booker Ödülünü almış bir hicivdir. Bu, orta sınıftan bir ailede büyümüş Afrika kökenli Amerikalı kahraman hakkındaki zeka dolu bir hikayedir. Yalnız bir baba tarafından büyütülen hikayenin kahramanı hayatının daha iyi olması için hayaller kurmaktadır. Ama babası bir çatışma sırasında polis tarafından öldürüldüğü zaman radikal bir adım atmak ister. Bu roman oldukça komik ve Amerikan toplumunun derinliklerine iniyor. Dünyanın birçok yerinde tanınmış ödüller kazanmış olmasının nedenini merak ediyorsan bu eleştiri yazısını oku. En komik alıntı “Eğer New York “hiçbir zaman uyumayan şehir” ise Los Angeles da “her zaman koltukta kendinden geçmiş yatan şehirdir.” 8. “How to Build a Girl” yazan Caitlin Moran Bu hikaye, yenisini inşa etmek için 14 yaşındaki bir kızı öldürmek hakkındadır. Bu gerçek anlamda cinayet ile ilgili değil, daha ziyade bir kız çocuğu olarak büyümek hakkındaki bir hikaye. Hikayenin kahramanı, hayatını değiştirmeye karar verdiği zaman ismini Dolly Wilde olarak değiştiren Johanna’dır. Olmak istediği kadın haline gelme yolunda oldukça özel bir yolculuğa çıkar. Bu, özgür olmak ve bunun ne anlama geldiği hakkında oldukça akıllıca yazılmış bir hikaye. Hakkında muhteşem bir eleştiri yazısını buradan okuyabilirsin. En komik alıntı “Eğer kimse izlemiyorsa içki içmenin bir anlamı yok.” 9. “Something Fresh” yazan Wodehouse Wodehous’un romanları en az bir İsveç peynirinde bulunan delik sayısı kadar beklenmedik durum ve komik karakter ile doludur. Bu hikayede ise değerli bir sanat eserinin Bay J. Preston Peters’ın şatosundan çalınmasıyla olaylar gelişir. Dedektifler, kimlik hırsızları ve yanlış giden evlilikler hikayeyi süsler. Bu bir klasik olmanın yanı sıra hiçbir zaman eğlenceli ve ilginç olmaktan ödün vermeyen basit bir hikayedir. İşte bu romanın kısa bir değerlendirmesi. Aşağıdaki alıntıda geçen “centilmenlik” sözcüğü genellikle erkeklerin kadınlara karşı kibar tavırlarını ifade etmektedir. En komik alıntı “Bana bir zamanlar beslediğim yaşlı kediyi hatırlatıyorsun. Ne zaman bir fare yakalasa onu çizim odama getirir ve sevgi ile ayaklarımın dibine bırakırdı. Bu kadavrayı dehşet içinde reddeder ve onu geri çevirirdim, ama yine bu mide bulandırıcı armağanı ile geri gelirdi. Ona bir türlü bana iyilik yapmadığını anlatamazdım. Yakaladığı fare onun için o kadar önemliydi ki onu istemediğim gerçeğini fark etmesi imkansızdı. Sen de gösterdiğin centilmenlikle aynı şeyi yapıyorsun. Bana ölü fareni ikram edip durman çok nazik; ama gerçek şu ki onunla yapacak bir şeyim yok. Sadece bir kadın olduğum için başkalarının iyiliğini kabul edecek değilim.” 10. “The Eyre Affair” yazan Jasper Fforde Bu kitap, İngiltere’de geçen fantastik türde bir kitaptır. Jane Eyre dünya tarihindeki en ünlü kadın kurgu kahramanlarından biridir, kaçırılmıştır ve öldürülmek üzeredir. İş işten geçmeden önce onu kurtarması için bir dedektif görevlendirilir. İnsanları gerçek anlamda romanların içine girebildikleri, zamanda yolculuğun gerçek olduğu ve insan klonlamanın eşya satın almak kadar kolay olduğu bir dünyada geçiyor. Bu roman, bir diktatör yönetimi altındaki bir toplumdan bahsederken komik olmayı başarabiliyor. İşte bu kitabın kısa bir değerlendirmesi. En komik alıntı “Senin yerinde olsam söylediğim hiçbir şeye inanmazdım. Ve buna şimdi sana söylediğim şey de dahil.” 