🪼 4 Kutsal Kitabın Ilk Emri

GalatyalılaraMektup (Grekçe: Επιστολή προς Γαλατας) ya da Pavlus'un Galatyalılara Mektubu Yunanca Kutsal Yazıların ( Yeni Ahit) bir kitabıdır. Sadece Galatyalılar olarak da adlandırılmaktadır. Bu mektup elçi Pavlus'un değişik cemaatlere ya da kişilere yazdığı 14 mektubun biridir. صلوsad-lam- vav kökü. Bu kökte kelime ilk başta takip etmek, arkasından gitmek,ikinci olmak anlamında fiilden gelir, sonra ise dua etmek anlamı. Diğeri ise صلي/sad-lam-ye ateşte kızartmak,atmak anlamına gelir. Ayrıca Kuran başka anlam yüklemiş mi Bütündinlerde kutsal kitap anlayışı vardır. Çünkü dinler, inananlarına mesajlarını ve öğütlerini kutsal kitaplarda bildirirler. Ayrıca bunlarda birey ve toplumun uyması gereken her türlü davranış şekilleri, yer almaktadır. Bu bakımdan ilahi olmayan dinlerde de "kutsal kitap" bulunabilir. Bunlar, genellikle ilahi Bu ilk Hristiyan topluluklarının zaten vurguladığı husustu ve İkinci Vatikan Konsili’nin takdirle ifade ettiği öğretiydi (Bkz. Const. Lumen gentium, 63-64). Meryem’in anneliği kesinlikle eşsiz ve tekildir. Bakire Meryem, Kutsal Ruh’un kudretiyle rahme düşen Allah’ın Oğlu’nu doğurduğu zaman anneliğini gerçekleştirdi. İsanın Kutsal Ruhkilisesini kurduğunu ve Kutsal Ruh'tan akan sözlerini, vaatlerini anlatır. ile olan bağlantısını anlatır. Kutsal Ruh'un doğmuş şekli olduğunu, Kutsal Ruh'un gücü sayesinde Yuhanna İncili Yuhanna İncili, Yeni Ahit'in ilk dört bölümünü meydan getiren kanonik incillerden sonuncusudur. 4Büyük Kutsal Kitap 1. KUTSAL KİTAP NE DEMEKTİR? Bir dinin esaslarını bildiren kitaba "kutsal kitap" denir. Her Forumlar. Yeni Mesajlar. CerezExtra. Şans Kurabiyesi Renk Falınız ÇerezRADYO Sevgiliye Özel. YANILGI26 . Y. Şahitleri Kutsal Kitap'ın kan yeme yasağını çarpık yorumlayarak kan naklini redder ve bunun kabulünün Tanrısal emri çiğnemek ve ebedi hayatı yitirmek olduğunu öğretirler. Cemiyetin bu yasağından dolayıdır ki, binlerce kişi ve hatta birçok masum bebek şahitler tarafından ölüme terkedilmişlerdir. 6LRiD. 4 büyük kitabın ilk emirleri4 büyük kitabın ilk emirleriTevrat’ın ilk ayeti nedir?İlk ayet sadece müminlere değil, insanlara hitap eder, meali şöyledir “Ey insanlar, Rabbinizden sakının ki, O sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yarattı ve onlardan birçok erkekler ve kadınlar yarattı”.Tevrat’ta ilk emir nedir?Tevrat'ın ilk emri "YAŞAT" , İncil'in "SEV" , KUR'AN'IN "OKU" mu? – kitap kime indirildi?İlk indirilen kitap Hazreti Davut peygambere indirilen “Zebur”dur. Son indirilense, son din olan Müslümanlığa indirilen Kur'an-ı Kerim' kitap hangisi?Tevrat Kutsal kitapların ilki olan Tevrat, Hz. Musa'ya indirilmiştir. Kur'an'da “… şüphesiz biz, içinde hidayet ve nur bulunan Tevrat'ı indirdik…” el-Mâide 5/44 ilk ayeti nedir?“İncil'in ilk emri Sev! Tevrat'ın Yaşat! Kur'an'ın Oku! Hristiyan sevmedi, Yahudi yaşatmadı, Müslüman okumuyor!”Tevrat ne ile başlar?Kitabın ilk ayeti onu kendinden önceki kayda bağlayan “Ve” sözcüğüyle ilk ayeti nedir?“İncil'in ilk emri Sev! Tevrat'ın Yaşat! Kur'an'ın Oku! Hristiyan sevmedi, Yahudi yaşatmadı, Müslüman okumuyor!” 48. İNCELEME MAKALESİ “Tüm davranışlarınızla kutsal olun” 1. PET. 115. İLAHİ 34 Doğruluk Yolundan Ayrılmayalım GİRİŞ* 1. Elçi Petrus hangi öğüdü verdi? Bu öğüdü uygulamak neden imkânsız gibi görünebilir? İSTER gökte, ister yerde yaşama ümidimiz olsun Petrus’un şu öğüdünü uygulayabiliriz “Sizi çağıran kutsal olduğu gibi, siz de tüm davranışlarınızla kutsal olun. Çünkü şöyle yazılmıştır Sizler kutsal olacaksınız, çünkü Ben kutsalım’” 1. Pet. 115, 16. Yehova kutsallık konusunda en üstün örneğimizdir ve O bizim de kutsal olmamızı istiyor. Ancak bizim gibi kusurlu insanlar için bu imkânsız gibi görünebilir. Bu sözleri kaleme alan Petrus da pek çok hata yaptı. Fakat onun yaşamı bize bu öğüdü uygulamanın mümkün olduğunu gösteriyor. 2. Bu makalede hangi soruları ele alacağız? 2 Bu makalede şu soruların cevabını ele alacağız Kutsallık nedir? Kutsal Kitaptan Yehova’nın kutsallığı hakkında ne öğreniyoruz? Biz davranışlarımızla kutsal olduğumuzu nasıl gösterebiliriz? Kutsal olmakla Yehova’yla ilişkimiz arasında nasıl bir bağlantı var? KUTSAL OLMAK NE ANLAMA GELİR? 3. Kutsal biri dendiğinde birçok kişinin aklına ne gelebilir? Kutsallıkla ilgili doğru bilgiyi nerede bulabiliriz? 3 Kutsal biri deyince birçok yerde insanların aklına mutsuz ve somurtkan kişiler geliyor. Fakat bu düşünce doğru değildir. Çünkü Tanrımız Yehova kutsaldır ve Kutsal Kitap O’nun “mutlu Tanrı” olduğunu söyler 1. Tim. 111. Ayrıca O’na hizmet edenleri de mutlu olarak tarif eder Mezm. 14415. İsa’nın zamanındaki din adamları dikkat çeken kıyafetler giyiyor ve başkalarının görmesi için iyi davranışlarda bulunuyorlardı. Onlar böyle yaparak sanki kutsal kişilermiş gibi bir izlenim uyandırıyorlardı. Fakat İsa onları kınamıştı Mat. 61; Mar. 1238, 39. Öyleyse Hıristiyanlar olarak bizim kutsallıkla ilgili düşüncelerimizi ne şekillendiriyor? Kutsal Kitaptan öğrendiklerimiz. Sevgi dolu ve kutsal olan babamız Yehova bizden asla yapamayacağımız bir şey istemez. Dolayısıyla O, “Kutsal olacaksınız” dediyse bunu yapabilmemiz kesinlikle mümkün. Ancak tüm davranışlarımızla kutsal olabilmek için önce kutsallığın ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. 