🐒 7 Koğuştaki Mucize Film Analizi
BeniÇok Sev Film Yorumu. Bu değişimi, gelişimi ve hatta baştan yapımı en çok benimseyen isimlerin başında 7. Koğuştaki Mucize ile mucizeler yaratan Mehmet Ada Öztekin’i söyleyebiliriz. Filmografisi bilinsin ya da bilinmesin, yıllar evvel icra ettiği proje ile hem ülke içi hem de ulusal basında ismini, ismimizi geçirmesi
7Koğuştaki Mucize Film İncelemesi İzlenmesi Gereken Güzel Bir Film 7.Koğuştaki Mucize Film İncelemesi Dram Film severler bu filmi mutlaka izlemeli Aralık 1, 2020 The Man In The High Castle – Dizi İncelemesi
KoğuştakiMucize Türkiye Oscar Adayı Oldu - Haberler - Fil'm Hafızası. 7. Koğuştaki Mucize Türkiye Oscar Adayı Oldu. Türkiye’nin En İyi Uluslararası Film Oscar adayı, Mehmet Ada Öztekin’in yönetmenliğini yaptığı “7. Koğuştaki Mucize” adlı filmi oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığ ı’ndan yapılan açıklamada
KoğuştakiMucize, sorti initialement en 2019, est disponible sur la plateforme svod depuis le 13 mars dernier. Ce drame d'un peu plus de 2h est adapté du film sud-coréen de Lee Hwan-kyung
7 Koğuştaki Mucize Film Özeti Sevmek, birisi için ölmek değil yaşayabilmektir.. Film, Güney Kore yapımı ” Miracle in Cell No. 7 ” isimli yapımdan ülkemizde 80’li yıllarda yaşanan şartlara uygun olarak senaryolaştırılmış. Öncelikle belirtmeliyim ki ben iki filmi de izledim ve İkisini kıyaslamak gerekirse bizim ” 7.
0607/2022 [ Film ] Top 50. Kişi Dizi Film. Sıra İsim Socipol Puan Değişim; 1: Bergen: 73,89 : 2: 7. Koğuştaki Mucize: 51,46 : 3: Doktor Strange Çoklu Evren Çılgınlığında: 49,95 : 4: Netflix dizileri ve IMDb ekseninde bir analiz yazısı.
7 Koğuştaki Mucize Türkiye’nin En İyi Uluslararası Film Oscar adayı oldu! O fotoğraf sosyal medyayı salladı! Boğaz'da Formula 1 rüzgarı. Astrolog Şenay Devi Atatürk'ün doğum haritasını analiz etti.
t8CgXQC. 7. Koğuştaki Mucize Film Analizi Güney Kore yapımı Miracle in Cell No 7 adlı filmden aynı adla uyarlanan Mucize için haksız yere suçlanan bir babayla, yalnız kalan küçük kızının buluşma hikayesi diyebiliriz kısaca. Filmin bir uyarlama olduğunu dikkate alırsak duygu durumu ve genel detaylar dışında bir hayli farklılıklar olduğunu söylemek mümkün. Bir kere yerli versiyonda filme bir dönem havası verilmiş ve 80 darbesi sonrası gücü ve baskısı artan askeri yönetimle bir hesaplaşmaya gidilmiş. İlk başta kızının çantasına asılan Memo'ya çok fazla tepki gösterdiğini düşündüğüm Albay'ın tepkisi orijinal filmde de aynı şiddetle yansıyor. Orada da polis olarak! Yani üniformalıların anlayışsız ve sert olduğu vurgusu iki kültürde de karşımıza çıkıyor. Ama dediğim gibi bizde zorlu bir dönemin ardına sığınılmış. Filmde dikkat çeken şeylerden biri de sanat yönetiminin gayet başarılı ve dönemine uygun olduğu. Detaylara uyulmuş ve ortaya sıcak, samimi bir dram komedi çıkmış. İlki başta daha fazla dram içeriyor ve çocuk babası içeriye alındıktan sonra yalnız kalıyor. Uyarlamada ise çocuğun başında bir babaanne var ve onunla çocuğu gibi ilgilenen bir