11. “The Lumber Room” yazan Saki Yetişkinler sıklıkla çocuklara aklı fazla çalışmayan insanlar gibi davranır. Bu hikayede Saki bizi kuralcı halasını kolaylıkla kandırabilen ve hikaye boyunca onu aklıyla yenen Nicholas’ı bize tanıtıyor. Nicholas, içinde bin bir türlü tuhaf şey depolanmış olan eski eşya odasına her zaman hayranlık duyar ama bu odaya çocukların girmesine izin yoktur. Bu hikaye, Nicholas’ın sadece bu odaya girmeyi başarmakla kalmayıp aynı zamanda halasıyla arasındaki itaat ilişkisini de tersine çevirmeyi başarıyor. Saki sadece komik olmakla kalmayan, içinde bulundukları durumu değiştirmek için akıllarını da kullanan karakterler hakkında yazmasıyla meşhurdur. Bu hikayeyi okurken anlamakta zorlanacağın bazı sözcükler bulabilirsin. Örneğin, “obsitinacy” inatçılık ya da dik başlılık anlamına gelirken “debarred” sözcüğü de birisini mahrum bırakmak ya da bir şeyi yasaklamak anlamına gelir. En komik alıntı “Ama o sabah, içinde bir kurbağa olduğu gibi görünürde saçma bir bahane ile ekmek lapasını yemeyi reddetmişti. Daha yaşlı ve daha zeki ve daha iyi insanlar ona ekmek lapası içerisinde bir kurbağa olamayacağını ve saçma sapan konuştuğunu söylemişlerdi; buna rağmen en büyük saçmalıkmış gibi görünen şeyi söylemeye devam etti ve bu sözde kurbağanın rengi ve çizgilerini büyük bir detayla anlattı. Vahim olan şey ise, Nicholas’ın lapasının içinde gerçekten de bir kurbağa olmasıydı; onu oraya kendisi koymuştu, bu nedenle de onun hakkında bir şeyler bilmenin hakkı olduğunu düşündü.” 12. “The Crocodile” yazan Fyodor Dostoyevsky Ivan Matveich, karısı ve bir arkadaşıyla bir timsah görmeye gittiği zaman timsah onu canlı canlı yutar. Kendini timsahın midesinde o kadar rahat hisseder ki çıkmayı reddeder. Bunu takip eden şey ise bir klasik haline gelmiş olan bu komik hikayedir. Orijinal olarak 1865’te Rusya’da yayımlanmış olan bu kitapta bazı sözcükler kulağına tuhaf gelebilir. Örneğin, “arcade” eski zamanda insanların eğlence amaçlı gittikleri üstü kapalı bir pasajı tanımlamak için kullanılan sözcüktü. En komik alıntı “Sapasağlam,” diye yanıtladı Ivan Matveitch, “ve çok şükür tek bir çizik bile olmadan yutuldum. Beni rahatsız eden tek şey, müdürlerimin bu olayla ilgili olarak alabilecekleri tutumdur; çünkü yurtdışına çıkma iznini aldıktan sonra kendimi bir timsahın içinde buldum ki bu akıllıca olmak dışında her şey olabilir.” 13. “The Nose” yazan Nicholas Gogol “The Nose,” burnu yüzünü terk eden ve kendi hayatını kurmaya karar veren Kovalyov adlı bir adam hakkındaki hicivli bir hikayedir. Gülünç bir takım olay sonunda burun gerçekten de resmi kademe bakımından Kovalyov’u geçer ve artık devlette onun yöneticisidir. Bu hikaye 1836’da yazılmıştır ve o dönemin sosyal statüyü takıntı haline getirmiş Rus toplumunu yermektedir. Diğer hikayelerde olduğu gibi burada da modern İngilizcede nadiren kullanılan bazı sözcükler okuyacaksın. “Propriety,” görgü ve sosyal kurallara uygun hareket anlamına gelen bu gibi sözcüklerden biridir. En komik alıntı “Burun Belediye Başkanına baktı ve biraz surat astı.” 14. “The Ransom of Red Chief” yazan O. Henry İki adam bir erkek çocuğunu kaçırır ama çocuk o kadar yaramaz çıkar ki sonunda çocuğu babasına geri verirler ve üstüne aileye kendi paralarını da verirler. Olayların bu şekilde gülünç gelişmesiyle O. Henry bir kez daha nesiller boyunca hatırlanacak bir hikaye yaratmış olur. En komik alıntı “Eğer yaramazlık yaparsan” bana bak, “Seni doğru evine götürürüm. Söyle bakalım, uslu duracak mısın?” Bunu söyleyen çocuğu kaçıran kişidir. 15. “Three Men in a Boat” yazan Jerome K. Jerome Bu kitabın ilk başta ciddi bir biyografi olması planlanmıştı, ama komik unsurlar çok geçmeden ağır bastı ve yazar bunu komik bir hikaye olarak yayınlamaya başladı. Bu kitap, İngiltere’de Thames Nehri üzerinde bir tekne gezisine çıkan üç adamı anlatır ve bu yolculukta karşılaştıkları komik şeyleri betimler. İşte bu kitabın eksiksiz bir değerlendirmesi. En komik alıntı “George, onu uyandırdıkları ve saat ikide kapı dışına koydukları zaman her gün saat on ile dört arasında bir bankta uyur.” 16. “A Confederacy of Dunces” yazan John Kennedy Poole Bu roman, gülünç bir şapka takan şişman bir adam olan Ignatius Reilly hakkındadır. Hikayede bir papağan saldırısı, bir kız arkadaşı etkilemek için isyan çıkarma ve birçok kaza da dahil olmak üzere çeşitli olaylar olur. Bu kitap, yazarı hayata veda ettikten sonra yayınlanmış ve Pulitzer Ödülü kazanmıştır. Başlığından da anlayacağın üzere bu roman ileri seviyedeki İngilizce öğrencileri için idealdir. “Dunce” sözcüğü odun kafalı anlamına gelirken “confederacy” sözcüğü de birlikte çalışmak için anlaşmış insan topluluğu ya da konfederasyon anlamına gelir. En komik alıntı “Ya akranlarıma katılırım ya da hiç kimseye. Hiçbir akranım olmadığına göre kimseye katılmam.” 