⭐ Kadir Suresi Tefsiri Ömer Nasuhi Bilmen
Kadirgecesinin bir ismi, “mübârek gece”dir. Bu, onun hayrı bol, çok bereketli ve şerefli bir gece olduğunu bildirir. Nitekim Duhan sûresinin ilk âyetlerinde şöyle buyrulur: “Hâ. Mîm. Gerçekleri açıklayan bu apaçık kitaba yemin olsun! Biz onu kutlu, şerefli ve bereket yüklü bir gecede indirdik.” (Duhân 44/1-3) Bu
Vahyimizibir gece göndermeye karar verdik. Karar verirken kimseye danışmadık kimseden izin almadık. Mehmet Okuyan Meali. Şüphesiz ki biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indir (meye başla)dık. Mehmet Türk Meali. Biz o (Kur’ân)ı Kadir Gecesinde¹ indirdik. 1 Kadir: Güç yetirmek, hüküm, takdir, azamet, anlamlarına gelir.
Bu mübarek sûre, El-Kadir süresinden sonra Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur. On beş ayet-i kerimeyi içermektedir. Güneşe yemin ile başladığı için kendisine bu ad verilmiştir Bundan evvelki "El-Beled" süresinde sağ ve sol ashabının halleri bildirilmişti. Bu sürede de o iki zümrenin halleri bildiriliyor ve evvelki sürede kafirlerin ahiretteki halleri bildirilmişti. Bu
ÖmerRıza Doğrul/Meali. Ömer Nasuhi Bilmen meali İhlas Suresi/MEAL Felak Suresi/MEAL Nas Suresi/MEAL. Meal linkleri Meal/PDF.
http//www.tahavi.com/tefsir/001.html
eDpInU. Kadir Sûresi 1-3. Ayet Tefsiri Hakkında Konusu Nuzül Kadir Sûresi Hakkında Kadir sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 5 âyettir. Kadir gecesinden bahsettiği için bu ismi almıştır. Mushaf tertîbine göre 97, iniş sırasına göre ise 25. sûredir. Kadir Sûresi Konusu Kadir gecesinin faziletinden, Kur’ân-ı Kerîm’in o gecede inzâle başlanmasından ve o gece tüm kâinatı saran selâmet ve esenlikten bahseder. İniş SebebiRivayete göre Resûl-i Ekrem ümmetinin ömrü gösterilmişti. Efendimiz, bunu önceki insanların ömrüne nispetle çok kısa buldu. Ümmetinin, onlar kadar sâlih amel işlemekten mahrum kalacağını düşündü. Bunun üzerine Cenab-ı Hak, ona ve ümmetine, bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini lûtfetti. Muvatta’, İtikâf 15Diğer bir rivayet de şöyledir Bir gün Allah Resûlü ashâbına, İsrâiloğulları’ndan bir kişiyi anlatmıştı. Şem’ûn-i Gâzî isimli bu zât, bin ay Allah yolunda silah kuşanarak cihâd etmiş, gecelerini de ibâdetle geçirmişti. müslümanlar hayretler içinde kalarak ona gıpta ettiler. Bunun üzerine Allah Tealâ, ümmet-i Muhammed’e olan lutuf ve merhametini beyân etmek üzere Kadir sûresini indirdi. Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 486 Kadir Sûresi Nuzül Sebebi Mushaftaki sıralamada doksan yedinci, iniş sırasına göre yirmi beşinci sûredir. Abese sûresinden sonra, Şems sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Bir rivayete göre müfessirlerin çoğu Medine’de indiğini söylemişlerdir bk. Şevkânî, V, 554. اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ ﴿١﴾ وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ ﴿٢﴾ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ ﴿٣﴾ Karşılaştır 2 Sen Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? Karşılaştır 3 Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. TEFSİR “Kadir gecesi”, Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği gecedir. Kur’an, ya toplu olarak Cenâb-ı Hakk’ın katından vahiy meleklerine inzal buyrulmuştur. Ya da Alak sûresinin ilk beş âyetiyle o gece Kur’ân-ı Kerîm Peygamberimiz indirilmeye başlamıştır. Her iki ihtimâle göre de, bu gecenin Kur’an’ın inzâline