öğretmen. Bunlar da o dönemin ruhuna uygun şeyler. Ya da duygusallığı ve gelenekleri özellikle beslemesine dikkat edilen detaylar. Baba Memo küçük kızı Ova ile aynı yaş zakasına sahip olduğu için, kızıyla çok iyi anlaşan ama gerçek hayatta bunun zorluklarını yaşayan biri. İçinde kötülük duygusu bulunmayan ama içindeki iyilik ve masumiyeti de ifade edemeyen bir yetişkin! Ama bedensel bir yetişkin! Memo, kızının ölümünden sorumlu olduğunu düşünen ve içini sadece intikam hırsı kaplayan albayın çabaları sonucu hapse atılıyor. Filmin en iyi kurulmuş ve en iyi akan yerlerinden biri de hapishane sahneleri. Kendi içinde bir adaletin yaratıldığı, alınan cezanın iyilik ya da kötülükle bir kez daha sınandığı yerlerden biri olan hapishane ortamı, gerek karakterleri gerekse de işleyisi açısından gayet iyi kurulmuş ve kotarılmış bir ortam olmuş. Her kesime ait karakterlerin birlikte yaşayarak, kendi içlerinde bir yaşam alanı yaratmaları, bir dayanışma duygusuyla davranmaları seyircinin bu sahnelere sempatiyle yaklaşmasını sağlayacaktır. Filmde adi suçluların koğuşu anlatılıyor ama düşünce suçlularına da ufak bir selam yollama ihmal edilmemiş. Film askeri ya da resmi adaletle insanı adaleti sürekli sınıyor, yer değistiriyor ve insanın vicdanına güvenmesi yolunda telkin ediyor. Bu da izlerken inandırıcı ve iyi geliyor. Filmde Memo'yu canlandiran Aras Bulut İynemli zaman zaman karakter dengesini kurmakta zorlansa da genelde göze batmayan ve özdeşlik kurulacak bir oyunculuk sahneliyor. Küçük kızı Ova'yı oynayan Nisa Sofiya Aksongur ise sevimliliğiyle gönüllerde hemen yer edinmeyi başarıyor. Film, bir uyarlama olduğu için ana hatları belli bir hikayeden faydalanıyor ama eklediği detaylarla bir yandan bambaşka bir film etkisi yaratmayı da başarıyor. Genel olarak başarılı, özenli bir film çıkarmaya gayret edilmiş. Seyirciyi duygusal açıdan vuracağı aşikar! Alıntı Powered by vBulletin Version ©2000 - 2022, vBulletin Solutions, Inc. Copyright ©2019 - 2022 IRCRehberi
- 1433 Güncelleme - 1433 Güney Kore yapımı Miracle in Cell No 7 adlı filmden aynı adla uyarlanan Mucize filmi seyirciden tam not alan ve büyük ilgi gören bir filmdi. Peki 7. Koğuştaki Mucize filmi oyuncuları kimler, konusu ne? İşte 7. Koğuştaki Mucize filmi yorumları... 1983'te sıkıyönetim yıllarında idam cezasına çarptırılan Mehmet Koyunlu'nun dram dolu hayatını anlatan 7. Koğuştaki Mucize filmi merak konusu oldu. Başrollerini, Aras Bulut İynemli, Nisa Sofiya Aksongur, İlker Aksum ve Mesut Akusta'nın aldığı 7. Koğuştaki Mucize filmi ile ilgili en merak edilen konulardan biri de film iyi mi kötü mü? Biz de sinemaseverler için 7. Koğuştaki Mucize filmini ayrıntılı inceledik. 