4. “Kutsal” ve “kutsallık” ifadeleri ne anlama gelir? 4 Kutsallık nedir? Kutsal Kitapta “kutsal” ve “kutsallık” ifadeleri ahlaksal ve dinsel açıdan temiz olmak anlamına gelir. Ayrıca bu ifadelerle Yehova’ya hizmet etmek için ayrılmış olmak da kastedilir. Dolayısıyla eğer ahlaken temizsek, Yehova’ya O’nun kabul edeceği şekilde hizmet ediyorsak ve O’nunla yakın bir ilişkiye sahipsek o zaman kutsal olduğumuz söylenebilir. Yehova’nın ne kadar kutsal olduğunu düşününce, bu kusurlu halimizle O’nunla yakın bir ilişkiye sahip olabileceğimizi bilmek bizde gerçekten hayranlık uyandırıyor. “YEHOVA KUTSALDIR, KUTSALDIR, KUTSALDIR” 5. Meleklerden Yehova’nın kutsallığı hakkında ne öğreniyoruz? 5 Yehova her yönden pak ve temizdir. Yehova’nın tahtının etrafında duran serafların sözleri bu gerçeği gösterir. Onlar Yehova hakkında şunları söyledi “Göklerin hâkimi Yehova kutsaldır, kutsaldır, kutsaldır” İşa. 63. Tabii bu meleklerin kutsal Tanrımızla yakın bir ilişkiye sahip olabilmesi için onların da kutsal olması gerekiyor ve gerçekten de öyleler. Hatta Kutsal Kitaptan, meleklerin bir mesaj iletmek için yeryüzüne geldiğinde bulundukları yerin bile kutsal olduğunu görüyoruz. Musa’nın yanan çalıya yaklaştığında aldığı talimattan bunu anlayabiliyoruz Çık. 32-5; Yeşu 515. Başkâhinin sarığındaki altın levhada şu söz yazılıydı “Kutsallık Yehova’nındır” 6-7. paragraflara bakın 6-7. a Çıkış 151, 11’e göre Musa, Tanrı’nın kutsallığı hakkında ne dedi? b İsrailoğulları Tanrı’nın kutsal olduğunu hangi yollarla hatırlıyordu? Kapak resmine bakın. 6 İsrailoğulları Kızıldeniz’den geçtikten sonra, Musa onlara Tanrıları Yehova’nın kutsal olduğunu hatırlattı Çıkış 151, 11’i okuyun. Oysa sahte tanrılara tapınan Mısırlılarda kutsallıktan eser yoktu. Aynı şey Kenan halkı için de geçerliydi. Onlar tanrılarına tapınırken çocuk kurban ediyor ve iğrenç cinsel davranışlarda bulunuyorlardı Lev. 183, 4, 21-24; Tekr. 189, 10. Oysa Yehova, Kendisine ibadet eden kişilerden onları alçaltacak bir şey yapmalarını asla istemez. Kutsallık, Yehova’nın kişiliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. İsrailoğullarına bu gerçeği hatırlatmak için başkâhinin sarığında altın bir levha bulunuyordu ve bu levhada şu söz yazılıydı “Kutsallık Yehova’nındır” Çık. 2836-38. 7 Bu levhadaki mesaj, onu gören herkese Yehova’nın gerçekten kutsal olduğunu açıkça gösteriyordu. Peki, başkâhini göremeyen kişiler bu önemli mesajı kaçırmış mı oluyordu? Hayır. Çünkü Kanun erkek, kadın ve çocuklardan oluşan halkın önünde okunduğunda bütün İsrailoğulları bu mesajı duyuyordu Tekr. 319-12. Eğer siz de onların arasında olsaydınız şu sözleri duyacaktınız “Ben Tanrınız Yehova’yım. . . . . Kutsal olacaksınız, çünkü Ben kutsalım.” “Benim önümde kutsal olacaksınız, çünkü Ben Yehova, kutsalım” Lev. 1144, 45; 207, 26. 8. Levioğulları 192 ve 1. Petrus 114-16’dan ne öğreniyoruz? 8 Şimdi Yehova’nın tüm İsrailoğullarına okunmasını istediği bir emre odaklanalım. Bu emir Levioğulları 192’de bulunur. Orada şöyle okuyoruz “İsrail topluluğuyla konuş, onlara de ki, Kutsal olacaksınız, çünkü Ben Tanrınız Yehova, kutsalım.’” Petrus da birinci yüzyıldaki Hıristiyanlara kutsal olmalarını’ söylerken büyük ihtimalle bu ayetten alıntı yapıyordu 1. Petrus 114-16’yı okuyun. Elbette biz bugün Musa Kanununa uymak zorunda değiliz. Ancak Petrus’un sözlerinden Levioğulları 192’deki ilkenin hâlâ geçerli olduğunu görüyoruz. Yehova kutsaldır ve O’nu seven kişiler de kutsal olmak için ellerinden geleni yapmalıdır. İster gökte, ister yerde yaşama ümidimiz olsun bu sözler hepimiz için geçerlidir 1. Pet. 14; 2. Pet. 313. “TÜM DAVRANIŞLARINIZLA KUTSAL OLUN” 9. Levioğulları kitabının 19. bölümünü incelemekten nasıl yarar görebiliriz? 9 Tanrımızı çok seviyoruz ve O’nu memnun etmek istiyoruz. Bu nedenle nasıl kutsal olabileceğimizi de öğrenmek istiyoruz. Bunu nasıl yapabileceğimizle ilgili Yehova, Levioğulları kitabının 19. bölümünde bize harika bir yardım sağlar. İbranice uzmanı Marcus Kalisch’e göre bu bölüm Levioğulları kitabındaki, hatta Kutsal Kitabın ilk beş kitabındaki en önemli bölüm olabilir. Levioğulları kitabının 19. bölümü şu sözlerle başlar “Kutsal olacaksınız.” Şimdi bu bölümden bazı ayetleri inceleyerek kutsal olduğumuzu davranışlarımızla nasıl gösterebileceğimizi ele alacağız. Levioğulları 193’te bulunan anne babalarla ilgili emir Hıristiyanları ne hakkında düşünmeye yöneltir? 10-12. paragraflara bakın* 10-11. Levioğulları 193’te ne yapmamız söyleniyor? Bu emrin önemli olduğunu neden söyleyebiliriz? 10 Yehova İsrailoğullarına kutsal olmaları gerektiğini söyledikten sonra şunları dedi “Herkes anne ve babasından korkacak [saygı duyacak]. . . . . Ben Tanrınız Yehova’yım” Lev. 192, 3. 11 Açıkça görülüyor ki, Tanrı’nın anne babamıza saygı göstermekle ilgili emrine itaat etmek çok önemlidir. Bir adam İsa’ya sonsuz yaşamı kazanmak için ne yapması gerektiğini sormuştu. İsa cevabında On Emrin beşincisine de değinerek “Annene ve babana saygılı olacaksın” dedi Mat. 1916-19. Ayrıca İsa, anne babalarına bakma sorumluluğundan kaçınmak için ellerinden geleni yapan yazıcıları ve Ferisileri kınamıştı. Çünkü onlar böyle yaparak Tanrı’nın sözünü geçersiz kılmış’ oluyorlardı Mat. 153-6. İsa’nın bahsettiği “Tanrı’nın sözü” ifadesine On Emrin beşincisinin yanı sıra Levioğulları 193’teki emir de dahildir Çık. 2012. Ayrıca şunu unutmayalım ki, Levioğulları 193’te bulunan anne babamıza saygı göstermekle ilgili emir, Yehova’nın şu sözlerinden hemen sonra gelir “Kutsal olacaksınız, çünkü Ben Tanrınız Yehova, kutsalım.” 