sahne olduğu ve şerefini ondan aldığı anlaşılır. Bakara sûresi 185. âyette de Kur’an’ın Ramazan ayında indiği beyân olarak “kadr”, “kudret, takdir, hüküm, şeref ve kıymet” gibi mânalara gecesinin bir ismi, “mübârek gece”dir. Bu, onun hayrı bol, çok bereketli ve şerefli bir gece olduğunu bildirir. Nitekim Duhan sûresinin ilk âyetlerinde şöyle buyrulur“Hâ. Mîm. Gerçekleri açıklayan bu apaçık kitaba yemin olsun! Biz onu kutlu, şerefli ve bereket yüklü bir gecede indirdik.” Duhân 44/1-3Bu gece aynı zamanda takdir ve hüküm gecesidir. O gecede nice hikmetli mühim işler karara bağlanır. Âyet-i kerîmede “O gecede, belli hikmetlere binâen Allah tarafından olmasına karar verilmiş her bir iş belirlenir. Tarafımızdan buyrulacak bir emir olarak” Duhân 44/4-5 buyrularak buna işaret edilir. Nitekim Kur’an’ın nüzûlünün başlamasıyla, o gecede bütün dünyanın kaderini değiştirecek mühim bir işe karar verilmiştir. Kur’an’ın inişiyle, dünyanın o güne kadar ki makus talihi tersine çevrilmiş, her şey yepyeni bir tanzimle tanzime başlanmıştır. Zira indirilen bu Kur’an ile her türlü hikmetli iş açıklığa kavuşturularak, Allah Resûlü tarafından insanlığa gece çok şerefli bir gecedir. Bin aydan daha hayırlı olduğu Cenâb-ı Hak tarafından haber verilmiştir. O gecede yapılan ibâdet ve hayırlar, içinde kadir gecesi bulunmayan tam bin ayda yapılanlardan daha çok sevaplıdır. Allah Teâlâ, mü’minlere böyle büyük bir lutuf ve ihsanda bulunmuştur. Buradaki “bin ay” ifadesinin kesretten kinâye olması da mümkündür. O gecenin gerçekten çok faziletli, eşi benzeri olmayan mukaddes ve mübârek bir zaman dilimi olduğunu bir gece ki Kaynak Ömer Çelik Tefsiri
❬ Önceki Sonraki ❭ تَنَزَّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ Ömer Nasuhi Bilmen Onda melekler ve Ruh, Rabbilerinin izni ile her bir emirden iniverir.
Tarık denilen yıldıza yemin ile başladığı için kendisine bu Tarık adı verilmiştirBu mübarek süre, “Beled Süresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur. On yedi ayet-i kerimeyi içermektedir. Ve bu iki süre de Kur’an-ı Kerim’i yalanlayanları bildirmiştir. Ve Kur’an-ı Kerim’in yüksek vasfım ve o yalanlayanların reddini içermektedir. Binaenaleyh aralarında büyük bir münasebet Süresi 1. ayet Meali Göğe ve Tarık’a kasem Süresi 1. ayet Tefsir Bu mübarek süre, insanların boş yere olmaksızın nasıl bir tarzda yaratılmış olduklarını ihtar ediyor. Hepsinin de durumları korunmuş olup, bilahare tekrar hayata erdirileceklerini birer muazzam, parlak kudret eserine yemin suretiyle haber veriyor. İnkarcıların eza ve cefasına uğramış olan Resul-i Ekrem ile Ashab-ı Kirama teselli verici bir mahiyette ki Andolsun göğe ve tarık’a. O muazzam gök kubbesine ve tank denilen kudret eserine. Bunların halleri, şekilleri, doğuş ve batışları pek enteresan ve hoş olup bunları güzelce seyreden ve düşünenler için bunlar, birer kudret delili olduğundan Kur’an-ı Kerim de bunlara çokça yemin edilmiş, bunlara dikkatler çekilmek Ne Demek?Tarık Süresi 2. ayetin Meali Tarık, bilir misin nedir?Tarık Süresi 2. ayetin Tefsiri Tarık’ın ne olduğunu bildin mi?. Ey Yaratıkların en şereflisi!. O Tank ne kadar muazzam bir kudret eseridir. Bu gibi istifham yoluyla hitap bildirilecek şeyin azamet ve yüceliğine işaret eden bir konuşma Süresi 3. ayetin Meali O pırıl pırıl parlayan bir Süresi 3. ayetin Tefsiri O Tarık, gecenin karanlığını delen bir yıldızdır. Işığıyla etrafı aydınlatır, bu