7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE TOPLAMDA NE KADAR İZLENDİ? Lanistar Media ve Motion Content Group’un imzasıyla 11 Ekim 2019 tarihinde vizyona giren 7. Koğuştaki Mucize isimli sinem filmi projesi, 3 günde toplam seyirci izledi ve hasılat elde ederek yeni bir rekora imza attı. Öte yandan 1 hafta içerisinde toplamda 1 milyon seyirci tarafından izlenerek en çok izlenen sinema filmleri arasında birinci sıraya yerleşti. Sosyal platform aracılığıyla yayınlanan ilk tanıtım fragmanından itibaren tüm dikkatleri üzerinde toplayan Mucize adlı beyaz perde yapımı, Box Office’te yaklaşık 4 milyon görüntüleme elde etmesiyle son zamanların en çok izlenen tanıtım fragmanı derecesine ulaşarak çok geniş çapta ses getirdi. 7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE FİLMİ NASIL? Güney Kore yapımı Miracle in Cell No 7 adlı filmden aynı adla uyarlanan Mucize için haksız yere suçlanan bir babayla, yalnız kalan küçük kızının buluşma hikayesi diyebiliriz kısaca. Filmin bir uyarlama olduğunu dikkate alırsak duygu durumu ve genel detaylar dışında bir hayli farklılıklar olduğunu söylemek mümkün. Bir kere yerli versiyonda filme bir dönem havası verilmiş ve 80 darbesi sonrası gücü ve baskısı artan askeri yönetimle bir hesaplaşmaya gidilmiş. İlk başta kızının çantasına asılan Memo'ya çok fazla tepki gösterdiğini düşündüğüm Albay'ın tepkisi orijinal filmde de aynı şiddetle yansıyor. Orada da polis olarak! Yani üniformalıların anlayışsız ve sert olduğu vurgusu iki kültürde de karşımıza çıkıyor. Ama dediğim gibi bizde zorlu bir dönemin ardına sığınılmış. Filmde dikkat çeken şeylerden biri de sanat yönetiminin gayet başarılı ve dönemine uygun olduğu. Detaylara uyulmuş ve ortaya sıcak, samimi bir dram komedi çıkmış. İlki başta daha fazla dram içeriyor ve çocuk babası içeriye alındıktan sonra yalnız kalıyor. Uyarlamada ise çocuğun başında bir babaanne var ve onunla çocuğu gibi ilgilenen bir öğretmen. Bunlar da o dönemin ruhuna uygun şeyler. Ya da duygusallığı ve gelenekleri özellikle beslemesine dikkat edilen detaylar. Baba Memo küçük kızı Ova ile aynı yaş zakasına sahip olduğu için, kızıyla çok iyi anlaşan ama gerçek hayatta bunun zorluklarını yaşayan biri. İçinde kötülük duygusu bulunmayan ama içindeki iyilik ve masumiyeti de ifade edemeyen bir yetişkin! Ama bedensel bir yetişkin! Memo, kızının ölümünden sorumlu olduğunu düşünen ve içini sadece intikam hırsı kaplayan albayın çabaları sonucu hapse atılıyor. Filmin en iyi kurulmuş ve en iyi akan yerlerinden biri de hapishane sahneleri. Kendi içinde bir adaletin yaratıldığı, alınan cezanın iyilik ya da kötülükle bir kez daha sınandığı yerlerden biri olan hapishane ortamı, gerek karakterleri gerekse de işleyisi açısından gayet iyi kurulmuş ve kotarılmış bir ortam olmuş. Her kesime ait karakterlerin birlikte yaşayarak, kendi içlerinde bir yaşam alanı yaratmaları, bir dayanışma duygusuyla davranmaları seyircinin bu sahnelere sempatiyle yaklaşmasını sağlayacaktır. Filmde adi suçluların koğuşu anlatılıyor ama düşünce suçlularına da ufak bir selam yollama ihmal edilmemiş. Film askeri ya da resmi adaletle insanı adaleti sürekli sınıyor, yer değistiriyor ve insanın vicdanına güvenmesi yolunda telkin ediyor. Bu da izlerken inandırıcı ve iyi geliyor. Filmde Memo'yu canlandiran Aras Bulut İynemli zaman zaman karakter dengesini kurmakta