12. Levioğulları 193’teki emri uygulamak için neler yapabiliriz? 12 Öyleyse her birimiz kendimize şunu sormalıyız “Yehova’nın anne babamıza saygı göstermekle ilgili emrini gerçekten uyguluyor muyum?” Belki kendimizi analiz ettiğimizde, geçmişte bu emre yeteri kadar uymadığımızı fark edebiliriz. Geçmişi değiştiremesek de bugünden itibaren bu konuda bazı adımlar atabiliriz. Örneğin, onlarla daha fazla vakit geçirebiliriz ya da onlar için bir şeyler yapabiliriz. Belki onlara maddi, ruhi ve duygusal yönden destek olabiliriz. Bunları yaparsak Levioğulları 193’teki sözleri uygulamış oluruz. 13. a Levioğulları 193’te başka hangi emir yer alır? b Luka 416-18’e göre biz bugün İsa’yı nasıl örnek alabiliriz? 13 Levioğulları 193 kutsal olmakla ilgili başka bir noktaya daha dikkat çeker Sebt gününe uymak. Bugün Hıristiyanlar olarak Sebt gününe uymak zorunda olmasak da İsrailoğullarına verilen bu kanundan çok şey öğrenebiliriz. İsrailoğulları Sebt günlerinde çalışmıyorlardı. Bunun yerine ruhi faaliyetlere öncelik veriyorlardı.* İsa da buna uygun olarak Sebt günlerinde, büyüdüğü şehirdeki havraya gidip Tanrı’nın Sözünü okurdu Çık. 3112-15; Luka 416-18’i okuyun. Peki, Levioğulları 193’teki “Sebt günlerime uyacaksınız” emrini bugün nasıl yerine getirebiliriz? Ruhi şeylere daha fazla zaman ayırmak için diğer faaliyetlere ayırdığımız zamandan kısmamız gerekebilir. Sizce bu konuda bazı değişiklikler yapmanız gerekiyor mu? Ruhi konulara odaklanmak için düzenli olarak zaman ayırırsanız, Yehova’yla çok yakın ve sıcak bir ilişkiniz olacak. Kutsal olmak istiyorsak Yehova’yla böyle yakın bir ilişkiye sahip olmalıyız. YEHOVA’YLA İLİŞKİNİZİ GÜÇLENDİRİN 14. Levioğulları kitabının 19. bölümünde hangi önemli hakikat vurgulanır? 14 Levioğulları kitabının 19. bölümü kutsal olmamıza yardım edecek çok önemli bir hakikate dikkat çeker. 4. ayet şu sözlerle bitiyor “Ben Tanrınız Yehova’yım.” Bu ve benzeri ifadeler bu bölümde 16 kez geçer. Ayrıca bu ifade aklımıza On Emrin birincisini getirir “Tanrın Yehova Benim. Karşımda Benden başka tanrın olmayacak” Çık. 202, 3. Kutsal olmak istiyorsak hiçbir şey ya da hiç kimse Tanrı’yla ilişkimizden daha önemli olmamalı. Ayrıca, Yehova’nın Şahitleri ismini taşıyoruz. Bu nedenle Tanrımızın kutsal ismine leke getirecek hiçbir şey yapmamaya kararlı olmalıyız Lev. 1912; İşa. 5715. 15. Levioğulları kitabının 19. bölümünde bulunan hayvan kurbanlarıyla ilgili emirler bizde ne yapma isteği uyandırıyor? 15 İsrailoğulları Yehova’yı Tanrıları olarak kabul ettiklerini O’nun emirlerine uyarak gösterebilirlerdi. Levioğulları 184 şöyle der “Benim hükümlerimi yerine getireceksiniz ve Benim kanunlarıma uyup onların rehberliğinde yürüyeceksiniz. Ben Tanrınız Yehova’yım.” Bu kanunlardan’ bazıları Levioğulları kitabının 19. bölümünde kayıtlıdır. Örneğin 5 ila 8 ve 21, 22. ayetlerde hayvan kurbanı sunmakla ilgili emirler bulunur. İsrailoğulları bu kurbanları sunarken Yehova’ya ait kutsal bir şeye saygısızlık etmemeliydiler. Bu ayetleri okuduğumuzda içimizde Yehova’yı memnun etme isteği uyanıyor ve İbraniler 1315’te söylendiği gibi O’na kabul edebileceği şekilde “şükran kurbanı” sunmak istiyoruz. 16. Levioğulları kitabının 19. bölümünde bulunan hangi ilke Tanrı’ya hizmet edenlerle etmeyenler arasındaki farkı bize hatırlatır? 16 Kutsal olmak için diğer insanlardan farklı olmayı göze almalıyız. Bu bazen zor olabilir. Çünkü iş ya da okul arkadaşlarımız, hakikatte olmayan akrabalarımız ya da başka kişiler Yehova’nın onaylamadığı faaliyetlere katılmamız için bize baskı yapabilir. Peki böyle bir durumda doğru seçimi yapmamıza ne yardım edebilir? Levioğulları 1919’da bulunan ilke bize bu konuda rehber olur. Orada şunları okuyoruz “İki çeşit iplikle dokunmuş kumaştan giysi giymeyeceksiniz.” Bu kanun, İsrailoğullarını çevredeki diğer milletlerden ayıran kanunlardan biriydi. Tabii ki bugün farklı ipliklerle dokunmuş kumaştan giysiler giyebiliriz. Ama yakınlarımız bile olsalar, inançları ve yaptıkları Kutsal Kitabın öğretileriyle çelişen kişiler gibi olamayız. Elbette akrabalarımızı, iş ya da okul arkadaşlarımızı veya çevremizdeki diğer insanları seviyoruz. Ancak Yehova’nın istekleriyle çelişen her konuda onlardan ayrı kalmaya kararlıyız. Tanrı’ya hizmet etmek için ayrılmış olmak kutsal olmanın çok önemli bir kısmıdır 2. Kor. 614-16; 1. Pet. 43, 4. İsrailoğulları, Levioğulları 1923-25’teki emirden ne öğrenmeliydi? Siz bu ayetlerden hangi dersi alıyorsunuz? 17-18. paragraflara bakın* 17-18. Levioğulları 1923-25’teki emirden hangi önemli dersi alıyoruz? 