yıldızlardan maksat, ya Süreyyadır veya Cedi veya Zühre yıldızıdır. Veyahut mutlaka yıldız cinsidir. Çünkü her yıldızın kendisine mahsus bir ışığı vardır, onunla karanlığı deler yok Süresi 4. ayetin Meali Hiçbir kimse yoktur ki yanında bekçi bir melek Süresi 4. ayetin Tefsiri Evet.. Yemin olsun ki Hiç bir nefis yoktur ki Özellikle insan nefislerinden hiç biri müstesna değildir ki, illa onun üzerinde bir gözetici vardır. Yani Onu koruyan, onun hareket ve davranıştan gözeten, bilen bir zat vardır ki O da Cenab-ı Hak’tır veya hafaza meleğidir ki O kendisinin bütün amellerini, hayati işlerini yazar, tespit eder. Bu ayet-i kerime yukarıdaki yeminin Süresi 5. ayetin Meali Öyleyse insan neden yaratıldığını bir düşünsün!Tarık Süresi 5. ayetin Tefsiri Artık insan yaratılışının başlangıcını düşünsün, neden yaratılmış olduğuna bir baksın. İlahi kudretin ne kadar muazzam olduğunu düşünmeye dalsın, onu öyle yaratmış olan bir Yüce Yaratıcı onu öldürdükten sonra tekrar iade edemez mi?Tarık Süresi 6. ayetin Meali O, atılan bir sudan Süresi 6. ayetin Tefsiri Evet.. İnsan, başlangıçta Allah’ın kudreti ile bir atılgan sudan yaratılmıştır. Ki O, süratle akan, ana rahmine düşen bir nutfeden Süresi 7. ayetin Meali Bel ile göğüs nahiyesinden çıkan,Tarık Süresi 7. ayetin Tefsiri İşte o su, erkeğin Arka kemiği ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkıversin. Böyle ince, garip bir damladan ibarettir. Böyle olduğu halde Allah’ın kudreti ile büyüyüp ve gelişip mükemmel bir insan olarak varlık alanına ve Teraib Ne Demek?Sulb Erkeğin arka kemiği de kadının göğüs kemikleri Süresi 8. ayetin Meali Onu ilkin yaratan Allah, elbette onu diriltmeye insanın yaratılışını gözle görülmesi mümkün olmayacak kadar küçük bir hücreden başlatmaktadır. Bu safhadan, ana karnında hilkati tamamlanıp dünyaya gelmesine, bebeklik, çocukluk, gençlik safhalarını tamamlayıp olgunluk safhasına varıncaya kadar, binlerce tehlikelere karşı onu koruyup kollaması, onu ölümden sonra dirilteceğinin en kuvvetli delilidir. Aksi halde, Allah’ın varlığını inkar etmek gerekir ki bu da Kitaplar, yazan ve basan kimseler olmaksızın kendi kendilerine meydana gelmektedir veya dünyadaki bütün şehirler kendi kendilerine meydana gelmişlerdir gibi hurafeleri öne sürmeleri gerekir. Bu deliliği de kabul edecek insan kolay kolay Süresi 8. ayetin Tefsiri Artık Şüphe yok ki O öyle bir damla sudan o kadar mükemmel bir suret ve mahiyette bulunan insanı yaratan Yüce Yaratıcı bunu bu insanı, öldürdükten sonra da tekrar hayat sahasına döndürmeye de elbette kadirdir. Evet.. O Kerem Sahibi Yaratıcı, insanı yaratıyor, besliyor, bir çoklarını ihtiyarlık çağına kavuşturuyor, artık onu öldürdükten sonra tekrar hayata erdiremez mi? Bunu hangi akıllı bir kimse, imkansız görebilir? Elbette ki O Yüce Yaratıcının sonsuz kudreti, yeniden yaratmaya da fazlasıyla Süresi 9. ayetin Meali Gün gelir, bütün gizli haller ortaya dökülür…Tarık Süresi 9. ayetin Tefsiri Evet.. O Hikmet Sahibi Yaratıcı o insanları öldürdükten sonra yeni bir hayata kavuşturacaktır. Gizli şeylerin bütün inanç, amel ve fiillere dair amel sahifelerinde yazılmış muamelelerin açıklanacağı gün. Ortaya çıkacağı zaman ki, o da, kıyamet gününden Süresi 10. ayetin Meali O gün insanın ne bir kudreti, ne de bir yardımcısı Süresi 10. ayetin Tefsiri Artık onun için Öyle bir kıyamet alemini inkar eden her hangi bir şahıs için o günde bir kuvvet yoktur ki, kendisine yönelecek cezayı bertaraf edebilsin. ve bir yardımcı da yoktur ki Onu himayeye çalışsın, onu yüz gösteren azaplardan Süresi 11. ayetin Meali Yağmur dolu gök,Tarık Süresi 11. ayetin Tefsiri Andolsun o dönüş sahibi olan semaya. Hareket edip dolaşan o Yüce manzaraya.