17. “Puckoon” yazan Spike Milligan Puckoon 1924 yılında geçen bir roman. Bu sene İrlanda, Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti olarak ikiye ayrıldı. Kitabın tarihsel arka planını buradan okuyabilirsin. Bu romanda, yeni kurulan iki ülke arasındaki sınır Puckoon adlı bir köyün tam ortasından geçer ve bir evi ikiye böler. Bunu takip eden olaylar ise türünün en iyi örneklerinden bir olduğu kabul edilen komik bir maceradır. Hikayenin kahramanı o kadar tembeldir ki, onun bu hikayede bir şey yaptığından emin olmak için anlatıcının araya girmesi gerekir. En komik alıntı “Birçokları susuzluktan ölür ama İrlandalılar susuzluk ile doğar.” Bu İngilizce komik hikayeleri okuduktan sonra umarım sadece iyi vakit geçirmekle kalmayacak, aynı zamanda İngilizce konuşmalarına da biraz mizah katabileceksin. Dhritiman Ray bilim kurgu, şiir ve kurgusal olmayan düz yazı yazarıdır. Eğitim, psikoloji ve yaşam tarzı gibi konular üzerine uzmanlaşmıştır. Daha fazlasını öğrenmek için buraya tıklayın. Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu. Ücretsiz Kaydol! AnasayfaDERSLERHaberlerDuyurularHakkımızdaİletişimİçerik Ekle Senin gittiğin o yerlere ben de gittiydim. Bu filmi daha önce de seyrettiydim. İyileştiydi tekrar hastalandı. geniş zaman örnek cümleler Belirli Geçmiş Zamanın Hikayesi İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR "Su" kelimesi ile ilgili deyimler ve atasözleri 06 Nisan 2022 "iyi" kelimesiyle ilgili 10 örnek cümle [Türkçe - İngilizce] 18 Ekim 2021 "ne" kelimesiyle ilgili 10 örnek cümle [Türkçe - İngilizce] 18 Ekim 2021 Son Eklenenler YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ SERTİFİKA PROGRAMI - Amasya Üniversitesi 28 Temmuz 2022 Türkçe A1 - alfabe - Harfler Samir Farfour 12 Haziran 2022 Türkçe A1 - Alfabe - Harfler ve Örnek Kelimeler Samir Farfour 12 Haziran 2022 Türkçe A1 - Alfabe - Ünlü Harfler Samir Farfour 12 Haziran 2022 Türkçe A1 - Alfabe - İnce Ünlüler Samir Farfour 12 Haziran 2022 Kelimeler, Örnek Cümleler "Su" kelimesi ile ilgili deyimler ve atasözleri 06 Nisan 2022 "iyi" kelimesiyle ilgili 10 örnek cümle [Türkçe - İngilizce] 18 Ekim 2021 "ne" kelimesiyle ilgili 10 örnek cümle [Türkçe - İngilizce] 18 Ekim 2021 "o - onu" kelimesiyle ilgili 10 örnek cümle [Türkçe - İngilizce] 18 Ekim 2021 "şey" kelimesiyle ilgili 10 örnek cümle [Türkçe - İngilizce] 18 Ekim 2021 Bu Ay Çok Okunanlar Türkçe A1 - alfabe - Harfler Samir Farfour YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ SERTİFİKA PROGRAMI - Amasya Üniversitesi Türkçe A1 - Alfabe - Harfler ve Örnek Kelimeler Samir Farfour Türkçe A1 - İşaret Zamirleri Samir Farfour Basit Geçmiş Zaman – Dilbilgisi Terimleri / Simple Past Tense – Grammatical Terms Dilbilgisi Terimleri isimli konularda İngilizce dil bilgisi kapsamında terim ve tanımları ele alacağız. Aşağıda basit geçmiş zaman simple past tense ile ilgili hazırladığımız konu anlatım ve ilgili örnekleri bulabilirsiniz. The simple past tense yani basit geçmiş zaman geçmişte olmuş bir eylem söz konusu olduğunda kullanılan bir zamandır. Yani söz konusu eylem geçmişte başlamış ve geçmişte bitmiştir. Basit Geçmiş Zamana Örnekler – Examples of the Simple Past Tense Aşağıdaki örneklerde basit geçmiş zaman yapıları koyu ile yazılarak belirtilmiştir, inceleyiniz. The Globe Theatre burned down on this day in 1613. Globe Tiyatrosu 1613’te bugün