17 “Ben Tanrınız Yehova’yım” ifadesi İsrailoğullarını hayatlarındaki ilk yeri Yehova’ya vermeye teşvik ediyordu. Levioğulları 1923-25’teki emir bunu yapmanın bir yolunu gösteriyordu Okuyun. Bu emre göre, İsrailoğulları Vaat Edilmiş Topraklara girdikten sonra bir meyve ağacı ektiklerinde ilk üç yıl bu ağacın meyvesinden yememeliydiler. Dördüncü yılda bu meyveyi Yehova’ya sunmalıydılar. Ancak beşinci yıldan itibaren, diktikleri bu ağacın meyvesinden yiyebilirlerdi. Bu kanun İsrailoğullarına kendi ihtiyaçlarının öncelikli olmadığını öğretiyordu. Yehova’nın onların ihtiyaçlarıyla ilgileneceğine güvenmeli ve hayatlarında ilk yeri O’na ibadet etmeye vermeliydiler. Ayrıca bu emirle Tanrı onları kutsal mekâna cömert bağışlarda bulunmaya da teşvik ediyordu. 18 Levioğulları 1923-25’teki emir bize İsa’nın Dağdaki Vaazında söylediği şu sözleri hatırlatır Ne yiyip ne içeceksiniz diye kaygı çekmeyi bırakın. Gökteki Babanız bütün bunlara ihtiyacınız olduğunu bilir.’ Kuşların ihtiyaçlarıyla bile ilgilenen Yehova bizim ihtiyaçlarımızla da yakından ilgilenir. Buna kesinlikle güveniyoruz Mat. 625, 26, 32. Ayrıca ihtiyaç içinde olanlara kendimize dikkat çekmeden yardım ettiğimizde ve cemaatin giderleri için bağışta bulunduğumuzda Yehova bu cömert tutumumuzun farkına varır ve bizi mutlaka ödüllendirir Mat. 62-4. Böylece Levioğulları 1923-25’teki ilkeyi anladığımızı göstermiş oluruz. 19. Levioğulları kitabının 19. bölümünden kişisel olarak nasıl yararlandınız? 19 Bu makalede Levioğulları kitabının 19. bölümünden bazı kısımlar ele aldık ve bunlar bize nasıl kutsal Tanrımız Yehova gibi olabileceğimizi gösterdi. Peki Yehova’yı örnek aldığımızı nasıl gösterebiliriz? Tüm davranışlarımızla kutsal olmaya’ çalışarak 1. Pet. 115. Bizim iyi davranışlarımız başkalarının da dikkatini çeker. Hatta bu, insanların Yehova’yı yüceltmesini bile sağlayabilir 1. Pet. 212. Tabii Levioğulları kitabının 19. bölümünden daha öğreneceğimiz çok şey var. Sonraki makalede bu bölümü incelemeye devam ederek hayatımızın başka hangi alanlarında kutsal olabileceğimizi öğreneceğiz. İLAHİ 80 “Yehova’nın İyiliğini Tadın ve Görün” İlahi mesajlar Peygamberlere kitap olarak indirilmiş ve elçi olarak seçilen sadece dört Peygambere kitap gönderilmiştir. Bunlar; Tevrat, İncil, Zebur ve Kur'an' 20, 2022İçindekiler1 4 büyük kutsal kitaplar nelerdir?2 4 büyük kitap hangi dine aittir?3 4 kutsal kitabın adı nedir?4 4 kitap hangi dinlere geldi?5 4 büyük kitap ne anlatıyor?6 Zebur hangi dini temsil eder?7 4 din hangileri?4 büyük kutsal kitaplar nelerdir?Yüce Allah'ın insanlara değişik zamanlarda gönderdiği kutsal kitapların sayısı dörttür. Sırasıyla Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an-ı Kerim'dir. Kitapların tamamı günümüze ulaşmasına rağmen, İslam inancına göre, diğer üç kitap değiştirilmiş olup, ilk haliyle günümüze kadar büyük kitap hangi dine aittir?Tevrat Sina Dağı'nda Hz. Musa'ya, Allah tarafından verilen dört büyük kitaptan birincisidir. Yani ilk gönderilen kutsal kitaptır. Tevrat, Musevilik veya diğer bir ifade ile Yahudi kavminin ilk kutsal kutsal kitabın adı nedir?Dinimize göre dört kutsal kitap vardır. Bunlar sırasıyla Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran-ı Kerim'dir. Kuran, Hz. Muhammed'e, Zebur kitap hangi dinlere geldi?İslam inancına göre değiştirilmiş 3 kitap vardır. Tevrat Yahudilik tarafından değiştirilmiştir, Zebur Yahudilik tarafından değiştirilmiştir, İncil Hristiyanlık tarafından değiştirilmiştir. Değiştirilmeyen tek kitap ise Kur'an' büyük kitap ne anlatıyor?Örneğin; Biz Müslümanlar Kur'an-ı kerimin allah tarafından bazı peygamberlere indirildiğine, bu kitapların içeriklerinin tamamıyle DOĞRU ve gerçek olduğuna inanırız. Peygamberler aracılığıyla indirilen ve kendisine iman eden kitlelerin bulunduğu kitaplara "4 Büyük Kitap" hangi dini temsil eder?Mezmurlar Kitabı İbranice תְּהִלִּים‎, romanize Tehillim, lit. "övgüler", popüler ismiyle Zebur, Tanah'ın üçüncü bölümü, Ketuvim'in "Yazılar" ise ilk kitabı olan Yahudi kutsal din hangileri?Dünya'da toplam 4 tane din bulunmaktadır. Dört tane dinin isimleri İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik ve Budizm'dir. Bu dinler en çok taraftarı ve inananı olan dinlerdir. Dört büyük kitap olarak ifade edilen bu kitaplar Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an-ı Kerim'dir. Tevrat Kutsal kitapların ilki olan Tevrat, Hz. Musa'ya indirilmiştir. Kur'an'da “…May 26, 2018İçindekiler1 4 kitap hangileri?2 4 kutsal kitabın adı nedir?3 4 büyük kitap kime aittir?4 4 kutsal kitap hangi dinlere ait?5 4 kitap neyi anlatıyor?6 4 hak din nedir?7 4 büyük peygamber kimdir?4 kitap hangileri?Yüce Allah'ın insanlara değişik zamanlarda gönderdiği kutsal kitapların sayısı dörttür. Sırasıyla Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an-ı Kerim'dir. Kitapların tamamı günümüze ulaşmasına rağmen, İslam inancına göre, diğer üç kitap değiştirilmiş olup, ilk haliyle günümüze kadar kutsal kitabın adı nedir?Dinimize göre dört kutsal kitap vardır. Bunlar sırasıyla Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran-ı Kerim'dir. Kuran, Hz. Muhammed'e, Zebur büyük kitap kime aittir?Tevrat, Musa aleyhisselama, Zebur, Davud aleyhisselama, İncil, İsa aleyhisselama, Kur' an-ı kerim, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselama. Tevrat, Musa aleyhisselama, Zebur, Davud aleyhisselama, İncil, İsa aleyhisselama, Kur' an-ı kerim, Peygamber efendimiz Muhammed kutsal kitap hangi dinlere ait?