zorlansa da genelde göze batmayan ve özdeşlik kurulacak bir oyunculuk sahneliyor. Küçük kızı Ova'yı oynayan Nisa Sofiya Aksongur ise sevimliliğiyle gönüllerde hemen yer edinmeyi başarıyor. Film, bir uyarlama olduğu için ana hatları belli bir hikayeden faydalanıyor ama eklediği detaylarla bir yandan bambaşka bir film etkisi yaratmayı da başarıyor. Genel olarak başarılı, özenli bir film çıkarmaya gayret edilmiş. Seyirciyi duygusal açıdan vuracağı aşikar! Banu Bozdemir 7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE FİLMİ YORUMLARI 7. Koğuştaki Mucize filmini izleyen vatandaşlar sosyal medya hesaplarından film ile ilgili yorumlarını takipçileri ile paylaştı... İşte o yorumlardan bazıları... *7. Koğuştaki mucize filmi ağlamak için güzel gidebiliriz * mucize filmi hakkında edindiğim gözlemlerim film duygu yoğun çok duygusal Memo karakteriyle Aras Bulut İynemli muhteşem bir oyunculuk sergiledi . İlker Aksum yine her zamanki karakter oyunculuğunu konuşturmuş kesinlikle tavsiye ediyorum yanınıza bol mendil alın giderken *7. Koguştaki mucize kore filmi çok güzel 7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE FİLMİ KONUSU 1983 yılında bir Ege kasabasında sıkıyönetim komutanının kızının ölümü üzerine küçük kızı ve babaannesiyle yaşayan Memo idam cezasına çarptırılır. Herkes adalet peşindeyken Memo ve kızı Ova'nın tek isteği birbirlerine kavuşmaktır. Adaletin gerçekleşmesi için ise bir mucize gerekmektedir.
Aras Bulut İynemli'nin başrolde olduğu 7. Koşuştaki Mucize filmi vizyon girdi. Konusu ile dikkat eken filmi oyuncular kim? 7. Koğuştaki Mucize filmi fragmanı, 7. Koğuştaki Mucize filminin konusu ne? detayları haberimizde…7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE FİLMİ KONUSU NEDİR?7 Koğuştaki Mucize filmi, 7 yaşındaki kızı ile aynı zekâ yaşına sahip bir babanın adalet arayışını beyaz perdeye yılında Ege’nin bir kasabasında küçük bir kız ölür. Ölen küçük kız ise sıkıyönetim komutanının kızıdır ve onun ölümünün sorumlusu olarak da babaannesiyle yaşayan ve 7 yaşında bir kız çocuğu olan Memo suçsuz olduğunu anlatsa da kimse ona inanmaz ve idam cezasına çarptırılır. Memo’nun yakınları ise adaletin sağlanması için çalışırken, baba ve kızın isteği tek şey ise, birbirlerine KOĞUŞTAKİ MUCİZE FİLMİ OYUNCULARI KİMLER?Bulut İynemli,Nisa Sofiya Aksongur,Celile Toyon,İlker Aksum,Mesut Akusta,Deniz Baysal,Yurdaer KOĞUŞTAKİ MUCİZE FİLMİ YORUMLARIÖzcan Deniz, “Çok güzel, çok etkileyici bir film. Çocuğum var diye mi beni böyle etkiledi bilmiyorum ama çok etkilendim. Çok güçlü bir hikâyesi var” Savaş, “Ağlamaktan mahvoldum. Olağanüstü bir film olmuş” şeklinde ifade Bulut İynelmi’nin sevgili Bilge Önal ise, film hakkında, “Bu kadar iyi tanıdığım birini perdede tanıyamamak çok büyük bir yetenek gerektiriyor bence. Memo’yu başka kimse oynayamazmış sanırım ve öyle bir oynadı ki ağlamaktan röportajı yarıda kestim. Çok büyük bir ekip işi, bence herkesin izlemesi ve feyz alması gereken çok mesaj barındırıyor. Umarım çok kişiye ulaşır.” Dedi.
