🐾 Ibadetin Gizliliği Ile Ilgili Ayetler

12. İmam Zeynelabidin: “Selam sana olsun ey Ramazan ayı ki, hiç bir ay seninle fazilette yarışamaz.”. 13. Hz. Muhammed: “Cennet dört kişinin özlemini çeker, biri de ramazan ayında 189) “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Allah’ın kudreti her şeye yeter.”. 190-) “Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, aklını iyi kullananlar için (yol gösterici) belgeler vardır.”. Kuran-ı Kerim`de Oruç ile İlgili Ayetler. Oruç insanoğluna farz kılınmış yani yapılması zorunlu olan ibadetlerden bir tanesidir. Oruç insanoğluna farz kılınmış yani yapılması zorunlu olan ibadetlerden bir tanesidir. Ramazan ayının rahmet ve bereket ayı olarak anılması bu manada çok isabetlidir. 364 günden daha Yetimmalı yemek ile ilgili ayetlerden İsra suresi 34. ayette de Rabbimiz tarafından belirtildiği üzere “Rüşdüne erinceye kadar yetimin malına, onun yararına olmadıkça el sürmeyin. Ahde vefa gösterin; çünkü ahid sorumluluk doğurur.” şeklinde buyrulmuştur. Bu iki ayet üzerine tüm Müslüman âlemi yetimlerin hakkının KUR’AN ‘LA İLGİLİ AYETLER. -Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) / Mâide- 101. Örtünmeyle ilgili Ayetlerve Uyduruk Hadisler. Gerçeği onaylayan erkek ve kadınlar karşı cinsi tahrik etmeyici bir biçimde giyinmeye özen göstermeliler. Gerçeği onaylayan bir kadın, elbisesini bacaklarından aşağı indirmeli (33:59) ve göğsünü örtmeli. Tanrı, bu konuda özellikle esnek bir ifade kullanarak, katı bir ölçü 4 Giriş. GİRİŞ. Cem, sözlük anlamı olarak “toplanmak, bir araya gelmek” demektir. Âyin-i cem (cem âyini), erkân, kurban, kurban hizmeti ya da hizmet adlarıyla anılan, Alevîlere özgü toplu ibâdet biçimidir. Cem âyini, Ruhlar Alemi’nde (ruhlar yaratıldığında) Kırklar’ın yaptığı kabûl edilen Cem’in LO9tMTD. İbadet, insanların yaratıcılarına daha yakın olmak için yerine getirdikleri maddi ve bedeni amellerdir. Kelime-i Şehadet getirmek, Müslüman olmak için ilk olarak koşulan şarttır. Yani bir insanın Müslüman olabilmesi için "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhü ve resûlü" Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir” demek gerekir. Kelime-i Şehadet getiren bir insan İslam’a göre Müslüman sayılır ama bundan sonra da yapması gerekenler vardır. Bunlar; Namaz kılmak, Oruç tutmak, Zekat vermek, Hacca gitmek. İslam’ın 5 temel şartı hem Müslüman olmak için gerekli olan şartlardır hem de ibadettir. Yani yukarıda saydıklarımızın her biri ibadettir. Peki, ibadetlerin bireyler üzerindeki temel etkileri nelerdir? Bu yazımızda tüm etkilerini söyleyeceğiz fakat etkilerin hepsini açıklamak yerine İbadetlerin ahlak gelişimi üzerindeki etkisi hakkında detaylı bilgi vereceğiz. Bireye dengeli bir kişilik yapısı kazanmasını sağlar, Kişiyi gurur ve kibirden uzaklaştırır ve alçak gönüllü yapar, Kötülüklerden uzak durmasını sağlar, Sosyal dayanışma, birlik-beraberlik gibi duyguların gelişmesine yardımcı olur, Başkalarına zarar vermeme bilincine sahip olmasını sağlar. İbadetlerin Ahlak Gelişimi Üzerindeki Etkisi İman ve İslam kavramları arasındaki ilişki başlıklı konumuzda İslam ve imanın bazı ayetlerde bir arada kullanıldığını bazı ayetlerde ise iki farklı şekilde kullanıldığını söylemiştik. Bu yazımız ise o konunun devamı niteliğinde olup iman esasları içerisinde yer alan ibadetler ve ibadetlerin ahlak gelişimi üzerindeki etkilerine yönelik olacaktır. İslam’da ahlakı imandan ayrı tutmak mümkün değildir. Kur’an’ın Müslümanlara emrettiğini yerine getirmek, imanın Müslümanlara yüklediği sorumluluktur. Müslümanlar bu emirlere uyarak sadece ahret yurtlarını güzelleştirmezler aynı zamanda toplum arasında saygın ve dürüst insanlar olmayı da sağlarlar. Zira Kur’an’ın emrettiği emirlere uymak, “Yapın!” dediğini yapmak, “Yapmayın!” dediklerinden uzak durmak, kişinin üstün ahlaka sahip olmasını sağlar. Hz. Muhammed bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır; "Müminlerin iman açısından en mükemmel olanı, ahlâkı en iyi olanıdır." Buhari Tarih boyunca birçok uydurma din, cemaat, topluluk ortaya çıkmıştır ve bunların birçoğu ortadan kaybolmuştur. Bunun nedeni ahlak yönünde herhangi bir emir içermemeleridir. Mesela antik dönemlerde kadınların birer eşya olarak görülmesi, Sosyalizm, Komünizm gibi sonradan türetilen düşüncelerde kadın ve insan emeğinin hiçe sayılması, ahlaktan yoksun olduklarını göstermektedir ve bu dinler ve düşünceler, zaman içinde insanlar tarafından eleştirilmeye başlamış ve en sonunda da geçerliğini yitirmiştir. İslam dini, ibadet etmeyi emrederken sadece spor olsun diye namaz kılmayı emretmemiştir. Nitekim Kur’an’ı Kerim’de “Resûlüm! Sana vahyedilen Kitab´ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah´ı anmak elbette ibadetlerin en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” Ankebût-45 buyurlmaktadır. Ayet-i kerimede açık bir şekilde namazın insanı hayâsızlıktan ve kötülüklerden alıkoyduğunu belirtmektedir. Yani işin özüne inecek olursak; namaz kılan bir insan topluma zarar verecek hareketlerden uzak durur, hırsızlık yapmaz, hak yemez ve bireyler ve toplumlar üzerinde kötü etkisi olan her şeyden uzaklaşır. Ama burada dikkat edilmesi gereken en temel şey, namaz kılarken nasıl ve hangi şartlarda kılınması gerektiğidir. “İbadetin temel ilkeleri” başlıklı konumuzda, ibadetlerin kabul olabilmesi için; istekli ve samimice yapılması ve gösterişten uzak olması gerektiğini söylemiştik. Yani ihlasla ve sadece Allah’ın rızasını kazanmak için ibadet edilmelidir. Bu şekilde kılınan namaz ve diğer ibadetler, kişinin daha ahlaklı olmasını sağlar. Kişilerin ibadetlerini düzenli şekilde yerine getirmeleri, kişinin güzel ahlaklı olmasını sağlar. Alışkanlık haline getirerek ibadetlerine devam eden insan ise güzel ahlakın