İslam inancına göre değiştirilmiş 3 kitap vardır. Tevrat Yahudilik tarafından değiştirilmiştir, Zebur Yahudilik tarafından değiştirilmiştir, İncil Hristiyanlık tarafından değiştirilmiştir. Değiştirilmeyen tek kitap ise Kur'an' kitap neyi anlatıyor?Örneğin; Biz Müslümanlar Kur'an-ı kerimin allah tarafından bazı peygamberlere indirildiğine, bu kitapların içeriklerinin tamamıyle DOĞRU ve gerçek olduğuna inanırız. Peygamberler aracılığıyla indirilen ve kendisine iman eden kitlelerin bulunduğu kitaplara "4 Büyük Kitap" hak din nedir?Dünya'da toplam 4 tane din bulunmaktadır. Dört tane dinin isimleri İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik ve Budizm'dir. Bu dinler en çok taraftarı ve inananı olan büyük peygamber kimdir?Âdem as Peygamber'e 10 sahife. Şît as Peygamber'e 50 sahife. İdrîs as Peygamber'e 30 sahife. İbrâhim as Peygamber'e 10 sahife. Suhuf nedir, hangi peygambere kaç sayfa suhuf gönderilmiştir? İlahi kitaplar nelerdir, hangi peygamberlere gönderilmiştir? Dört ilahi kitap ve özellikleri nelerdir? İlahi kitapların gönderiliş kitaplar peygamberlere ya sayfalar halinde, küçük çaplı kitapçıklar olarak indirilmiş ya da tam kitap olarak gelmiştir. Bu yüzden ilâhî mesajı sayfalar ve kitaplar olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Kitaplar da Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an’dan ibarettir. SUHUF NEDİR, HANGİ PEYGAMBERE KAÇ SAYFA SUHUF GÖNDERİLMİŞTİR? Sahîfe kelimesinin çoğulu suhuftur. İnsanlık âleminin ilk dönemlerinde, dar çevrede, küçük toplulukların ihtiyaçlarına cevap vermek üzere indirilen birkaç sayfadan oluşmuş kitapçık ve risâlelere “suhuf” denir. Kur’an-ı Kerîm’de Hz. İbrahim ve Hz. Musa’ya indirilen sayfalardan söz eden iki âyet vardır.[1] Ebû Zerr rivâyet edilen bir hadiste, bu sayfaların sayısı 100 olup aşağıdaki peygamberlere indirilmiştir İlk insan ve peygamber olan Hz. Adem’e 10 sayfa, Hz. Şit’e 50 sayfa, Hz. İbrahim’e 10 sayfa, Hz. İdris’e 30 sayfa gönderilmiştir.[2] Bu sayfalardan günümüze ulaşan olmamıştır. Ancak Kur’an-ı Kerîm’den yukarıda sözü edilen peygamberlerle ilgili kıssa, öğüt ve bilgiler bir araya getirilse, bunlara gelen sayfaların içeriği hakkında önemli ölçüde bilgi elde edilebilir. Bu durum, değişikliğe uğramış olan öbür semâvî kitaplar için de geçerlidir. İLAHİ KİTAPLAR HANGİ PEYGAMBERLERE GÖNDERİLMİŞTİR? Kitaplar 4 tane olup, Tevrat Hz. Musa’ya, Zebur Hz. Dâvud’a, İncil Hz. İsa’ya, Kur’an Hz. Muhammed’e indirilmiştir. İlâhî kitap ve sayfaların aslı “levh-i mahfûz”dadır. “Korunmuş levha” anlamına gelen bu sıfat tamlaması Kur’an’da şöyle yer alır “İnkârcıların yalanladıkları o kitap çok şerefli bir Kur’an olup, koruma altında bulunan bir levhadadır.” [3] İmam Gazzâli bu konuda şöyle der Alemlerin yaratılışından sonuna kadar ne olup bitecekse Allah hepsini takdir ve kaza edip yazmıştır. Buna “levh-i mahfûz, Kitab-ı mübîn, İmam-ı mübîn, Kitab-ı meknûn veya Ümmü’l-kitab” gibi adlar verilir.[4] DÖRT İLAHİ KİTAP VE ÖZELLİKLERİ Tevrat, Zebur ve İncil, kendi dönemlerinde, kutsal kitap olarak amel edilen metinler olmakla birlikte, tarihi süreç içinde değişikliğe uğramışlardır. Günümüz kitap ehlinin elinde bulunan Tevrat, Zebur ve İncil’i içine alan “Kitab-ı Mukaddes”; Muhammed Hamidullah’ın dediği gibi, değişik dönemlerde yaşamış, farklı üsluplara sahip yazarlara ait kitaplardan meydana gelmiştir. Bunların içinde tarihsel kitaplar, dinsel ve politik söylevler, saf dualar, hikmet kitapları, peygamber kıssaları, felsefî diyaloglar ve yasa metinleri bulunmaktadır. Kendisinin sonraki dönemlerde kaleme aldığı, dini öğeler taşıyan bir metne; bilge bir kimsenin “Süleyman”, ilhama mazhar tarihçinin “Musa” ve kehânet sahibi kişinin de “İşaya” imzasını attığı açık bir gerçektir. Hz. İsa’nın üslubu biraz farklıdır. O yazmaz, sürekli konuşur. Bu yüzden daha sonra kaleme alınan İncil metinleri Hz. İsa’nın biyografisinden ibarettir. Bu biyografide Hz. İsa’nın söyledikleri veya yaptıkları ile İncil yazarının başka kaynaklardan öğrendiği bilgiler yer alır. Buna göre İncil ne Kur’an’a benzer, ne de hadislere. Bir bölümü sahabe dönemine, bir bölümü ise daha sonraki dönemlere ait siyer kitaplarına veya Hz. Muhammed’in biyografilerine benzediği söylenebilir.[5] 1. Tevrat İslâm inancına göre inanılması gereken dört ilâhî kitaptan ilki Tevrat olup, Hz. Musa’ya indirilmiştir. Bu kitaba “Ahd-i Atik” veya “Ahd-i Kadîm” adı da verilir. Kur’an-ı Kerim’de, Tevrat ve İncil’le ilgili geniş bilgiler vardır. Tevrat’ın aslının Allah tarafından, Hz. Musa’ya indirilen kutsal bir kitap olduğuna inanmak her müslümana farzdır. Bunu inkâr etmek kişiyi küfre düşürür. Çünkü Tevrat’ın orijinalinin Allah kelâmı olduğunu bildiren pek çok âyet vardır. “Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat’ı indirdik...” [6] âyeti bunlardandır. Bu nüshalar karşılaştırıldığında aralarındaki önemli farklar hemen görülür. Bunların uzun Yahudi tarihi boyunca insanlar tarafından kaleme alındığı açıkça bellidir. Nitekim, Hz. Musa, yaklaşık .13 yüzyılda yaşamıştır. Halbuki elde bulunan en eski İbranice Tevrat nüshası VII. veya X. yüzyılda yazılmış bir kitap olarak bilinir. Buna göre günümüzde Tevrat’ın orijinal nüshasının bulunmadığını ve elde mevcut Tevrat nüshalarının çeşitli müdahaleler sonucunda, ilâhî kitap olma özelliğini önemli ölçüde yitirdiğini söylemek mümkündür.