yandı. They celebrated their anniversary by flying to Oslo. Yıldönümlerini Oslo’ya giderek kutladılar. Basit geçmiş zamanın olumsuz yapısını did not’ + fiilin yalın hali’ olarak kurallaştırabiliriz. Aşağıdaki örneklerde bu yapı koyu ile yazılarak belirtilmiştir. The Globe Theatre did not burn down on this day in 1613. Globe Tiyatrosu 1613’te bugün yanmadı. They did not celebrate their anniversary by flying to Oslo. Yıldönümlerini Oslo’ya giderek kutlamadılar. Soru yapısı ise aşağıdaki gibidir. Did the Globe Theatre burn down on this day in 1613. Globe Tiyatrosu 1613’te bugün mü yandı? Did they celebrate their anniversary by flying to Oslo? Yıldönümlerini Oslo’ya giderek mi kutladılar? Basit Geçmiş Zamanı Anlamak Aşağıda basit geçmiş zamanın daha iyi anlaşılmasına yönelik hazırlanmış bir grafiğe yer verilmiştir, inceleyiniz. Zaman İfadeleri ile Basit Geçmiş Zaman – The Simple Past Tense with Time Expressions Basit geçmiş zaman genellikle eylemin ne zaman gerçekleştiğini ve ne kadar sürdüğünü belirten zaman ifadeleri ile birlikte kullanılır. Örnekler aşağıdadır. Eylemin ne zaman gerçekleştiğine dair zaman ifadeleri ile; On this day in 1613, The Globe Theatre burned down. Bu örnekteki on this day in 1613’ ifadesi eylemin ne zaman gerçekleştiğini ifade etmektedir. Basit geçmiş zamanla birlikte kullanılan diğer zaman ifadeleri ise yesterday, last year, before lunch’ gibi ifadelerdir. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi eğer zaman ifadeleri cümle başında yer alırsa virgül kullanmak okuyucuya kolaylık sağlayabilir. Ancak zaman ifadesi sonda olursa virgül kullanmaya gerek yoktur, örneğin; The Globe Theatre burned down on this day in 1613. Globe Tiyatrosu 1613’te bugün yandı. Eylemin ne kadar sürdüğüne dair zaman ifadeleri ile; His son hid under the bed for two hours. Oğlu yatağın altında iki saat boyunca saklandı. Bu örnekte de görülebileceği üzere süre belirten zaman ifadelerinden önce genellikle for’ kullanılır. Diğer Geçmiş Zamanlar – The Other Past Tenses Dört geniş zamandan biri olan basit geçmiş zaman dışındaki geçmiş zamanlara aşağıdaki tabloda yer verilmiştir. İ N G İ L İ Z C E Z A M A N L A R ve Ö R N E K L E R İ 1 – PRESENT CONTINUOUS TENSE – ŞİMDİKİ ZAMAN POSITIVE + Subject + BE am is are + Verb-ING I am learning English in this site. / Bu sitede ingilizce öğreniyorum. NEGATIVE - Subject + BE NOT am not isn’t aren’t + Verb-ING I am not learning German in this site. / Bu sitede Almanca öğrenmiyorum. QUESTION ? BE am is are + Subject + Verb-ING ? Am I speaking English well? / Ben İngilizceyi güzel konuşuyor muyum? NEGATIVE QUESTION -? BE NOT isn’t aren’t + Subject + Verb-ING ? *Aren’t I speaking English well? / Ben İngilizceyi güzel konuşmuyor muyum? Isn’t he playing tennis at present? / Şu anda o tenis oynamıyor mu? Birinci tekil şahıs I öznesindeki kullanıma dikkat edin. Am not I degil Aren’t I olarak kullanılır. 2 – SIMPLE PRESENT TENSE – GENİŞ ZAMAN Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE + I, you, we, they + verb he,she,it + verbs She writes letters to her aunt. / O halasına mektup yazar. NEGATIVE- I, you, we, they+don’t verb he, she, it +doesn’t Verb I don’t like pork. / Domuz etini sevmem. She doesn’t work on Saturdays. / O cumartesi günleri çalışmaz. QUESTION? Do I, you, we, they + verb ? does he, she, it + Verb ? Do you go out in the evenings? / Akşamları dışarı çıkar mısın? Does it make noise? / O gürültü yapar mı? NEGATIVE QUESTION-? Don’t I, you, we, they + verb? doesn’t he, she, it + verb ? Don’t I tell the truth? / Ben gerçeği söylemez miyim? Doesn’t he lend you any money? / Sana hiç ödünç para vermez mi? 3 – SIMPLE PAST TENSE – Dİ’Lİ GEÇMİŞ ZAMAN. Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE + I, you, he, she, it, we, you, they + verb2 She wrote a letter to her aunt. O halasına bir mektup yazdı. They wanted to change the rules. Onlar kuralları değiştirmek istedi. NEGATIVE - I, you, he, she, it, we, you, they + didn’t verb1 I didn’t play well in the match. Maçta iyi oynamadın. It didn’t rain a lot on that day. O gün çok yağmur yağmadı. They didn’t want to believe this. Onlar buna inanmak istemedi. QUESTION ? Did I, you, he, she, it, we, you, they + verb1 ? Did I tell lies? Ben yalan mı söyledim? Did it snow here last week? Geçen hafta burada kar yağdı mı? NEGATIVE QUES. -? Didn’t I, you, he, she, it, we, you, they + verb 1? Didn’t I tell the truth? Ben gerçeği söylemedim mi? Didn’t it snow in winter? Kışın kar yağmadı mı? Didn’t they lend you any money? Sana hiç ödünç para vermediler mi? 4 – SIMPLE FUTURE TENSE GELECEK ZAMAN Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE + I, you, he, she, it, we, you, they + will + verb You will see who is right. Kimin haklı olduğunu göreceksin. She will call you tonight. O bu gece sana telefon edecek. They will accept our offer. Onlar teklifimizi kabul edecekler. NEGATIVE - I, you, he, she, it, we, you, they + will not won’t I won’t cheat you. Seni sizi aldatmayacağım. It won’t be so easy to do it. Onu yapmak pek kolay olmayacak. You won’t lend them any money. Onlara hiç borç para vermeyeceksiniz. QUESTION ? Will I, you, he, she, it, we, you, they + verb ? Will you break the rules? Kuralları bozacak mısın? Will they do us a favour? Bize bir iyilik yapacaklar mı? NEG-QUEST -? Won’t I, you, he, she, it, we, you, they + verb ? Won’t I tell the truth? Ben hakikatı söylemiyecek miyim? Won’t they lend you any money? Sana hiç ödünç para vermeyecekler mi? 5 – PAST CONTINUOUS TENSE ŞİMDİKİ ZAMANIN HİKAYESİ Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE / OLUMLU+ I, he, she, it + was + verb-ing / we, you, they + were + verb-ing I was drinking a cup of coffee. Ben bir fincan kahve içiyordum. It was raining cats and dogs. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. NEGATIVE / OLUMSUZ- I,he,she,it + was not wasn’tverb-ing / You,we,they + were not weren’t verb-ing I wasn’t watching TV when you came. Sen geldiğinde TV izlemiyordum. You weren’t playing tennis at da tennis oynamıyordunuz. It wasn’t raining when we arrived. Vardığımızda yağmur yağmıyordu. They weren’t obeying the rules. Onlar kurallara itaat etmiyorlardı. QUESTION / SORU ? Was I, he, she, it + verb-ing ? / Were we, you, they + verb-ing? Was I sleeping when you came home? Sen eve geldiğinde ben uyuyor muydum? Were you doing homework while I was sleeping? Ben uyuyorken sen ödev mi yapıyordun? Was he relaxing while we were working? Biz çalışıyorken o dinleniyor muydu? Was she having breakfast? O kahvaltı mı yapıyordu? Was it raining at 12 o’clock yesterday? Dün saat 12’de yağmur yağıyor muydu ? Were we watching the video when they came? Onlar geldiğinde biz video mu izliyorduk? Were you chatting about the current events? Güncel olaylar hakkında sohbet mi yapıyordunuz? Were they having dinner when we arrived? Biz vardığımızda onlar akşam yemeğini mi yiyorlardı? NEGATIVE QUESTION / OLUMSUZ SORU-? Wasn’t I, he, she, it + verb-ing ? / weren’t we, you, they + verb-ing? Wasn’t I telling the truth? Ben hakikatı söylemiyor muydum? Weren’t you having a rest? Sen dinlenmiyor muydun? Wasn’t he watching the match? O maç izlemiyor muydu? Wasn’t she drinking coffee? O kahve içmiyor muydu? Wasn’t it snowing then ? O zaman kar yağmıyor muydu? Weren’t we doing shopping at this time yesterday? Dün bu vakitte alışveriş yapmıyor muyduk? Weren’t you waiting for your friends? Siz arkadaşlarınızı beklemiyor muydunuz? Weren’t they washing the dishes? Onlar bulaşıkları yıkamıyorlar mıydı? 