ve doğru ilkelerin insan üzerinde etkili bir kalkan haline gelmesini sağlar. Bireye dengeli bir kişilik yapısı kazanmasını sağlar Dengeli bir kişiliğe sahip olmak ahlaktandır. Yani bir kişi eğer ibadetlerine devam ederse ahlakı güzelleşir ve herkes tarafından beğenilen bir kişiliğe bürünmesini sağlar. Mesela hakkıyla ibadet eden bir insan, boş konuşmaktan kaçınır çünkü bu da İslam dininin bir emridir. Yani zamanla bireyin dengeli bir kişilik yapısı kazanmasına yardımcı olur. Kişiyi gurur ve kibirden uzaklaştırır ve alçak gönüllü yapar Kibir ve gurur, ahlakı oturmamış insanlarda daha fazla görülür. Ama ibadet eden bir insan, boyun eğecek bir yaratıcının olduğunu idrak eder ve kendisinin de diğer insanlardan farklı olmadığını, üstün olmadığını anlar ve böylelikle gurur ve kibirden uzaklaşmasını sağlar ve böylelikle bireyin alçak gönüllü olmasını sağlar. Kötülüklerden uzak durmasını sağlar Bir Müslüman namaz başta olmak üzere diğer tüm ibadetlerin tesirinde kalır. İstisnalar elbette kaideyi bozmaz ama namaz kılan bir insan aynı zamanda kötülük yapmaz veya kötülük yapsa bile namaz kıldığı esnada Allah’ın huzurunda olduğunu hatırlar ve böylelikle işlediği kötülükten dolayı utanç ve pişmanlık duyar, bir daha da o kötülüğe bulaşmaz. Sosyal dayanışma, birlik-beraberlik gibi duyguların gelişmesine yardımcı olur İslam, sosyal dayanışmayı emreder. Çünkü insanların birbirine yardım etmesi, ahlakın bir parçasıdır. Başında da söylediğimiz gibi ahlakı imandan ayırmak mümkün değildir. Mesela sadaka vermek veya zekât vermek, akraba ziyaretinde bulunmak da birer ibadet hükmündedir. Bu ibadetleri yerine getiren ve bunları hayatının birer parçası olarak gören kişiler daha sosyal olurlar ve birlik-beraberlik konusunda diğer insanlara göre daha hassas olurlar. Başkalarına zarar vermeme bilincine sahip olmasını sağlar En ahlaklı insan, başkasına zarar vermeyen insandır. Müslümanlar, ibadet ederken sadece ahretlerini düzene sokmak için ibadet etmezler aynı zamanda dünyalarının da düzelmesi için ibadet ederler. Başkalarına zarar vermek, ahlaklı bir davranış değildir. İbadetleri hayatında doğru şekilde enegre eden Müslümanlar, başkalarına zarar vermek bir yana sürekli başkalarına faydalı olma eğiliminde olurlar. İnsanların faydalanması için ağaç ekerler, yol yaparlar, kütüphaneler oluştururlar. Çünkü İslam, aynı zamanda ibadetin yanından insanlara faydalı olmayı da emretmektedir. Önerilen İçerik İbadet Nedir, Nasıl Yapılır, Amacı Nedir ve İbadet Çeşitleri Nelerdir? / DİN İbadet ile İlgili Sözler İbadet kulun Allah’a olan bağlılığının şekil bulmuş halidir. Bir erkeğin bir kıza aşkını daha çok göstermesi ve pekişmesi için sadece sevmesi yetmez. Bu sevgiyi güzel sözler veya değerli bir hediye ile taçlandırmak aşka olan inancı arttırmaktadır. Bu örnekte olduğu gibi Allah’ın kulun ibadetine ihtiyacı yoktur. Fakat bunun için ibadet yapılmaz denmemeli ve bu bağlılığın harekete dökülmesi önemlidir. Kulun cennete girmesi için yaptığı davranış ve ibadetlere bağlıdır. Ama sadece ahreti değil ibadetler gündelik yaşamı da düzene koymakta ve daha temiz bir hayat yaşanmasını sağlamaktadır. Bu bakımdan ibadetin önemi tartışılmaz bir durumdadır. İbadet ile ilgili sözler insanı dine daha çok bağlamaya yönelik söylenmektedir. İbadetlerin çeşitliliği ve sadece fiziki olarak yapılanlar değil kalben yapılan ibadetlerin de Allah katında çok değerli olduğu vurgulanmaktadır. İbadetsiz bir hayatın değersiz olduğunun önemi algılanmalıdır. İnsanın bu ibadetlere muhtaç olduğu açıkça ortadadır. Bu sözlerle Allah’ın huzuruna giden insanın şeytana kul olmayacağı ve hem dünyasını hem de ahiretini kurtaracağı belirtilmektedir. İbadet ile İlgili Sözler Dua da bir ibadettir. Allah’a kul olmayan davasına er olamaz. Necmettin Erbakan Bir anlık tefekkür, bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır. İlim ağaç yerindedir, ibadet de onun meyvesidir. İmam-ı Gazali Allah’ı bilene, ağır gelen bir ibadet yoktur. İbn-i Ata Azıcık dünyalık, insanı fazlasıyla ahiret amelinden alıkoyar! Ebû Hâzim Rasulullah, Ramazanın son on gününde çok ibadet ederdi. Hz. Aişe Bir saat düşünceye dalmak, altmış yıl ibadetten hayırlıdır. Şems -i Tebrizi İbadet, bir sanattır, dükkanı halvettir, aleti ise açlıktır. Sakık-ı Belhi En kıymetli ibadet, Allah’ın dinini, onun kullarına yaymaktır. İmam Rabbani Kim bildiği ile amel ederse, Allah’ın gerçek dostu olur. Hasan-ı Basri Asiller, günahtan tövbe ederler. Arifler, ibadetten istiğfar ederler. Şeyh Sadi Rabbine ne kadar muhtaç isen, ona o kadar ibadet et. Lokman Hekim Sadaka, bedeni ibadetlerden ve nafile ibadetlerden üstündür. S. Ahmed Rufai Kötülüğün giremediği tek yer, alın ile secde arasıdır. Muhyiddin Şekûr Zamansız ölmekten korkma, namazsız ölmekten kork. Arnavutköy Camii İmamı Bir saatlik tefekkür, yetmiş yıllık ibadetten hayırlıdır. Hacı Bektaşi Veli İbadet; emredilenlerle amel edip, yasak edilenlerden sakınmaktan ibarettir. Hz. Hüseyin Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise “Ben oruçluyum” desin. Hz. Muhammed Allâh Teâlâ, kulunu helâl peşinde koşmaktan yorulmuş vaziyette görmeyi sever. Hadîs-i Şerîf Ne kadar ibadet ederseniz o kadar kıymetli olursunuz. Mahmud Ustaosmanoğlu İbadetlerin hepsini kendine toplayan ve Allah’a çok yaklaştıran şey namazdır. İmam-ı Rabban Size zor gelen o bir secde var ya, binlerce secdeden kurtarır sizi. Muhammed İkbal Anlamadan ibadet yapan bir abid, gece ev yapıp da, gündüzün yıkan kişi gibidir. Hz. Muhammed Üç damla kutsaldır; Kandamlası; şehadet, ter damlası; bereket, göz damlası; ibadet. İbadet, Allah’ın huzurunda kendini aşağı, eksik, kusurlu ve kırık bulmaktan ibarettir. İmam Rabbani Tanrı ibadetine bilgi ile yaklaş, bilgi cehennem kapısını mühürler. Yusuf Has Hacib Eğer