[7] 2. Zebur Sözlükte “yazılı şey ve kitap” anlamına gelen Zebûr, Hz. Dâvud’a verilen semâvî kitabın adıdır. Kur’an-ı Kerim’in üç yerinde Zebur’un adı geçer “Şüphesiz, Tevrat’tan sonra Zebur’da da şunu yazmışızdır Yeryüzüne salih kullarım varis olacaktır” [8] “Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Dâvud’a da Zebûr’u verdik” [9] Zebur, semâvî kitapların en küçüğü olup, yeni dini hükümler getirmemiştir. Günümüzde elde bulunan Zebur nüshaları lirik söyleyiş ve ilâhîlerden, Allah’a övgü, hikmetli söz ve birtakım öğütlerden meydana gelmektedir. Eski Ahit’te yer alan “Mezmurlar” dan bir bölümünün Hz. Dâvud’a verilen Zebur olduğu kabul edilmektedir. Bugün elde bağımsız bir Zebur kitabı yoktur. Bu yüzden müslümanlar Zebur’un Hz. Dâvud’a inen asıl şekline inanmakla yükümlüdürler.[10] 3. İncil İncil kelimesi sözlükte “müjde” anlamına gelir. Hz. İsa aracılığı ile İsrail­oğulları’na indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. İsa ve İncil ile ilgili geniş bilgiler bulunmakta, Hıristiyanların değişikliğe uğrattığı yerler açıklanmaktadır. “Kendilerinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak peygamberlerin izleri üzerinde, Meryem oğlu İsa’yı arkalarından gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nur bulunmak, önce gelen Tevrat’ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidâyet ve öğüt olmak üzere İncil’i verdik.” [11] Vahiy mesajının, tarihi süreç içinde bir bütün olarak ele alındığı ve hepsine birlikte bir ayırım yapmaksızın inanmanın gerektiği şu âyette açıkça bildirilir “De ki Biz, Allah’a, bize indirilene, İbrâhim, İsmâil, İshâk, Ya’kub ve Ya’kub oğullarına indirilenlere, Mûsâ, İsâ ve diğer peygamberlere Rab’leri tarafından verilenlere iman ettik. Onlar arasında bir ayırım yapmayız. Biz ancak O’na teslim olmuşuzdur.” [12] Hıristiyanlar Hz. İsa’nın kendilerine söylemediği, “İsa, Allah’ın oğludur” gibi sözleri kendi ağızlarıyla uydurmuşlardır.[13] Allah Teâlâ onların sapma noktalarını şöyle haber verir “Gerçekten, Allah, Meryem’in oğlu İsa’dır, diyenler küfre düşmüşlerdir. Halbuki İsa şöyle demişti “Ey İsrailoğulları! Benim de Rabb’im, sizin de Rabb’iniz olan Allah’a kulluk edin. Çünkü kim Allah’a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılar. Onun varacağı yer ateştir. Zâlimlerin hiçbir yardımcıları yoktur.” [14] “Şüphesiz, Allah, üçün üçüncüsüdür, diyenler, Allah Teâlâ’ya Meryem ve İsâ’yı da ortak katanlar küfre düşmüşlerdir. Halbuki bir tek Allah’tan başka ilah yoktur.” [15] Diğer yandan Yahudi bilginlerinin ve Hıristiyan rahiplerinin çıkar sağlamak için Allah’tan kendilerine indirilmiş olan kitapları değiştirdikleri Kur’an-ı Kerim’de bildirilir.[16] Bugün Hristiyanlar’ın ellerinde Ahd-i Cedîd adıyla, anılan sekiz kişi tarafından yazılmış -yaklaşık altmış kadar- İncil nüshası bulunmaktadır ki, bunlardan dört tanesi, Matta, Markos, Luka, Yuhanna İncilleri kiliselerce genel kabul görmüştür. Geri kalanlar ise uydurma olarak ilân edilmiş olup, bunlardan Barnabas İncil’i özel ilgi çeker. Kendi aralarında çelişkilerle dolu olan bu nüshaların nerede ve ne zaman yazıldıkları da Hıristiyanlar’ı uzun süre meşgul etmiştir. Hz. İsa’dan 325 yıl sonra İznik’te toplanan bir konsülde, binden fazla katılımcıdan sadece 318’i Hz. İsa’nın tanrılığını kabul etmiş ve pek çok İncil nüshalarından yukarıda isimlerini verdiğimiz dört tanesini resmi nüsha olarak benimsemiştir. Buna göre, bir Müslümana önceki kutsal kitaplara ait bir bilgi ulaşınca, bu bilgi Kur’an ve sahih hadislerdeki bilgilere uygunsa kabul edilir, değilse reddedilir. Âyet ve hadislerde hiç söz edilmeyen bir konu olur ve İslâm’ın temel ilkeleri ile çelişmezse şu hadise göre amel etmek gerekir “Ehl-i kitabı tasdik de etmeyin, tekzîp de yalanlamayın. Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e..indirilene inandık deyin.” [17] 4. Kur’ân-ı Kerim Kur’ân-ı Kerim şöyle tarif edilir Yüce Allah’ın Hz. Muhammed’e Arapça olarak indirilmiş, bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, mushaflarda yazılı, Fâtiha sûresi ile başlayıp Nâs sûresi ile sona ermiş kelâmıdır. Kur’an, Hz. Muhammed’in peygamberliği süresince, 23 yılda parça parça indirilmiştir. 13 yıl kadar süren Mekke devrinde, daha çok inanç, ahlâk, şirkle mücadele ve ibretli kıssalar ağırlıkta olmak üzere Kur’an’ın üçte birinden az eksiği inmiştir. 622 Miladi yılında Medine’ye hicret vuku buldu. Hüküm âyetleri daha çok orada indi. Bir yandan ibadetler, savaş hukuku, aile, mirasla ilgili, diğer yandan da ceza, muhakeme usulü, muâmeleler ve devletler arası ilişkilerle ilgili prensipler, esaslar burada geldi. Çünkü artık Medine’de bu kuralları uygulayacak bir İslâm devleti doğmuştu. Kur’an-ı Kerim, bir benzeri meydana getirilemeyen bir mucizedir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur “Hiçbir peygamber yoktur ki, insanların kendisine inanmasına sebep olacak bir mucize verilmiş olmasın. Bana verilen en büyük mucize, Allah’ın bana vahyettiği Kur’an’dır. Bunun için kıyamet gününde ben, ümmeti en çok olan bir peygamber olacağımı ümit etmekteyim.” [18] Cenâb-ı Hak inkârcıların Kur’an’ın benzeri on sûre, hatta bir tek sûre bile meydana getiremeyeceklerini bildirmektedir.