6 – BE GOING TO – YAKIN KESİN GELECEK ZAMAN Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE / OLUMLU + I + am going to + verb / he, she, it + is going to + verb / we, you, they + are going to + verb I am going to drink a cup of coffee. Ben bir fincan kahve içeceğim. Be careful! You are going to fall. Dikkat et! Düşeceksin. He is going to play tennis at the weekend. O hafta sonu tenis oynayacak. She is going to wait for you at the bus stop. O otobüs durağında seni bekleyecek. Look at the clouds! It is going to rain. Bulutlara bak! Yağmur yağacak. We are going to walk in the park. Biz parkta gezeceğiz. You are going to win the game. Oyunu kazanacaksın. They are going to listen to the weather broadcast on radio. Onlar radyodaki hava durumu tahminini dinleyecekler. NEGATIVE / OLUMSUZ - I+ am not going to + verb / he,she,it + isn’t going to + verb / You, we, they + aren’t not going to + verb I am not going to watch TV tonight. Bu gece ben TV izlemiyeceğim. You aren’t going to have shower. Duş almayacaksın. He isn’t going to come on time. O vaktinde gelmeyecek. She isn’t going to get angry with you. O sana kızmayacak. It isn’t going to rain today. Bugün yağmur yağmayacak. We aren’t going to work at the weekends. Biz hafta sonu çalışmayacağız. You aren’t going to listen to his insults. Onun hakaretlerini dinlemeyeceksin. They aren’t going to obey the rules. Onlar kurallara itaat etmeyecekler. QUESTION / SORU? Am I + going to + verb / Is + he, she, it + going to + verb ? / Are + we, you, they + going to + verb? Am I going to fall down? Ben düşecek miyim? Are you going to sleep? Sen uyuyacak mısın? Is he going to work late? Geç saatlere kadar çalışacak mı? Is she going to have coffee? O kahve alacak mı? Is it going to rain this afternoon? Bu öğleden sonra yağmur yağacak mı? Are we going to watch the video tonight? Bu gece video izleyecek miyiz? Are you going to talk about the current events? Güncel olaylar hakkında sohbet konuşacak mısınız? Are they going to have dinner in the restaurant? Onlar akşam yemeğini restorantta mı yiyecekler? NEGATIVE QUESTION / OLUMSUZ SORU -? Aren’t I + going to + verb / Is + he, she, it + going to + verb ? / Aren’t + we, you, they + going to + verb? Aren’t I going to tell the truth? Ben hakikatı söylemiyecek miyim? Aren’t you going to have a rest? Sen dinlenmiyecek misin? Isn’t he going to watch the match? O maçı izlemiyecek mi? Isn’t she going to drink coffee? O kahve içmeyecek mi? Isn’t it going to snow? Kar yağmayacak mı? Aren’t we going to do shopping? Alışveriş yapmayacak mıyız? Aren’t you going to wait for your friends? Arkadaşlarınızı beklemeyecek misiniz? Aren’t they going to wash the dishes? Onlar bulaşıkları yıkamıyacaklar mı? 7 – PRESENT PERFECT TENSE – YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE / OLUMLU + I, you, we, they + have verb3 / he, she, it + has verb3 I have been to Istanbul. Ben Istanbul’da bulundum. You have been late. Sen geç kaldın. He has washed his hair. O saçını yıkadı. She has cooked the meal. O yemeği pişirdi. It has been very cold. Hava çok soğuk oldu. We have had four test so far. Şimdiye dek dört test olduk. You have written the wrong number. Siz yanlış numara yazdınız. They have returned from abroad. Onlar yurdışından döndüler. NEGATIVE / OLUMSUZ- I, you, we, you, they + haven’t verb3 / he, she, it + hasn’t verb3 I haven’t been to Paris. Ben Paris’de bulunmadım. You haven’t given me the key. Sen bana anahtarı vermedin. He hasn’t broken his arm. O kolunu kırmadı. She hasn’t cleaned the room. O odayı temizlemedi. It hasn’t bit my leg. O benim bacağımı ısırmadı. We haven’t found a solution yet. Biz henüz bir çözüm bulamadık. You haven’t made any mistake. Siz hiç hata yapmadınız. They haven’t canceled the match. Onlar maçı iptal etmediler. QUESTION / SORU? Have I, you, you, they + verb3 ? / Has he, she, it, we verb3 ? Have I told you lies? Ben sana yalan söyledim mi? Have you finished your homework? Ödevini