29 Mart 2020, 1332 1 7. Koğuştaki Mucize Film Analizi Güney Kore yapımı Miracle in Cell No 7 adlı filmden aynı adla uyarlanan Mucize için haksız yere suçlanan bir babayla, yalnız kalan küçük kızının buluşma hikayesi diyebiliriz kısaca. Filmin bir uyarlama olduğunu dikkate alırsak duygu durumu ve genel detaylar dışında bir hayli farklılıklar olduğunu söylemek mümkün. Bir kere yerli versiyonda filme bir dönem havası verilmiş ve 80 darbesi sonrası gücü ve baskısı artan askeri yönetimle bir hesaplaşmaya gidilmiş. İlk başta kızının çantasına asılan Memo'ya çok fazla tepki gösterdiğini düşündüğüm Albay'ın tepkisi orijinal filmde de aynı şiddetle yansıyor. Orada da polis olarak! Yani üniformalıların anlayışsız ve sert olduğu vurgusu iki kültürde de karşımıza çıkıyor. Ama dediğim gibi bizde zorlu bir dönemin ardına sığınılmış. Filmde dikkat çeken şeylerden biri de sanat yönetiminin gayet başarılı ve dönemine uygun olduğu. Detaylara uyulmuş ve ortaya sıcak, samimi bir dram komedi çıkmış. İlki başta daha fazla dram içeriyor ve çocuk babası içeriye alındıktan sonra yalnız kalıyor. Uyarlamada ise çocuğun başında bir babaanne var ve onunla çocuğu gibi ilgilenen bir öğretmen. Bunlar da o dönemin ruhuna uygun şeyler. Ya da duygusallığı ve gelenekleri özellikle beslemesine dikkat edilen detaylar. Baba Memo küçük kızı Ova ile aynı yaş zakasına sahip olduğu için, kızıyla çok iyi anlaşan ama gerçek hayatta bunun zorluklarını yaşayan biri. İçinde kötülük duygusu bulunmayan ama içindeki iyilik ve masumiyeti de ifade edemeyen bir yetişkin! Ama bedensel bir yetişkin! Memo, kızının ölümünden sorumlu olduğunu düşünen ve içini sadece intikam hırsı kaplayan albayın çabaları sonucu hapse atılıyor. Filmin en iyi kurulmuş ve en iyi akan yerlerinden biri de hapishane sahneleri. Kendi içinde bir adaletin yaratıldığı, alınan cezanın iyilik ya da kötülükle bir kez daha sınandığı yerlerden biri olan hapishane ortamı, gerek karakterleri gerekse de işleyisi açısından gayet iyi kurulmuş ve kotarılmış bir ortam olmuş. Her kesime ait karakterlerin birlikte yaşayarak, kendi içlerinde bir yaşam alanı yaratmaları, bir dayanışma duygusuyla davranmaları seyircinin bu sahnelere sempatiyle yaklaşmasını sağlayacaktır. Filmde adi suçluların koğuşu anlatılıyor ama düşünce suçlularına da ufak bir selam yollama ihmal edilmemiş. Film askeri ya da resmi adaletle insanı adaleti sürekli sınıyor, yer değistiriyor ve insanın vicdanına güvenmesi yolunda telkin ediyor. Bu da izlerken inandırıcı ve iyi geliyor. Filmde Memo'yu canlandiran Aras Bulut İynemli zaman zaman karakter dengesini kurmakta zorlansa da genelde göze batmayan ve özdeşlik kurulacak bir oyunculuk sahneliyor. Küçük kızı Ova'yı oynayan Nisa Sofiya Aksongur ise sevimliliğiyle gönüllerde hemen yer edinmeyi