[19] Kur’ân-ı Kerim’in İçine Aldığı Başlıca Hükümler 1. İnanç hükümleri. Başta Allah’a iman olmak üzere, meleklere, kitaplara, ahiret gününe, kaza ve kadere, âhirete ait önemli konular inançla ilgili çeşitli meseleler Kur’an’ın kapsadığı konuların başında gelir. İnanç hükümleri daha çok Mekke döneminde gelmiş, insanların önce yanlış kanaat, inanç ve hurafelerden arındırılması amaçlanmıştır. 2. İbadetler. Kur’an’da müslümanların yapmakla yükümlü bulunduğu namaz, oruç, hac, zekat gibi ibadetler özlü şekilde yer almış uygulama, şekil ve ayrıntı sünnete bırakılmıştır. Hadislerde şöyle buyurulur “Ben namazı nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılın” [20] “Hac ile ilgili ibadetlerinizi benden alınız.” [21] Diğer yandan ibadet veya muamelelerdeki eksikliği veya yanlışlığı gidermek için öngörülen; zıhâr,[22] yemin,[23] ve bir mü’mini yanlışlıkla öldürme kefâretleri[24] de ibadet niteliğindedir. 3. Muâmeleler. Kur’an toplum fertlerinin birbiriyle veya fertlerin devletle olan ilişkilerini düzenleyen birtakım hükümler de getirmiştir. Alış-veriş, kiralama, trampa, rehin, kefâlet, ortaklık, borçlanma ve taahhütte bulunma, emânet, bağış, vasiyet, miras, aile hayatı, evlenme ve boşanma gibi gerçek veya tüzel kişiler arasında yapılan muameleler bunlar arasında sayılabilir. 4. Ukûbât. Ferdin işleyeceği suçlar ve bunlara verilecek cezalar bu gruba girer. Ceza hükümleri; mal, can, ırz, nesep ve aklı korumayı amaç edinir. Âyet veya hadisle belirlenen cezaya “had” denir. Hırsızlık, yol kesme, zina, zina iftirası, içki kullanma cezaları gibi. İslâm Devleti’nin toplumun yararı ve kamu düzeninin sağlanması için koyacağı cezalara ise “ta’zîr” adı verilir. Uyarma, dayak, sürgün ve hapis cezası gibi. 5. Kaza hükümleri Davaların görülmesinde; şahitlik, yemin, hüküm gibi insanlar arasında adaleti gerçekleştirmek için gerekli icraatı düzenlemeyi amaç edinir. 6. İdare edenlerle idare edilenler arasındaki ilişki Bu hükümler; adalet, şûrâ, maslahat, yardımlaşma ve koruma gibi esaslara dayanır. Adalet, bir devlet yönetiminin en başta gözetmesi gereken bir prensiptir. Kur’an-ı Kerîm’de adaleti emreden âyetler vardır “Şüphesiz ki, Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” [25] “Şüphe yok ki, Allah adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder.” [26] Şûrâ prensibi de, devlet yönetiminde en güzel yöntemleri belirlemede yardımcı olur. Keyfî yönetim isteklerini engeller. Âyetlerde şöyle buyurulur “Onların işleri, aralarında şûrâ danışma iledir.” [27] “İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere karar verince de, artık Allah’a güvenip dayan.” [28] Yukarıdaki ilk âyet, metinden anlaşılan anlamıyla İslâm idaresinin, müslümanlar arasında şûrâ esasına dayandığını ifade etmektedir. Diğer yandan işaret yoluyla da; müslüman toplumun, İslâm devlet başkanını kontrol edecek ve devlet işlerini düzenlemede ona yardımcı olacak bir topluluğu seçip iş başına getirmesi gereğini de kapsamaktadır.[29] 7. Devletler hukuku Kur’an-ı Kerim, gayrimüslim ülkelerle olan ilişkileri de düzenleyici esaslar getirmiştir. Âyetlerde devletler arası anlaşma yapılırsa, buna uyulması istenir.[30] İslâm Devleti karşısında, gayrimüslimler üç statüde bulunabilir a Zımmî ve muâhedler antlaşmalılar, bMüste’menler vizeli pasaportlular, c Muharip veya harbîler. Bu sonuncu grubun, İslâm ülkesi ile sürekli savaş halinde bulunması gerekmez. Bunların da her an müslüman olarak İslâm toplumuna katılması veya birinci ya da ikinci grup içinde yer alması mümkündür. İktisat ve maliye hukuku zekat, öşür, fey’ ve ganimet, vasiyet, miras, nafaka, kefillik, rehin, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ve bunların paylaşımı gibi mâlî yönü bulunan konular Kur’an’da genel ilkeler halinde yer almıştır. Bunların da uygulama şekil ve şartlarını sünnet belirlemiştir. 8. Ahlâk hükümleri Mü’minin imanının güçlenmesine, ihlâs, takva ve fazilet sahibi olmasına, beşerî münasebetlerinde en güzel davranışları kazanmasına yönelik hükümler, ibretli peygamber kıssaları, özendirme veya sakındırma anlamı taşıyan âyetler bu gruba girer. 9. Öğüt ve tavsiyeler. Mü’minlerin emir ve yasaklar konusunda duyarlı olmalarını, dünyayı ahirete tercih etmemelerini, ahirette hesaba çekileceğin unutulmamasını hatırlatan hükümler de Kur’an’da yer alır. 10. Söz verme ve korkutma. Güzel amel işleyenlerin cennete, yasaklara uymayanların ise cehenneme gideceğini bildiren pek çok âyet vardır. 11. Bilimsel gerçekler. Kur’ân bir çok pozitif bilim konularına da yer vermiştir. Kur’an’da hayatın esasının su oluşu[31] ve Allah’ın her şeyi çift yarattığı bildirilmiştir. Çift yaratılma insan, hayvan ve bazı bitkiler için biliniyordu. Bugünkü bilim, bütün bitkilerin erkekli dişili olduğunu, hepsinde erkeklik dişilik hücrelerinin bulunduğunu ispat etmiştir. Kur’an’da buna şöyle yer verilir “Allah meyvelerin hepsinden yine kendilerinin içinde ikişer ikişer yaratmıştır.” [32] Başka bir ayette; “Her şeyden çift çift yarattık ki, düşünüp öğüt alasınız.” [33] “Yerin bitirmekte olduğu şeylerden, insanların kendilerinden ve daha bilemeyecekleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah, eksikliklerden uzaktır.” [34] Bu son âyetlerde çift yaratılmanın cansız varlıklara da teşmil edildiği görülür. Mıknatısta artı ve eksi kutuplar, atomun