bitirdin mi? Has he lost his wallet? O cüzdanını kaybetti mi? Has she played tennis? O tenis mi oynadı? Has it rained for an hour? Bir saat boyunca yağmur mu yağdı? Have we paid our debts? Borçlarımızı ödedik mi? Have you ever been to Istanbul? Siz hiç Istanbul’da bulundunuz mu? Have they seen the film? Onlar filmi gördüler mi? NEGATIVE QUESTION / OLUMSUZ SORU-? Haven’t I, you, we, you, they + verb3 ? / Hasn’t he, she, it + verb3 ? Haven’t I told you the truth? Ben sana gerçeği söylemedim mi? Haven’t you read that book? Sen o kitabı okumadın mı? Hasn’t he played tennis with her? Onunla tenis oynamadı mı? Hasn’t she bought the present yet? O henüz hediyeyi almadı mı? Hasn’t it snowed since I came in? İçeri girdiğimden beri kar yağmadı mı? Haven’t we studied hard for the exam? Sınav için yoğun çalışmadık mı? Haven’t you told her the truth? Ona gerçeği anlatmadın mı? Haven’t they lent you any money? Sana ödünç para vermediler mi? 8 – PAST PERFECT TENSE – MİŞ’Lİ GEÇMİŞ ZAMAN Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE / OLUMLU+ I, you, we, they + had verb3 / he, she, it + had verb3 I had eaten the cake before the tea was served. Çay servisi yapılmadan önce keki yemiştim. You had been late. Sen geç kalmıştın. After he had studied hard, he passed the exam. Sıkı çalıştıktan sonra sınavı geçti. She had cleaned the room before the guests came. Misafirler gelmeden önce odayı temizlemişti. It had rained all day. Bütün gün yağmur yağmıştı. After we had played the game, we went to the beach. Oyun oynadıktan sonra plaja gittik. You had promised me to do it before I gave it to you? Onu sana vermeden önce sen bana onu yapmaya söz vermiştin. They had gone out before we came. Biz gelmeden önce onlar dışarı çıkmışlardı. NEGATIVE / OLUMSUZ- I, you, we, you, they + hadn’t verb3 / he, she, it + hadn’t verb3 I hadn’t locked the door. Kapıyı kilitlememiştim. After you had your dinner you didn’t drink the medicine. Akşam yemeğini yedikten sonra ilacını içmedin. He hadn’t had lunch with us. O bizimle birlikte öğle yemeğini yememişti. She hadn’t cleaned the room. Odayı temizlememişti. It hadn’t eaten the bone. Kemiği yememişti. We hadn’t played the match very well. Biz maçı çok iyi oynamamıştık. You hadn’t told us the truth. Siz bize doğruyu söylememiştiniz. They hadn’t studied hard. Onlar sıkı çalışmamışlardı. QUESTION / SORU? Had I, you, you, they + verb3 ? / Had he, she, it, we verb3 ? Had I brought the key with me? Ben anahtarı yanımda getirmiş miydim? Had you taken the pill before you went to bed? Yatmadan önce hapı içmiş miydin? almış mıydın? Had he smoked inside before we came? Biz gelmeden önce içeride sigara içmiş miydi? Had she thought that before he told her? Ona söylemeden önce o onu düşünmüş müydü? Had it drunk the poison? Zehiri içmiş miydi? Had we fulfilled all our responsibilities? Biz tüm sorumluluklarımızı yerine getirmiş miydik? Had you book a double room before you came? Siz gelmeden önce iki kişilik bir oda ayırtmış mıydınız? Had they canceled the exam before the candidates came? Adaylar gelmeden önce sınavı iptal etmişler miydi? NEGATIVE QUESTION / OLUMSUZ SORU-? Hadn’t I, you, we, you, they + verb3 ? / Hadn’t he, she, it + verb3 ? Hadn’t I locked the door? Ben kapıyı kilitlememiş miydim? Hadn’t you taken the pills? Sen hapları içmemiş miydin? almamış mıydın? Hadn’t he turned off his mobile phone before the meeting started? Toplantı başlamadan önce o cep telefonunu kapatmamış mıydı? Hadn’t she passed the exam? O sınavı geçmemiş miydi? Hadn’t it caught the rat? O fareyi yakalamamış mıydı? Hadn’t we won the match? Maçı biz kazanmamış mıydık? Hadn’t you sold the house to them? Evi onlara satmamış mıydınız? Hadn’t they paid the debts? Onlar borçlarını ödememişler miydi? 