başarıyor. Film, bir uyarlama olduğu için ana hatları belli bir hikayeden faydalanıyor ama eklediği detaylarla bir yandan bambaşka bir film etkisi yaratmayı da başarıyor. Genel olarak başarılı, özenli bir film çıkarmaya gayret edilmiş. Seyirciyi duygusal açıdan vuracağı aşikar! Alıntı 29 Mart 2020, 1335 2 Korelilerin Hücre 7 Mucizesi adlı muhteşem filminden esinlenerek yapılmış bir film. Ne kadar alıntı filmleri doğru bulmasam da izlediğim zaman ağlamaktan içim dışıma çıktı Türkler sonunu güzel bitirmişler, Koreliler bizim kadar merhametli davranmamışlar maalesef ciğer bırakmadılar = 29 Mart 2020, 1337 3 Alıntı Pupilla Nickli Üyeden Alıntı Korelilerin Hücre 7 Mucizesi adlı muhteşem filminden esinlenerek yapılmış bir film. Ne kadar alıntı filmleri doğru bulmasam da izlediğim zaman ağlamaktan içim dışıma çıktı Türkler sonunu güzel bitirmişler, Koreliler bizim kadar merhametli davranmamışlar maalesef ciğer bırakmadılar = Kore versiyonunu izlemedim ancak bunda bile oldukça gözyaşı döktüm. Çocuklara dayanamıyorum. 29 Mart 2020, 1338 4 Alıntı Yazgı Nickli Üyeden Alıntı Kore versiyonunu izlemedim ancak bunda bile oldukça gözyaşı döktüm. Çocuklara dayanamıyorum. Kore versiyonunu izle bu ağladığının on katı falan ağlayacaksn çok samimi çünkü balım şiddetle tavsiye ediyorum = 29 Mart 2020, 1344 5 İzlediğim en güzel dramatik türk bulut Aras iyemli'nin şahane oyunculuğu takdire şayandı ağladım Kore versiyonu daha etkileyiciydi. Paylaşım için teşekkürler. ________________Hiçbir süs edep kadar güzel değildir... 17 Nisan 2021, 0851 6 Ne bir filmdi hala izlemeyen varsa mutlaka izlemeleri gerek. 17 Nisan 2021, 0901 7 Ben beğenemedim nedense 17 Nisan 2021, 0908 8 ağladığım ender filmlerden. ________________ 18 Nisan 2021, 2209 9 Reyhan tavsiye etmişti. Ne çok ağlamıştım ya ________________ 18 Nisan 2021, 2356 10 Alıntı ZeyNa Nickli Üyeden Alıntı Reyhan tavsiye etmişti. Ne çok ağlamıştım ya Seni yiyeriiiimmm *
Yasemin Tatlıseven FİLM ADI MUCİZE YÖNETMEN MEHMET ADA ÖZTEKİN YAPIM YILI 2019 TÜRÜ DRAM Yüreğinize büyük bir ustalıkla dokunacak, gözyaşlarınıza hâkim olamayacağınız, izlerken yutkunmakta zorluk çekeceğiniz bir film karşınızda… Bu filmi izlemeye karar verdiyseniz, yanınıza bol miktarda mendil almanızı öneririm. Benim gibi kırk yaşın üzerindeyseniz eğer, seksen darbesinin soğuk izlerini, açılış sahnesindeki radyo anonsuyla birlikte iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Darbelerden çok çekmiş bir ülkenin evlatları olarak hemen hepimizin hafızalarına kazınan, belki travmalara sebep olan olaylar, bir kitap, bir müzik ya da bir film olarak, üstünden yıllar da geçse sanata böyle yansıyor. Bu paragrafı yazdıktan hemen sonra filmin yönetmeni Mehmet Ada Öztekin’in yaşını merak ettim ve aynı yaşta 1976 doğumlu olduğumuzu görünce, filmi çekerken hissettiklerini şimdi daha iyi anladım. 