daima genç kalmak isterseniz; namuslu ve iffetli yaşayın, çok çalışın ve ibadet yapın. Life Today Dünya işlerinde bir darlığa ve sıkıntıya düşen kimse, ibadete yönelmelidir. İmam Şafi Kerem dünyayı ona muhtaç olana vermen ve kendisine muhtaç olduğun Allah’a yönelmendir. Ebu Hafs Gerçekten yüksek bir zat, ibadet ettikçe tevazu artar. Aşağı kimse ise bunun aksinedir. Yahya Bin Halid İbadetin ruhu ihlastır; ihlas ise yapılan ibadetin, yalnız emredilmiş olduğu için yapılmasıdır. Nursî Namaz, nefis temizliğinin sebeplerinden biridir, o şükür ve kulluğun, en yüksek belirtisidir. Said Havva Oruç, vücudun senelerce depo ettiği zehirleri ve pislikleri, dışarıya atmanın en tabii yoludur. Hellmut Lutener İbadet ihlas ile olursa, yani halis Allah İçin olursa iyidir. İhlassız ibadet, içsiz kabuğa benzer. Şeyh Sadi Nefse günahlardan kaçmak, ibadet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır. İmam-ı Rabbani Amel de ibadet de insanı cennete götürür ama edep insanı Mevla’ya götürür. Mahmud Usta Osmanoğlu Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır. Hz. Muhammed Şurası muhakkak ki oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır. Hz. Muhammed Gelecekte doktorların hastalarına yazacakları reçete, Müslümanların kıldığı namaz ve tuttuğu oruç olacaktır. Bernard Shaw Nafile ibadetlerin farzlar yanında kıymeti okyanus yanında bir damla su gibi bile değildir. İmam-ı Rabbani Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine müteakip hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin. Hz. Muhammed Hangi köle kaçarsa bilsin ki ondan zimmet garanti kalkmıştır dönünceye kadar namazı kabul edilmez. Hz. Muhammed Namaz kılmaktan yay, oruç tutmaktan çivi gibi olsanız da, haram ve şüpheli şeylerden kaçmadıkça Allah o ibadetleri kabul etmez. Abdullah Bin Ömer Maharet güzeli görebilmektir sevmenin sırrına erebilmektir. Cihan alem herkes bilsin ki şunu en büyük ibadet sevebilmektir. Yunus Emre Kim güzel bir abdest alır sonra kalkıp farz namazını kılarsa ayağıyla yürüdüğü eliyle tuttuğu kulaklarıyla dinlediği gözleriyle baktığı ve içinden geçirdiği günahları bağışlanır. Ebu Ümame Bir defa ibadetin sana yeteceğini sanıyorsun? Dağın eteğinde bir kez doyurduğun at ile koca dağı aşabileceğini mi sanıyorsun? İmam Rabbani Mahatma Gandhi’nin özellikle siyasiler için yanlışlar sıralaması İlkesiz siyaset, Emeksiz zenginlik, Vicdansız haz, Niteliksiz bilgi, Ahlaksız ticaret, İnsaniyetsiz bilim, Özverisiz ibadet. Kim bir oruçluya iftar ettirirse kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. Hz. Muhammed Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde buyuruyor ki Kasten namaz kılmayanın diğer amellerini Allah-ü tela kabul etmez. Tevbe edinceye kadar da Allah’ın himayesinden uzak olur. İnsanlar birbirlerine yahut haksız mala, meşru olmayan paraya veya rütbe ve mevkilere yiyecek ve içeceklere ibadet ediyorlar da, Allah’a ibadet ediyoruz sanında bulunuyorlar. Şeyh Bedreddin İslam’ın düğmeleri düğme düğme çözülecek. Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır. Hz. Muhammed Hiçbir insan ibadeti cennete koyamaz. Allah’ın lütuf ve merhameti sarmadıkça beni bile ibadetlerim cennete götüremez. O halde ibadetlerinizde aşırılıktan sakının ve Allah’a yaklaşınız. Hz. Muhammed Allah’ın sana kader ettiği rızkın peşinde koşuyorsun da Allah’ın senden istediği ibadeti yapmıyorsun! Sen körsün. Senin basiretinin kör olduğuna alâmettir bu. Sen Allah’ın rızkı garanti ettiğini bilmiyor musun? Mahmud Esad Çoşan Kişinin namazı, kendisi için evinde bir nurdur, kişi, kalkıp namaza başladığı zaman, günahları başı üstünde asılır ve kişi her bir secdeye vardıkça, günahlarından bir tanesi dökülür. Zeyd bin Sabit İbadet Tanımıİbadet kelimesinin Türk Dil Kurumuna göre tanımı şöyle;isim, din b. *** Bir dinin buyruklarını yerine getirme; “Babamla gittiğim bayram namazlarından başka ibadet bilmezdim.” – Y. K. BeyatlıKur’an-ı Kerim’de İbadet Hakkındaki Ayetler Hangileri?NOT AYETLERİN TÜRKÇE MEALLERİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ RESMİ İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR. Sponsorlu Bağlantılar Fâtiha Sûresi 5. Ayet; Allahım! Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım Sûresi 128. Ayet; “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”Bakara Sûresi 133. Ayet; Yoksa siz Yakub’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da, “Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilahı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler ona boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?Bakara Sûresi 200. Ayet; Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık cahiliye döneminde atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah’ı anın. İnsanlardan, “Ey Rabbimiz! Bize vereceğini bu dünyada ver” diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi İmrân Sûresi 51. Ayet; “Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse ona ibadet edin. İşte bu, doğru yoldur.”Nisâ Sûresi 36. Ayet; Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. Sponsorlu Bağlantılar Nisâ Sûresi 172. Ayet; Mesih de, Allah’a yakın melekler de, Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah’a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, onların hepsini huzuruna Sûresi 72. Ayet; Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa artık Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”En’âm Sûresi 162. Ayet; Ey Muhammed! De ki “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.”A’râf Sûresi 139. Ayet; Şüphesiz bunların din diye içinde bulundukları şey yok olmaya mahkumdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır.” Sponsorlu Bağlantılar A’râf Sûresi 206. Ayet; Şüphesiz Rabbin katındaki melekler O’na ibadet etmekten büyüklenmezler. O’nu tespih ederler ve yalnız O’na secde Sûresi 31. Ayet; Yahudiler Allah’ı bırakıp, hahamlarını; hırıstiyanlar ise rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır. Sponsorlu Bağlantılar Tevbe Sûresi 112. Ayet; Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri Sûresi 28. Ayet; Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz günü düşün. Artık onların ortak koştuklarıyla aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki “Siz bize ibadet etmiyordunuz.”Yûnus Sûresi 29. Ayet; “Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şâhit olarak Allah yeter.”Yûnus Sûresi 104. Ayet; De ki “Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim. Bana mü’minlerden olmam emrolundu.” Sponsorlu Bağlantılar Hûd Sûresi 1/2. Ayetler; Elif Lâm Râ. Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi bulunan ve her şeyden hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem eksiksiz, sağlam ve açık kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. De ki “Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”Hûd Sûresi 50. Ayet; Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. Hûd şöyle dedi “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Ondan başka sizin hiçbir ilahınız yoktur. Siz, sadece iftira ediyorsunuz.”Hûd Sûresi 61. Ayet; Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka hiçbir ilahınız yok. O sizi yeryüzünden topraktan yarattı ve sizi oranın imarında görevli ve buna donanımlı kıldı. Öyle ise ondan bağışlanma dileyin; sonra da ona tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap Sûresi 84. Ayet; Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O şöyle dedi “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.” Sponsorlu Bağlantılar Ra’d Sûresi 14. Ayet; Gerçek dua ancak O’nadır. O’ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kâfirlerin duası daima boşa Sûresi 99. Ayet; Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet Sûresi 110. Ayet; De ki “Ben de ancak sizin gibi bir insanım, Ne var ki bana, Sizin ilah’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”Meryem Sûresi 65. Ayet; Allah göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O’na ibadet et ve O’na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O’nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?Tâhâ Sûresi 14. Ayet; “Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.” Sponsorlu Bağlantılar Enbiyâ Sûresi 19. Ayet; Göklerde ve yerde kim varsa hep onundur. O’nun katındakiler ne ona ibadetten çekinir ve büyüklenir ne de yorgunluk ve bıkkınlık Sûresi 25. Ayet; Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilah yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye Sûresi 73. Ayet; Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden Sûresi 84. Ayet; Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik. Sponsorlu Bağlantılar Enbiyâ Sûresi 92. Ayet; Şüphesiz bu İslâm, tek ümmet din olarak sizin ümmetiniz dininizdir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk Sûresi 11. Ayet; İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse gerisin geri küfre dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta Sûresi 67. Ayet; Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O halde din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol Sûresi 77. Ayet; Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. Sponsorlu Bağlantılar Mü’minûn Sûresi 32. Ayet; Onlara, kendilerinden, “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber Sûresi 55. Ayet; Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir. Sponsorlu Bağlantılar Furkân Sûresi 55. Ayet; Onlar, Allah’ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kâfir, Rabbine karşı şeytana arka Sûresi 91/92. Ayetler; De ki “Bana ancak, bu beldenin Mekke’nin; onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa de ki “Ben ancak uyarıcılardanım.”Ankebût Sûresi 45. Ayet; Ey Muhammed! Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak olan namaz elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı Sûresi 56. Ayet; Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım yeryüzü geniştir. O halde ancak bana kulluk Sûresi 2. Ayet; Ey Muhammed! Şüphesiz biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk Sûresi 3. Ayet; İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. Onu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah yalancı ve nankör olanları doğru yola Sûresi 9. Ayet; Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür, yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt Sûresi 11. Ayet; De ki “Şüphesiz bana, dini Allah’a has kılarak O’na ibadet etmem emredildi.”Zümer Sûresi 14. Ayet; De ki “Ben dinimi Allah’a has kılarak sadece O’na ibadet ediyorum.”Zümer Sûresi 15. Ayet; “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu apaçık hüsranın ta kendisidir.”Mü’min Sûresi 60. Ayet; Rabbiniz şöyle dedi “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.”Fussilet Sûresi 37. Ayet; Gece, gündüz, güneş ve ay Allah’ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah’a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah’a secde Sûresi 20. Ayet; “Eğer Rahmân dileseydi biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan Sûresi 6. Ayet; İnsanlar kıyamet günü toplandığında, o taptıkları kendilerine düşman oluverir, onların ibâdetlerini de inkâr Sûresi 56. Ayet; Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye Sûresi 5. Ayet; Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler Sûresi 19. Ayet; “Allah’ın kulu Muhammed, O’na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.”Müzzemmil Sûresi 6. Ayet; Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, bu ibadetteki sözler Kur’an ve dua okuyuşlar ise daha düzgün ve