“Recı” kelimesi rucu ve icra, yani Dönmek ve döndürülmek manasındadır. Burada bundan maksat ya gök kubbesinin hareket edip dönmesidir. Eski astronomi alimleri buna inanmışlardır. Veya tek olarak, güneşin, ayın ve yıldızların dönüp dolaşmalarıdır ki, bunlar semada görüldükleri için bunların bu dolaşması semâya nispet edilmiştir. Veyahut burcundan maksat Yağmurların yağmasıdır ki, hareket eden bulutlardan çıkarak yeryüzüne serpilmekte ve rüzgarlar ile her tarafa dönüp Süresi 12. ayetin Meali Bitkilerin çıkması için yarılan yer hakkı içinTarık Süresi 12. ayetin Tefsiri Ve Andolsun çatlayıp ağaçlar ile, meyveler ile, bitkiler ile yayılan yeryüzüne. O garip, acaib manzaraları gösteren yer Süresi 13. ayetin Meali Bu Kur’an, kesin bir sözdür, hakla batılı ayırt eden bir sözdür!Tarık Süresi 13. ayetin Tefsiri Şüphe yok ki O Kur’an-ı Kerim, yahut ölülerin yeniden hayata erdirileceğine dair olan ilahi beyan elbette bir ayırt eden hak ile batılın arasını ayıran bir kelamdır. Bir hakikati beyan eden Süresi 14. ayetin Meali O bir şaka Süresi 14. ayetin Tefsiri Ve o Hakikati beyan eden söz bir şaka değildir. Latife tarzında bir söz olmaktan Süresi 15. ayetin Meali O kafirler, var güçleriyle hile Süresi 15. ayetin Tefsiri Muhakkak ki, onlar İslam dininin düşmanları olan inkarcılar, Bir hile ile hilede bulunurlar. İnsanların İslam dinini kabulüne mani olmak için hilelerde, iftiralarda bulunmaya cür’et ederler. Kur’an-ı Kerim’e sihir ve Resul-i Ekrem’e sihirbaz veya şair demekten sıkılmazlar. Allah’ın nurunu söndürmeye Süresi 16. ayetin Meali Ben de kurarım, yani hilelerini boşa çıkarırım.Tarık Süresi 16. ayetin Tefsiri Hak Teala da buyuruyor ki Ben de İlahi zatını da o hain kimselere karşı, bir hile ile hilede bulunurum. Yani Onların hilelerini iptal ederim, onların hilelerine karşı Yüce Peygamberime zafer veririm, onun neşrettiği din’i yükseltirim veya onları hilelerinin cezasiyle cezalandırırım, nitekim Bedr Gazvesindeki katledilmeleri, esir alınmaları bu ceza cümlesindendir. Âhiretteki cezaları ise Elbette ki, daha Süresi 17. ayetin Meali Öyleyse o kafirleri kendi hallerine bırak! yakında sana olan desteğimiz gelecektir.Tarık Süresi 17. ayetin Tefsiri Artık Ey peygamber!. Sen üzülme, o kafirlere mühlet ver onlardan hemen intikam almaya kalkışma, onların derhal helak olmalarına dua etme, onların mahv ve perişan olmalarını acele isteme. Evet.. Onları biraz bırak. Onların akıbetlerine bak.. Onların başlarına gelecek cezayı yakında göreceksindir.“Ruveyd” kelimesi, yakın, az, ağır ağır acelesiz manasındadır. Böyle az bir müddet beklemekle emredilmesi, Resul-i Ekrem için bir teselliyi içermektedir, kafirlerin hilelerinden, saldırılarından endişede bulunan müminlerin haklarında da bir teskin ve tahmin O hilekar düşmanların hileleri sönerek kendilerinin zarar ve ziyana uğrayacaklarına İslâm dininin ise tam bir muvaffakiyetle yayılmaya devam edeceğine işârette bulunmaktadır. Elbette ki, Cenab-ı Hak, İslâm dinini her zaman koruyacak ve yüceltecektir. Amenna..Kaynak Turan Yazılım / Mütşit 5 / Kur’an / Meal Yıldırım & Tefsir / Bilmen
kadir suresi tefsiri ömer nasuhi bilmen