2019 yapımı olan film, dram türünde, 2 saat 12 dakika. Güney Kore yapımı “Miracle in Cell adlı filmden uyarlanmış. Bir puanlama yapmam gerekirse 5 yıldız ve 90 puan verirdim. Olaylar 1983 yılında Ege’de küçük bir kasabada geçiyor. 7 yaşındaki kızıyla aynı zeka yaşına sahip bir babanın, Heidi ile birlikte değişen yaşamlarını konu alıyor. O yıllarda tek lüksü kitap okumak olan küçük kız Ova Nisa Sofiya Aksongur, Heidi’nin resimli hikayelerinin müdavimi ve tek hayali kasabadaki bir dükkanda gördüğü, Heidi’li okul çantasına sahip olabilmek. Olaylar dizisi, Ova’nın babası Memo’yu cezaevine kadar götürecek. Masum bir kişinin adaletle olan mücadelesini, suçsuzluğunu ispatlayacak güce sahip olamayışının verdiği çaresizliği hep birlikte izleyeceğiz. 23 Nisan sahnesiyle, yönetmen M. Ada Öztekin’in kendi çocukluğunun ve çocukluğundaki bayramların filmini çektiğine eminim. Öztekin aynı zamanda yine bir dönem filmi olan ”Devrim Arabaları” nın da yönetmeni. Filmlerinden başlıcaları arasında, “Martıların Efendisi, Mahmut ile Meryem ve Kaybedenler Kulübü” var. Aynı kuşaktan olmamız nedeniyle, kasabadaki 23 Nisan töreni, caddenin her iki tarafına sağlı-sollu toplanan kalabalık, kaymakam ve askerlerden oluşan protokol, cicili-bicili giyinmiş ilkokul öğrencilerinin ve bando takımlarının geçit töreni, beni alıp çocukluğumun mutlu bayram sabahlarına kadar götürdü. Çevirmeli telefon, kuzine, divanlar, kaneviçe örtüler ve duvardaki tabaklık gibi bir çok detay, seksenli yılları layıkıyla yansıtıyor. Bir dönem filmi olduğunu, kostüm seçimlerinden, kullanılan arabalara kadar her an gözlemliyorsunuz. Babaanne Fatma Nine karakterine can veren Celile Toyon, yılların usta sanatçısı, en son yine bir dönem dizisi olan “Vatanım Sensin” adlı dizide güzel bir oyunculuk sergilemişti. Fatma Nine Celile, Ova ve Memo’ya sahip çıkan müşfik ve yaşlı bir kadını başarıyla canlandırıyor. Ova’ya “Sen büyüyene kadar melek olmayacağım, sana ben bakacağım” diye söz veriyor. Çünkü Ova, annesi gibi ölen tüm insanların Melek olduğuna inanıyor. Mehmet Koyuncu, nam-ı diğer Memo karakterine geldiğimizde ise Aras Bulut İynemli’nin o müthiş oyunculuğu filme damgasını vuruyor. Karakterin saflığı, masumiyeti, çocuksu sevinçleri, ege şivesiyle de birleşince ayrı bir tat alıyorsunuz. Tutuklandığı zaman yediği dayaklara, gördüğü işkencelere üzülüyor, bulunduğu ortamdan Memo’yu çekip çıkarmak isteyecek kadar gerçekçi bir oyunculuk izliyorsunuz. Memo’nun dayak sonrası makyajları inanılmaz başarılı… Filmi beraber izlediğimiz oğlum, “Bu adama hâlâ nasıl Oscar vermediler?” diye hayıflanıyor. “Öyle Bir Geçer Zamanki” adlı diziden beri parlayan yıldızına tanık olduğumuz İynemli, en son “Çukur” adlı dizi ile ekranlarda göz dolduruyor. Aynı