Sûresi 8. Ayet; Ancak Rabbine yönel ve yalvar. On bir ayın sultanı Ramazan ayına son bir hafta kaldı. Manevi havasıyla gönüllere ferahlık veren, tutulan oruçlarla nimetlerin değerini anladığımız, yardımlaşmanın ve kardeşliğin önemini daha fazla hissettiğimiz Ramazan ayı kapımızı çalmak üzere. Bu mübarek ayı en güzel şekilde nasıl değerlendirebiliriz? Ramazan ayının önemi nedir? Ramazan ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir? Oruç tutmanın faydaları nedir? İşte haberimizin detayları sizlerle... Abone Ol Haber Merkezi 28 Mart 2022, 1721 Son Güncelleme 28 Mart 2022, 1723 Yeni Şafak Ramazan ayı ile ilgili ayet ve hadisler Bir yılın ne mübarek ve en kıymetli ayı Ramazan ayına son bir hafta kaldı. İslam kültüründe adeta günahlardan arınma, kötü huyları terk etme ve hem maddi hem de manevi yönden sevap kazanma olarak yer edinen ramazan ayında yapılan ibadetler ya da tutulan oruçlar kadar bilinçlenmek ve doğru olanı uygulamak da gerekmektedir. On bir ayın sultanı Ramazan ayına son bir hafta kaldı. Manevi havasıyla gönüllere ferahlık veren, tutulan oruçlarla nimetlerin değerini anladığımız, yardımlaşmanın ve kardeşliğin önemini daha fazla hissettiğimiz Ramazan ayı kapımızı çalmak üzere. Bu mübarek ayı en güzel şekilde nasıl değerlendirebiliriz? Ramazan ayının önemi nedir? Ramazan ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir? Oruç tutmanın faydaları nedir? İşte bütün detaylar... Ramazan ayı ile ilgili ayet ve hadisler Ramazan ayının önemi nedir?Rabbimizin kelamıyla, Allah Rasulü’nün sözleriyle bizlere apaçık bir şekilde rehberimiz Kuran’ı Kerim, bu ayda inmiştir.Ramazan ayı içerisinde insanlar için hidayet rehberi, doğruyu gösteren apaçık belgeleri kapsayan ve hak ile batılı birbirinden ayıran kitap olarak Kur'an'ın indirilmiş olduğu aydır. Sizden kim bu aya erişirse onda oruç tutsun. Kim de hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günlerin sayısınca başka günlerde tutar. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez...’’[1] Ve oruç, bizden önceki ümmetlere de farz kılınmıştır. Ramazan ayı ile ilgili ayet ve hadisler Ramazan ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir?Nisâ SûresiBir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. Öldürülen kimse mü’min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkân bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Nisâ Sûresi 92Mâide SûresiAllah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim bu imkânı bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size âyetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz. Mâide Sûresi 89Ey iman edenler! İhramlı iken karada av hayvanı öldürmeyin. Kim ihramlı iken onu kasten öldürürse kendisine bir ceza vardır. Bu ceza, Kâ’be’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. Bu yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. Mâide Sûresi 95Tevbe SûresiBunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele. Tevbe Sûresi 112Meryem Sûresi“Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı oruç adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de. Meryem Sûresi 26Ahzâb SûresiŞüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mü’min erkeklerle mü’min kadınlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a derinden saygı duyan erkekler, Allah’a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. Ahzâb Sûresi 35Mücâdele SûresiKim köle azat etme imkânı bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah’a ve Resûlüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için elem dolu bir azap vardır. Mücâdele Sûresi 4Tahrim SûresiEğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. Tahrim Sûresi 5Kadir SûresiBiz onu Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh Cebrail, her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. Kadir Sûresi 1-5 Ramazan ayı ile ilgili ayet ve hadisler Ramazan ayı ile ilgili hadisler“Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır; birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” Buhari, Savm 9; Müslim, Sıyam 163“Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’ tan bekleyerek orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” Buhari, İman 28, Savm 6“Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” Buhari, Savm 5“Ramazan ayında yapılan umre tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.” Buhari, Umre 4“Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” Tirmizi, Savm 82“Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.” Nesai“Ey iman edenler! Sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç size de yazıldı farz kılındı. Umulur ki sakınırsınız.” Bakara Suresi, 183. Ayet“Oruç tutanın uykusu ibadet, susması tesbih, ameli kabul ve duası müstecab olur.” Resulullah sorulsa ki, neden ramazan ayının orucu bundan az veya fazla farz kılınmadı? Şöyle cevap verilir Çünkü bu, zayıf ve güçlünün gücünün yettiği bir miktardır.” İmam Rıza rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teala bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” Buhari, Cihad 36; Müslim, Sıyam 167- 168Ramazan ayında dikkat edilmesi gerekenlerGözlerini haramdan uzak tövbeni yapmaya çalış, kötülükten uzak affı için Allah’a ümidini diri günahlarının bağışı için ameller edinmek için motivasyonunu yüksek tut. Ramazan ayı ile ilgili ayet ve hadisler Sahur yapmanın önemi nedir?Enes’den rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu"Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır." Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45 Sahur ile sabah namazı arasıZeyd İbni Sâbit dedi ki Biz Resûlullah ile birlikte sahur yemeği yedik sonra da sabah namazını yemeği ile sabah namazı arasında ne kadar zaman geçti? diye soruldu. "Elli âyet okuyacak kadar" cevabını verdi. Buhârî, Savm 19; Müslim, Sıyâm 47Sahurda ibadetİbni Ömer dedi ki, Resûlullah’ın iki müezzini vardı Bilâl ve İbni Ümmü Mektûm. Resûlullah şöyle buyurdu"Bilâl geceleyin erkence ezan okur. Siz İbni Ümmü Mektûm ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz."İbni Ömer, "Bu ikisinin arasındaki zaman, biri inip diğeri çıkıncaya kadar geçen vakitten ibaretti" demiştir. Buhârî, Ezân 11, 13, Şehâdât 11, Savm 17 Ramazan ayı ile ilgili ayet ve hadisler İftar ile ilgili hadislerİftar vermenin sevabı nedir?Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî’den rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu"Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez." Tirmizî, Savm 82Oruç açmakta acele edinizSehl İbni Sa'd’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu"Oruç açmakta acele ettikleri sürece Müslümanlar hayır üzere yaşarlar." Buhârî, Savm 45; Müslim, Sıyâm 48Akşam namazından önce orucu açmakEbû Atıyye dedi ki, ben ve Mesruk, Hz. Ayşe’nin yanına gittik. Mesruk ona- Muhammed’in ashâbından iki kişi var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar. Ancak bunlardan biri akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele ediyor, diğeri ise hem akşam namazını hem de iftarı geciktiriyor, dedi. Bunun üzerine Ayşe- Akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele eden kimdir? diye da- İbni Mesut’u kastederek Abdullah'tır, cevabını verdi. Bunun üzerine Ayşe- Resûlullah da öyle yapardı, dedi. Müslim, Sıyâm 49-50.Oruç açmakta acele etmekEbû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah dedi ki“Allah Teâlâ şöyle buyurdu Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır." Tirmizî, Savm 13Sahâbeden Selmân İbni Âmir ed-Dabbî’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu"Herhangi biriniz iftar etmek istediği zaman orucunu hurma ile açsın. Hurma bulamazsa, su ile iftar etsin. Su temizdir." Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Zekât 26, Savm 10.Enes ki Resûlullah akşam namazından önce bir kaç taze hurma ile orucunu açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru bir hurmacıkla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi. Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Savm 10Teravih namazının önemi nedir?Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu"Kim Ramazan’ın faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek terâvih namazını kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır." Buhârî, Îmân 37 ; Müslim, Müsâfirîn 173, 174.Peygamberimiz, Teravih namazını sünnet Efendimiz buyurur“Allâh Teâlâ Ramazan’da orucu farz kıldı, ben de terâvîh namazını sünnet kıldım.” İbn-i Mâce, Salât, 173Kadir gecesinin önemi nedir? Kadir gecesi ile ilgili hadisler nelerdir?Kadir Gecesi’ni değerlendirmenin ecriEbû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu"Faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır." Buhârî, Îmân 25, 27, 28, 35, Savm 6, Terâvih 1, Leyletü'l-kadr 1; Müslim, Müsâfirîn 173-176.Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 7 gecesi arayınAbdullah İbni Ömer’dan rivayet edildiğine göre, bir grup sahâbî, rüyalarında Kadir gecesinin Ramazan’ın son yedi gecesinde olduğunu görmüşler ve bunu Hz. Peygamber'e bildirmişlerdi. Bunun üzerine Resûlullah şöyle buyurdu- "Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, Ramazan’ın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O halde Kadir gecesini arayan onu Ramazan’ın son yedi gecesinde arasın!" Buhârî, Leyletü'l-kadr 2, Ta'bîr 8; Müslim, Sıyâm 205 -206.Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 10 günü rivayet edildiğine göre Resûlullah Ramazan ayının son on gününde câmiye kapanır ibadete soyunur ve şöyle buyururdu"Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içinde arayınız!" Buhârî, Leyletü'l-kadr 3; Müslim, Sıyâm 219.Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 10 günü tek gecelerde arayınHz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu"Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde arayın!" Buhârî, Leyletü'l-kadr 3Peygamberimizin Ramazan’da son 10 günüHz. Ayşe şöyle dediRamazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi. Buhârî, Leyletül-kadr 5;Kadir Gecesi nasıl dua edilir?Hz. Ayşe şöyle dedi- Ey Allah’ın Resulü! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim? diye "Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye dua et" buyurdu. Tirmizî, Daavât 84.Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resûlullah, Ramazan’da diğer aylardan daha fazla kulluk yapmaya çalışırdı. Ramazan’ın son on gününde de Ramazan’ın öteki günlerinden daha fazla ibadet ederdi. Müslim, İ'tikâf 8. Ayrıca bk. Tirmizî, Savm 72; ÖZGÜN Cuma mesajları! Anlamlı, kısa, dualı, resimli, en güzel cuma mesajları ve sözleri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz. ibadetlerin bireysel ve toplumsal faydaları ile ilgili ayetler Kayıtsız Üye ibadetlerin bireysel ve toplumsal faydaları ile ilgili ayetler eklermisinizCevap ibadetlerin bireysel ve toplumsal faydaları ile ilgili ayetler Menekşe İbadetlerin Bireysel Faydaları İbadetlerin bireysel faydalarını şöyle açıklayabiliriz 1. İbadetler İnsanın Yaratanı İle İlişkisini Güçlendirir İnsan, belirli vakitlerde ibadetlerle Yaratıcısına karşı sevgisini ve şükrünü ifade eder. Sadece Allah’ın rızasını kazanmak için, gösterişten uzak yapılan ibadetlerin ödüllendirileceği haber verilmektedir. Allah’a gönülden yönelme olan ibadet, Onun eşsiz büyüklüğü karşısında insanın güçsüzlüğünü anlama halidir. İbadetlerin özünde, insanının Yaratanı hatırlaması, kulluk bilincini gönlüne yerleştirmesi, verilen sonsuz nimetlere karşı teşekkür etme duygusu vardır. İbadet, birey ile Yaratıcı arasında manevi yakınlaşma sağlar. Belirli vakitlerde Allah’a yönelmek, insanın yaratan ile ilişkisini güçlendirir. İbadetler, Allah’ın rızasını kazanmak için yapılır. Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde bu gerçek dile getirilmiştir “Beni anın hatırlayın ki ben de sizi anayım.” Bakara Suresi 152. ayet., “…De ki, Benim namazım, ibadetim… hep Alemlerin Rabbi olan Allah’adır.” Enam Suresi 162. ayet., “Şüphe yok ki ben Allah’ım! Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.” Taha Suresi 14. ayet.. İbadetler insanın vicdan muhasebesi yapmasına olanak tanır. Kişi yaptığı kötü davranışlardan kurtulup, güzel ahlak sahibi olmasına fırsat tanır. İbadetlerde süreklilik esastır. Allah Kur’an-ı Kerim’de, “… ölüm gelip çatıncaya kadar Rabb’ine ibadet et.” Hicr Suresi 99. ayet. buyurmaktadır. Kur’an’da yer alan temel ibadetler namaz, oruç, hac ve zekattır. Zamana ve mekana bağlı olarak yapılan bu ibadetlerin yerine getirilmesinde birey ve toplum açısından ortak hedefler gözetilmiştir. Kişi, namaz kılmakla bütün vücuduyla yaratıcısına teşekkürlerini sunar. Gün boyu defalarca ve sürekli olarak yapılan namaz ibadetiyle Allah’ın hoşnutluğu kazanılmaya çalışır. Bütün ibadetler sadece Allah’ın rızasını kazanmak için yapılır. Oruç ile nefsini terbiye eden insan toplumdaki aç insanları n hallerini anlar. Hac ibadetiyle kişi, maddi ve manevi yönden bir bütün olarak Allah’a yönelip, ondan bağışlanma ister. Tüm bunların sonunda kişi Yaratan ile ilişkisini gözden geçirip, onunla ilişkisini güçlendirir. Anlatım Sadullah Sarı 2. İbadetler İnsanın İç Dünyasını Aydınlatır İbadetler, bireylerin ruhlarını, iç dünyalarını çeşitli sıkıntı ve streslerin olumsuz etkilerinden korur. İbadet eden kimse, görevini yerine getirmenin bilinci ile mutlu ve huzurlu olur. İç huzurunu sağlayan kişi, gelecekle ilgili yersiz korku ve endişelerden uzak olup çevresine yardımcı olur. Böylece, ibadetler hem insanın beden ve ruh sağlığını koruyucu hem de kişiliğini geliştirmesi bakımından önemli rol oynar. Kişi ibadet etmekle, dış dünyanın karmaşıklığından, modern yaşamın temposundan uzaklaşır, kendiyle baş başa kalır. İbadet, insanın iç dünyası aydınlatır. İbadet etmek bireyin iç dünyasında olumlu davranışların oluşmasına katkı sağlar. İbadetler sayesinde kişi, nefsin bitip tükenmeyen istek ve arzularından uzaklaşıp, iç huzuru yakalar. Nitekim Kur’an bu gerçeği şu şekilde dile getirmektedir “ Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”. Rad Suresi 28. ayet.. Duanın; kendini ifade etme, yardım ve gözetilme isteği, namazın; yaratıcıyla iletişim kurma, orucun; yeme, içme, zekat ve sadakanın; aşırı mülk edinme ve paylaşma konularında bireylerin istek ve arzularını düzenleme gibi birçok olumlu etkileri olduğu gözlenmektedir. İbadetler, bireyin beden ve zihin faaliyetlerinde bir bütünlük oluşturur. Bu uyum, insandaki tatminsizlik, huzursuzluk gibi kötü duyguların azalmasına neden olur, mutlu ve huzurlu bir yaşamın penceresini aralamasına yardımcı olur. Nitekim, Alak Suresi 14 ve 15. ayetlerde bu durum şu şekilde dile getirilmiştir “ Bu dünyada arınmayı başaran mutluluğa ulaşır, mutluluğa ulaşan bu kimse de rabbinin adını hatırlayan ve ona ibadet edendir.” İbadetlerin ayrıca, güçlüklere katlanma, kişiliği geliştirme, zorluklara tahammül etme, olgunlaşıp yararlı bir birey olma ve zaman planlaması gibi birçok yararlı sonuçları vardır. Sürekli olarak yapılan ibadet, bireylerde iradenin güçlenmesine, iç disiplinin oluşmasına imkan tanır. Bu durum kişideki güven duygusunun gelişmesini sağlar. Bireyin karşılaştığı olumsuzluklar karşısında, yılgınlık göstermeden mücadele azmi ve kararlılığı oluşur. Nitekim Kur’an bu durumu şöyle açıklamaktadır “ …Tarafımdan size bir yol gösterici gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur. Ve onlar üzülmeyeceklerdir…” Bakara Suresi 38. ayet.. Günde beş vakit kılınan namazla kişi, zamanını planlar, gününü iyi değerlendirir. Namazla Yaratıcının huzuruna çıkan insan, kendisinin görülüp gözetildiğini bilir. Bu bilinç onu, Allah’ı sevmeye, Onun emir ve yasaklarına uymaya yöneltir. Oruç, iradeyi güçlendirir, nefsin yeme, içme gibi en temel gereksinimlerden uzak kalarak zorluklarla mücadele etme gücü, kararlılığı ve güveni verir. İsteklerine ibadetler yoluyla sınırlar. Anlatım Sadullah Sarı İbadet, günlük meşgale ve faaliyetler arasında Allah’a yöneliş gibi önemli bir vazifenin bulunduğunu insanlara hatırlatır. İnsanı dünyanın küçük ihtiraslarından sık sık kurtarıp Allah huzuruna davet eder, vicdan muhasebesine çağırır. Ruhlara huzur ve inşirah verir. İbadetler, dini hisler ve heyecanların maddi tezahürleridir. Bunlar suni değildir. Dini hayat yaşayan bir ferdin, inandığı kutsi varlık karşısında duyduğu heyecanın hareket şeklinde ifadesidir. Hem ibadet, kulun Rabbine ihtiyaçlarını arz etmesi, O’na dua ile sığınmasıdır. Bu sığınmayla insanın kalbi ve ruhu her türlü elem ve kederden kurtulup sürur ve rahata kavuşur. Buna ise kul muhtaçtır. İbadetlerden namazı ele alalım; Allah’ı anmak demek olan namaz insanın hem bedenine, hem ruhuna şifadır. “Onlar inanmışlar, kalpleri Allah’ı zikretmekle huzuru kavuşur”Ra’d28; Rablerinden korkanların, bu Kitap’tan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah’ın zikriyle yumuşar ve yatışır’Zümer 23. Ve bir hadiste “Namazda şifa vardır. “İbn Mace Tıbb, 1O buyrulmaktadır. Diğer taraftan namaz insanın yalnızlık psikolojisine de çaredir. İnsanların birbirinden isteyerek veya istemeyerek uzaklaştıkları ve ferdiyetçiliğin giderek hâkim olduğu bugünkü medeniyetin bir hastalığı da, yalnızlık hissidir. Namaz, ister ferden, isterse cemaatle kılınsın, her iki halde de insanın yalnızlık hissini en az günde beş kere giderebilmektedir. Çünkü o, yalnız kılındığı halde