yapısında, birisi artı diğeri eksi iki gücün bulunması bu çifte kişiliği düşündürmektedir. Yine çift yaratılmanın başka bir görüntüsü, bitkiler arasında aşılayıcı rüzgârlardır. Pozitif bilimlerin yakın bir zamanda farkettiği bu gerçek Kur’an’ın, “Biz aşılayıcı rüzgarlar gönderdik.” [35] âyeti ile ifade edilmiştir. Dünyanın ve diğer gezegenlerin güneşten kopmuş olması, bilimin ortaya koyduğu teorilerdendir. Kur’an bunu şöyle haber vermektedir “Göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları birbirinden ayırdık” [36] Yâsin sûresinde güneşin hareketinden söz edilmektedir “Güneş de kendisi için belirlenmiş yer ve zamana doğru akıp gitmektedir.” [37] Bu hareket, kendi ekseni çevresinde olabileceği gibi, kendisi için belirlenen bir durma yeri veya zamanına doğru sistemiyle birlikte, uzayda yapmakta olduğu hareketi de kapsamaktadır. Çünkü âyetteki “müstekarr” sözcüğü bütün bu anlamları içine almaktadır. [38] Yine rüzgârın Süleyman emrine verilerek, bir günde bir aylık yolu katedebilmesi,[39] rüzgâr enerjisine dikkat çektiği gibi, Yemen’de bulunan Belkıs’ın tahtının göz açıp kapayıncaya kadar Kudüs’e nakledilmesi,[40] günümüzdeki “ışınlama” yoluyla maddeyi nakletme çalışmalarına ışık tutabilecek güçtedir. Hadîd demir sûresinde, demirin şiddet, güç ve insanlara yarar gibi üç niteliğinin bildirilmesi,[41] savaş âleti olarak sert çeliğe, sanayi ve yapıların güçlendirici temel maddesine ve insan kanındaki demirin önemine işaret ettiğini söylemek mümkündür. 12. Kıssalar. Kur’an-ı Kerîm önceki ümmetlerle, peygamberlerin haberlerinden de uzunca söz eder. Ancak bu bilgiler bir tarih kitabı gibi değil, hikmetli ve ibretli olaylar olarak verilir ve ibret alınması istenir. Kur’an, Âd, Semûd kavimlerine; Lut, Nuh ve İbrahim peygamberlerle kavimlerine ait haberler vermektedir. Yine Musa ile Firavun’un kıssaları, Hz. Meryem’in, Hz. İsa ve Yahya peygamberlerin biyografileri anlatılmaktadır. Hiçbir hocadan eğitim görmemiş olan ümmî bir peygambere indirilen bir kitapta, tarihi bilgilerin gerçeğine uygun olarak bildirilmesi, onun Allah katından gelişinin delilidir. Kur’an’da sözü edilen bu kavimlerin ve olayların arkeolojik ve antropolojik açıdan incelenmesi pek çok gerçeğin su yüzüne çıkmasını sağlayacağında şüphe yoktur. 13. Dualar. İnsan dünya hayatında sürekli olarak Allah’ın yardım ve bağışlamasına muhtaç olduğu için, Kur’an-ı Kerîm’de bir çok dua örnekleri yer almıştır. 14. Gelecekten haber verilmesi. Kur’an Mekke’nin fethini, İslâm’ın gelişip dünya dini haline geleceğini ve diğer dinlere üstün olacağını haber vermiş ve bunlar gerçekleşmiştir. Şu olay daha açık bir örnek teşkil eder 614 miladi yılında yapılan bir savaşta, Hıristiyan olan Bizanslılar’ın Mecûsî olan İranlılar’a yenilmeleri üzerine, müslümanlar, ehl-i kitabın yenilmesine üzülmüş, Mekke müşrikleri ise bu sonuca sevinerek; “İranlılar’ın Rumlar’ı yenmesi gibi, biz de sizi yeneceğiz” demişlerdi. Bunun üzerine şu âyet inmiştir “Rumlar yenildiler. Yakın bir yerde. Halbuki onlar bu yenilmelerinin ardından birkaç yıl içerisinde üç ila dokuz yıl arasında üstün geleceklerdir.” [42] Gerçekten, 622 miladi yılında yapılan bir savaşta, Rumlar İranlılar’ı yenmiştir.[43] Dipnotlar [1] Necm, 53/36, 37; A’lâ, 87/14-19. [2] bk. Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr, VIII, 489; Âlûsî, Rûhu’l-Meânî, XV, 141, 142. Bu rivâyetin zayıf olduğu belirtilmiştir. [3] Burûc, 85/2, 22. [4] bk. Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, VI, 1012; H. Basri Çantay, Kur’an-ı Hakim ve Meal-i Kerim, İstanbul, 1965, III, 1167; Mehmed Aydın, İslam Dini İlmihali, Konya 1981, [5] M. Hamidullah, Aziz Kur’an, Beyan Yayınevi, İstanbul, 23. [6] Mâide, 5/44. [7] Şerafeddin Gölcük, age, 113; Mehmed Aydın, age, s. 110 [8] Enbiyâ, 21/105. [9] İsrâ, 17/55; Nisâ, 4/163. [10] bk. Mehmed Aydın- Osman Cilacı, Dinler Tarihi, Konya 1980, [11] Mâide, 5/46. [12] Âl-i İmrân, 3/84. [13] Tevbe, 9/30. [14] Mâide, 5/72. [15] Mâide, 5/73. [16] Tevbe, 9/34. [17] Buhârî, Tefsîr, sûre, 2/1, İ’tisâm, 25. [18] Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 1; Müslim, İmân, 70. [19] bk. Hûd, 11/13; Bakara, 2/23; Yûnus 10/38. [20] Buhârî, Ezân, 18, Edeb, 27, Âhâd, 1. [21] A. İbn Hanbel, Müsned, III, 318, 366. [22] Mücâdele, 58/1-4. [23] Mâide, 5/89. [24] Nisâ, 4/92. [25] Nisâ, 4/58 [26] Nahl, 16/90. [27] Şûrâ, 42/38 [28] Âl- İmrân, 3/159 [29] Muhammed Ebû Zehra, Usûlü’l-Fıkh, 1377/1958, s. 100, 101, 141, 142; Abdülvehhâb Hallâf, İlmu Usûli’l-Fıkh, Terc. Hüseyin Atay, Ankara, 1973, [30] Nahl, 16/91. [31] Enbiya, 21/30; Maurice Bucaille, Müsbet İlim Yönünden Tevrat İncil ve Kur’an, Terc, Mehmet Ali Sönmez, Konya 1979, s. 297. [32] Ra’d, 13/3. [33] Zâriyât, 51/49. [34] Yâsin, 36/36. [35] Hicr, 15/22. [36] Kasas, 21/30. [37] Yâsin, 36/38. [38] bk. H. Basri Çantay, Kur’an-ı Hakim ve Meal-i Kerim, 3. baskı, İstanbul 1959, II, 784, dipnot, 46. [39] bk, Sâd, 38/35, 36; Sebe’, 34/12. [40] 158. bk. Neml, 27/39, 40. [41] bk. Hadîd, 57/25. [42] Rûm, 30/2-3. [43] Zürkanî, Menâhilü’l-İrfan fî Ulûmi’l-Kur’ân, Mısır ts., II, 369; Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, VI, 3795-3799 Kaynak Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları İslam ve İhsan

4 kutsal kitabın ilk emri