9 – PRESENT PERFECT CONTINUOUS TENSE –MEKTE -MAKTA Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE / OLUMLU+ I, you, we, they + have been verb-ing? / he, she, it + has been verb-ing? I have been reading a magazine. Bir dergi okumaktayım. You have been watching TV since morning. Sabahtan beri TV seyretmektesin. He has been studying English for two years. O iki yıldır İngilizce çalışmakta. She has been making a cake for her birthday. Doğum günü için kek yapmakta. It has been raining. Yağmur yağmakta. We have been playing tennis. Biz tenis oynamaktayız. You have been talking on the phone for half an hour. Yarım saattir telefonda konuşmaktasın. They have been working hard. Onlar yoğun çalışmaktalar. QUESTION / SORU? have + I, you, we, they + been + verb-ing? / has + he, she, it + been + verb-ing? Have you been reading a magazine? Dergi mi okumaktasın? Has he been studying English for two years? O iki yıldır İngilizce mi çalışmakta? Has she been making a cake for her birthday? Doğum günü için kek mi yapmakta? Has it been raining? Yağmur mu yağmakta? Have you been playing tennis? Tenis mi oynamaktasınız? Have they been working hard? Onlar yoğun mu çalışmaktalar? NEGATIVE / OLUMSUZ- I, you, we, they + haven’t been + verb-ing / he, she, it + hasn’t been + verb-ing I haven’t been reading a magazine. Ben bir dergi okumamaktayım. You haven’t been watching TV since morning. Sabahtan beri TV seyretmemektesin. He hasn’t been studying English for two years. O iki yıldır İngilizce çalışmamakta. She hasn’t been making a cake for her birthday. Doğum günü için kek yapmamakta. It hasn’t been raining. Yağmur yağmamakta. We haven’t been playing tennis. Biz tenis oynamamaktayız. You haven’t been talking on the phone for half an hour. Yarım saattir telefonda konuşmamaktasın. They haven’t been working hard. Onlar yoğun çalışmamaktalar. 10 – PAST PERFECT CONTINUOUS TENSE – MEKTEYDİ -MAKTAYDI Olumlu, olumsuz ve soru şekillerini gösteren tablolar. POSITIVE / OLUMLU+ I, you, we, they, he, she, it + had been + verb-ing I had been reading a magazine. Bir dergi okumaktaydım. You had been watching TV since morning. Sabahtan beri TV seyretmekteydin. He had been studying English for two years. O iki yıldır İngilizce çalışmaktaydı. She had been making a cake for her birthday. Doğum günü için kek yapmaktaydı. It had been raining. Yağmur yağmaktaydı. We had been playing tennis. Biz tenis oynamaktaydı. You had been talking on the phone for half an hour. Yarım saattir telefonda konuşmaktaydın. They have been working hard. Onlar yoğun çalışmaktaydılar. QUESTION / SORU? had + I, you, we, they, he, she, it + been + verb-ing? Had you been reading a magazine? Dergi mi okumaktaydın? Had he been studying English for two years? O iki yıldır İngilizce mi çalışmaktaydı? Had she been making a cake for her birthday? Doğum günü için kek mi yapmaktaydı? Had it been raining? Yağmur mu yağmaktaydı? Had you been playing tennis? Tenis mi oynamaktaydınız? Had they been working hard? Onlar yoğun mu çalışmaktaydılar? NEGATIVE / OLUMSUZ-; I, you, we, they, he, she, it + hadn’t been + verb-ing I hadn’t been reading a magazine. Ben bir dergi okumamaktayıdım You hadn’t been watching TV since morning. Sabahtan beri TV seyretmemekteydin. He hadn’t been studying English for two years. O iki yıldır İngilizce çalışmamaktaydı. She hadn’t been making a cake for her birthday. Doğum günü için kek yapmamaktaydı. It hadn’t been raining. Yağmur yağmamaktaydı. We hadn’t been playing tennis. Biz tenis oynamamaktaydık. You hadn’t been talking on the phone for half an hour. Yarım saattir telefonda konuşmamaktaydın. They hadn’t been working hard. Onlar yoğun çalışmamaktaydılar. NEGATIVE QUESTION / OLUMSUZ SORU-?; hadn’t + I, you, we, they, he, she, it + been + verb-ing? İngilizce Zamanlar konusunda görüşlerinizi yazarsanız seviniriz.

geçmiş zaman ile ilgili ingilizce hikayeler