insanı Allah’ın huzuruna götürmekle, insana yalnız olmadığını hatırlattığı gibi, cemaatle kılındığı halde insanı yine hem Allah ile karşı karşıya getirmekle, hem de diğer insanlarla bir arada bulundurarak yalnızlık hissini giderir. Bu açıdan özellikle cemaatle kılınan namaz daha önemli ve tesirlidir. Boston hastanesinden Dr. Rose Halferding diyor ki “Ruhsal sıkıntı için şifa verici devalardan biri de, hastanın güvendiği birine dertlerini açmasıdır. Hastalar şikâyetlerini uzun uzun ve tafsilatlı olarak anlatınca ruhi istikrarsızlık zihinlerinden kayboluverir. Sadece şikâyetlerin kayboluvermesi bunun için şifadır. Dr. Nevfel ise; “Ruh doktorları dert açacağımız şahsı seçmemizi tembih ederler. Çünkü her şahsa dert açılması mümkün değildir. Kendisine dert açılan adamın doktor, kanun veya din adamlarından biri olması da şart değildir. Asıl mühim olan, bu şahsın duyan, anlayan ve yardım eden biri olduğunu hissetmektir. Dr. Polat Has -Sadeleştirilmiş ve özetlenmiştir. – [url] 3. İbadetler İnsanda Güven Duygusunu Geliştirir Gücünün sınırlı olduğunun farkına varan insan, daha güçlü bir varlığı sığınma ihtiyacını ömrü boyunca hisseder. Bireylerin yalnızlık ve kimsesizlik gibi duygulardan kurtulmasına olanak tanıyan ibadetler, insandaki güven duygusunu geliştirir. Gücü, kudreti, ilmi sonsuz bir Yaratıcının huzurunda olmak, kişiye rahatlık, güven ve huzur verir. İnsan hayat boyunca çok çeşitli bela, hastalık ve felaketlere maruz kalabilir. Tüm bunlara karşı kişi her türlü tedbirleri almasa da, bazen bu felaketlerin üzücü sonuçlarından etkilenebilir. Bu durumda Yüce Yaratıcıya edilen dua, merhametlilerin merhametlisi Allah’a sığınma, bireyin güven duymasını, huzurlu ve mutlu olmasını sağlar. Sürekli olarak yapılan ibadet, bireylerde iradenin güçlenmesine, iç disiplinin oluşmasına imkan tanır. Bu durum kişideki güven duygusunun gelişmesini sağlar. Bireyin karşılaştığı olumsuzluklar karşısında, yılgınlık göstermeden mücadele azmi ve kararlılığı oluşur. Nitekim Kur’an bu durumu şöyle açıklamaktadır “ …Tarafımdan size bir yol gösterici gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir…” Bakara Suresi 38. ayet.. Günde beş vakit kılınan namazla kişi, zamanını planlar, gününü iyi değerlendirir. Namazla Yaratıcının huzuruna çıkan insan, kendisinin görülüp gözetildiğini bilir. Bu bilinç onu, Allah’ı sevmeye, Onun emir ve yasaklarına uymaya yöneltir. Oruç, iradeyi güçlendirir, nefsin yeme, içme gibi en temel gereksinimlerden uzak kalarak zorluklarla mücadele etme gücü, kararlılığı ve güveni verir. İsteklerine ibadetler yoluyla sınırlar koyan insan kontrollü, düzenli ve disiplinli yaşamayı öğrenir. Bütün bu kazanımlar ise, bireylerde güven duygusunun gelişmesine olanak tanır. İnsan, bilerek veya bilmeyerek günah işleyebilir. İşlediği suçtan dolayı pişmanlık duyan, hatasından dönmek isteyen birey tövbe ve dua ile duygularını Yaratıcısına ifade eder. Tövbe; kişinin işlediği günah nedeniyle Allah’tan özür dilemesi ve bir daha suç işlememeye söz vermesidir. Tövbe etmek, pişmanlıkta bulunmak kişiye güven verir. Bu güven duygusu insana pozitif enerji kazandıracak ve bireyin hayata daha iyimser bakmasını sağlayacaktır. Birey, ibadet etmekle kendini tanır, duygularını kontrol altına almaya çalışır. Kişi, yaratıcısını hatırlamak ve ona duyduğu sevgiyi dile getirmek için ibadet eder. Bu nedenle ibadet etmek kişinin sorumluluk bilincini geliştirir. Yaratanına karşı görev ve sorumluluklarını bilen Müslüman, tüm ilişkilerini, geçmişini, geleceğini düşünüp, kendini sorgular. Hayatını buna göre düzenlemeye çalışır. Maddi ve manevi hayatına çeki düzen verir. 4. İbadetler İnsanda Sorumluluk Bilincini Geliştirir Allah tarafından en güzel şekilde yaratılan insanoğlu, dünyada başıboş bırakılmamıştır. Kişi, doğayı ve çevreyi insanlar ve diğer canlılarla paylaşır. Bundan dolayı, insan sadece kendisini değil, diğer insanları ve canlıları da düşünmelidir. İbadet etmekle sorumluluk kazanan insan, bütün varlıkları Allah’ın yarattığını bilir ve güzel ahlaklı bir birey olmak için çaba gösterir. İbadetler, bireylerin bütün varlıklara karşı sorumlu olduklarını fark ettirir. Birey, ibadet etmekle kendini tanır, duygularını kontrol altına almaya çalışır. Kişi, yaratıcısını hatırlamak ve ona duyduğu sevgiyi dile getirmek için ibadet eder. Bu nedenle ibadet etmek kişinin sorumluluk bilincini geliştirir. Yaratanına karşı görev ve sorumluluklarını bilen Müslüman, tüm ilişkilerini, geçmişini, geleceğini düşünüp, kendini sorgular. Hayatını buna göre düzenlemeye çalışır. Maddi ve manevi hayatına çeki düzen verir. Kur’an’da göklerdeki ve yerdeki tüm varlıkların kendi lisanlarıyla Allah’a şükrettikleri, ancak sorumluluğun sadece insana ait olduğu belirtilmiştir. Farklı zamanlarda yapılması emredilen ibadetler, yaşamın her alanını kuşatmakta, bireylerin sorumlulukları nı güçlendirmektedir. Din, ibadet kavramına nasıl yaklaşmaktadır? İslamiyet’te ibadetler denilince namaz, oruç, hac ve zekat akla ilk gelenlerdir. Halbuki Yaratıcının varlığını ve yarattığı muhteşem varlıkları, yaşamın amacını, insanın dünyaya niçin gönderildiği gibi hususları düşünmek bile dinimizce ibadet sayılmıştır. İslam’da bir fakiri doyurma, bir hayvana sahip çıkma, yolda insanları rahatsız eden bir nesneyi kaldırma gibi basit görülen birçok davranış ibadet olarak görülmüştür. Bu bilinçle hareket eden insan, kendini tüm canlı ve cansız varlıklara karşı sorumlu olduğunu bilir ve ona göre davranır. Zekat vererek, kendisinin sahip olduğu para ve eşyanın kölesi olmadığını ispat eder, gerçek zenginliğin paylaşmakla gönül zenginliği olduğu gerçeğini kavrar. İhtiyaç olanlara yardım ederek zengin olmanın sorumluluğunu yerine getirir. Anlatım Sadullah Sarı

ibadetin gizliliği ile ilgili ayetler