yönetmenin “Mahmut ile Meryem” ve “Martıların Efendisi” filmlerinde de rol alan sanatçı, “Tamam mıyız?” adlı sinema filminde yine engelli bir karakteri canlandırarak, hafızalara o muhteşem oyunculuğu ile kazınmıştı. Ova Nisa, kasabalının deli diye alay ettiği babasıyla, özel ve güçlü bir iletişim kurmayı başarmış, küçük bir kızı canlandırıyor. Baba ile kızın birbirine sarılma sahnelerinde çoğu zaman içiniz “Cızz” edecek! Cezaevindeki babasıyla görüştürülmeyen küçük bir kızın, babasına ulaşma çabası yüreğinizi parçalayacak! Cezaevi duvarının bir tarafında Ova, diğer tarafında Memo’nun birbirlerine çaresizce seslenişi, bildikleri bir şarkıyı tamamlayarak söylemeleri en yürek yakıcı sahnelerden! tutuklu karakterlere can veren kadro müthiş oyunculardan oluşuyor. Bu kadar kaliteli bir ekibi bir araya getiren yapımcı ve kast sorumlusunu ayrıca tebrik etmek gerekir. Cezaevi Müdürü Nail Sarp Akkaya, Mine Öğretmen Deniz Baysal ve Yüzbaşı Faruk Deniz Celiloğlu dikkat çeken diğer karakterlerden. Filmin kötü adamı ise sıkıyönetim komutanı Yarbay Yurdaer Okur. Görevini kötüye kullanan, olayların akışını kendi istediği gibi değiştiren, elindeki gücü kullanarak insanların hayatlarıyla oynayan sevimsiz bir tip! İlker Aksum, Mesut Akusta, Yıldıray Şahinler gibi oyuncuların da içinde bulunduğu tutuklular, filmin sonunda size cezaevini sevdirecek kadar başarılı karakterler. İlker Aksum’un bazen ağlatan, bazen güldüren oyunculuğu, koğuştaki rolüne çok oturmuş. İlk bakışta koğuşun ağası, kötü adam diye düşünmenize sebep olan Askorozlu İlker, ilerleyen sahnelerde yüzünüzdeki tebessümün sebebi oluyor. Hafız Yıldıray filme ayrı bir sempatiklik katarak, koğuştaki o sert havayı yumuşatmış. Filmin başında babaannenin Ova’ya söylediği iki gerçek ne? Koğuşta sürekli duvara bakıp, kimseyle doğru düzgün konuşmayan Yusuf Ağa’nın sırrı ne? Son ana kadar merak ediyorsunuz. İnanılmaz bir sonla final yapan filmde kendinizden çok şey yılının en çok izlenen filmi olarak, sinema seyircisini salonlara çekmeyi başarmış bu yapıtın, müziklerinin filme göre zayıf kaldığını söyleyebilirim Puanlamada 10 puan kırmamın sebebi buydu. Müzikleri yapan Hasan Özsüt daha etkileyici ve vurucu müzikler yapabilirdi. Seyirciye duyguyu geçiren, müthiş oyunculuklar olmuş. Ova ve Memo’nun çaresizlik duygusunu da sevinçlerini de yüreğinizde hissediyorsunuz. Film ile ilgili akılda kalıcı repliklerden biri “Baba iyi adam! Baba iyi adam!” Ve Fatma ninenin torununa söylediği şu replikte çok çarpıcı “Babanla ilgili kim ne ceza verirse versin, senin baban iyi adam!” Sinema salonunda izlendiyse, kesinlikle ayakta alkışlayarak bitireceğiniz ve salondan çıkarken müthiş bir huzur hissedeceğiniz, mutlaka izlenmesi gereken bir film sizleri bekliyor. İYİ SEYİRLER…
7 koğuştaki mucize film analizi